28 Ocak 2010 Perşembe

Shabani Nonda'nın sözleşmesi feshedildi!













Galatasaray garip bir yola girdi. Anlamak çok güç. Hem elindeki sağlam kalan tek forveti gönderdi hem de yerine forvet almadı. Pardon forvet aldı ama bu forvet sadece ligde oynayabilecek. Ayrıca yedeği de yok sanırım. Şimdi yine Kewell'dan forvet olacak. Umarım uğruna Nonda'yı feda ettikleri Dos Santos iyi bir form yakalar. Yoksa taraftar Nonda'yı çok arar.

Fener'e geçen maç değinemedim. Şimdi fırsatını bulmuşken değineyim. Son maçta defans ve forvet arasındaki bağ yok denecek kadar azdı. Bunun nedeni yine Alex'in olmayışı. Daum ne zaman Özer'i aldı işler düzeldi. Bu adam gerçekten de oyuna sonradan giren Tuncay etkisi yapmaya başladı. İnanılmaz bir gazla oynadı takım Özer oyuna girince. 

Ayrıca yaklaşık 1 senedir bu blogdan söylediğim bir şey var. Fener takımı ya da diğer büyük takımlar, ligin dibindeki takımlarla oynadıkları maçların ilk bölümlerinde Allah ne verdiyse saldırmalı. Ne olurdu şu maçta Semih ve Guiza'nın arkasında Özer de olsaydı? Skoru bulunca da alırdın Cristian'ı oyuna. Ama tam tersi oldu ve son 20 dakika takım 3 4 3 oynadı. Faydasını da gördü. Kalabalık bir ceza sahası gol için en önemli faktör. Böyle olunca goller de geldi. 

Fener transferi kapadığını açıkladı ama Nonda tarzında bir forveti takımımda görmek isterdim. Keşke böyle bir gelişme olsa. Hala kanat adamımız da yok maalesef. Bu sezonu harala gürele Özer'le Alex'le ve kanatsız geçireceğiz anlaşılan. Umarım şampiyon olabiliriz. Evet şampiyonluk istiyorum :)

not: Galatasaray'da o kadar kanat oldu ki bana inat Haldun Üstünel gidip kanat alıyor sanki. Bu arada bir Türk santrafor bombası da patlatırlarsa şaşırmam. 

Marquinhos


Dünya Kupası Grupları G Grubu


Uzun bir aradan sonra sondan bir önceki grubu tanıtacağım yazıyla karşınızdayım. En estetik futbolu beklediğim grup olan G grubunu yazacağım. Bu grupta Brezilya , Kuzey Kore , Fildişi Sahili ve Portekiz bulunmakta. Grubun favorisi Brezilya. Fildişi ve Portekiz 2.lik için çekişecekler.

Brezilya : Dünya kupası elemelerinden en rahat gelen takım . Bu sıralar Ronaldinho'nun takıma geri dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Grubun ve kupanın favorisi olan bir takım için final dışındaki her şonuç başarısızlık.
Fifa Sıralaması : 2 
Puan : 1568
Yıldız Oyuncular : Kaka Dani Alves
Dikkat Çekebilecek Oyunucu : Hulk
Bizimle Alakası : Elano ve Andre Santos bu kadroda kendine yer bulabilirler.

Kuzey Kore : Asya elemelerinden sürpriz bir şekilde gelerek Dünya Kupası'na katıldı. Benim ve bir çok kişi için tam bir kapalı kutu.
Fifa Sıralaması : 86 
Puan : 376
Yıldız Oyuncular : ?
Dikkat Çekebilecek Oyuncu: ?
Bizimle alakası : Bizimle alakası olmamasını normal olarak karşılayabileceğimiz gibi diğer ülkelerle bile alakası kısıtlı.

Fildişi Sahili : Afrika'nın güçlü takımı Avrupa liglerinde oynayan futbolcuları ile kupada en az bir çeyrek final kovalayacaktır.
Fifa Sıralaması :16 
Puan :934
Yıldız Oyuncular: Didier Drogba , Yaya Touré
Dikkat çekebilecek oyuncu : Gervinho
Bizimle Alakası : Kader Keita'nın Galatasaray forması giyiyor olması.

Portekiz : Avrupalıların Brezilyası tanımlaması yapılan Portekiz her kupada favoriler arasında sayılmasına rağmen bir türlü mutlu sona ulaşamayan bir takım. Playoff macerası ile geldikleri kupada kendilerini afettirmek isteyecekler.
Fifa Sıralaması : 5 
Puan : 1176
Yıldız Oyuncular : Cristiano Ronaldo , Deco
Dikkat Çekebilecek Oyuncu : Fábio Coentrão
Bizimle alakası : Şu an ligimizin gol krallığı sıralamasında birinci olan Makakula bu takımın formasını giymişti.

Saygılar. Trakedi

25 Ocak 2010 Pazartesi

Galatasaray Beni Üzüyor !

Dünkü maç hakkında yazmadım, yazmayacağım da. Kötü hava koşullarında alınan 3 puan güzel, sakatlık olmaması güzel, Caner güzel, Neill güzel ve bunlar zaten çok kişi tarafından dile getirildi. Ben başka bir konuda , bir şekilde bu takıma emek vermiş futbolculara ayrılış tarzımız ile ilgili bir şeyler dile getirmek istiyorum.


Ne kulübe yakın biriyim, ne de şundan bundan bir şeyler duyacak bir çevrem var. Safiane bir Galatasaray taraftarıyım. Ama her zaman belirttiğim gibi futbolu çok seviyorum. Galatasaray bu sevgiyi açığa vurmamdaki bir araç sadece. Tıpkı Atletico Madrid gibi, 10 küsür senedir oynadığım CM ya da FM gibi, rakı masalarında bitmek bilmeyen sohbetler gibi, bu gayet amatör ve küçük blog gibi, babamın anlattığı eski maçlar gibi, 5 gündür hastanede olan Sacit Amca'mın anlattığı Metin Oktay hikayeleri gibi..



Gelin görün ki , çok sevgili kulubüm Galatasaray'a olan bu sevgimin önüne geçmeye başlayan garip şeyler oluyor. Bir takım hem bu kadar doğru hamleleri, hem de gözü sadece kazanma hırsıyla kör olmamış beni üzen şeyleri yapmayı başarıyor. Tabii ki bu kadar büyük ve çok sayıda taraftara sahip bir camia için tek bir kişinin üzüntüsü sanırım hiç bir şey ifade etmez, ama gene de söyleyeceğim.

Hep övünüyoruz 2000 senesindeki takımla, alınan Uefa ve Süper Kupa ile. Hatta biz ne zaman alkolü fazla kaçırsak, ben konuyu bir şekilde Uefa kupasına getirip, ortamı sulandırırım. O takımdaki oyuncuların hiç biri ile güzel ayrılamadık. Kiminde oyuncuların suçu vardı, kiminde yönetimin, kiminde ise toplum olarak ayrılma özürlü olamamızın verdiği etkenler ile , yollarımız Galatasaray'a yakışmayacak şekilde ayrıldı. Ben burada ne yöneticilerin sonuna kadar haksız olduğunu ne de futbolcuların haksız olduğunu düşünüyorum. Söylemek istediğim, olan biten şeylerin gayet çirkin olduğu.

Şimdi buna benzer bir çirkinlik yaşanmak üzere sanırım. Sürekli olarak bir yabancı futbolcunun gönderilip, yerine bir futbolcu alınacağı söyleniyor. Gelecek ekstra bir yabancı da gönderilebilecek tek yabancı oyuncumuz Linderoth'tu çünkü takıma geldiği günden beri hiç bir şey vermedi ya da veremedi. Bu tercihimizi Jo'dan yana kullandık. Şimdi gelecek kişi sonunda gidebilecek olan isimleri sayayım. Franco, Kewell ve Nonda, hatta bazı uçuk kişiler Baros diyor.

Hadi en uçuk isimden başlayalım. Baros. Niçin Baros , sakatlandığı için, kendi kafasına göre operasyon geçirdiği için (!). Baros , bu forma için bu güne kadar kafasını tekmeden çekmeden oynadı. Hadi onu geçtim, bu adam Fenerbahçe derbisinde sakatlandı. Atıp tutuyoruz, bizim için bu rekabetin önemi şöyle büyük böyle büyük. Eğer bu maçta sakatlanan bir oyuncumuzu böyle yüz üstü bırakırsak, bir daha o maçta kafasını tekmeye sokacak yabancı oyuncu mümkün değil bulamayız. Bu ihtimal en zayıf ihtimal olarak görüldüğü için daha fazla uzatmayacağım.

Gelelim Nonda'ya. 2 sene önceki şampiyonlukta oynadığı pay tartışılmaz. Geçen sezon ise herkes birbirinden kötü iken, ona sen kötüsün demek manasız. Sezon başı gene gönderilecekti, sonra kurtarıcı oldu. Ama eğer kadronda 2 santrafor varsa, Nonda'nın da formsuz olmaya gününde olmamaya hakkı vardır. Bir de sürekli gidecek, gönderilecek sesleri arasında bir insan ne kadar huzurlu olur. Sezon sonundan önce onunla da yolları ayırmak belki profesyonelce olabilir, ama insancıl değil.

Gelelim Leo'ya. Valla ben Galatasaray'a gelmeden önce yıllarca Fm'de Atletico Madrid'de Leo ile oynadığım için kendisine ayrı bir sevgim var. Daha yarım sezon oynadı ve takıma çok büyük bir katkısı yok. Ama bence Leo futbolu para için oynamıyor, sevdiği için oynuyor. Ve böyle bir oyuncunun 3-4 ay futbol oynama hakkını elinden almak, ne kadar insancıl olur bilmiyorum.

Ve olabilecek en kötü şey, Kewell'ın gönderilmesi. Geldiği günden beri o kadar mükemmel ve profesyonelce hizmet ediyor ki formasına, kaç kere onu anlamakta zorluk çeken basınımızı ters köşeye gönderdi. Sezon başını hatırlayın, Elano'nun gelişi ile Kewell yedekti. Ama o bu sezon sakatlanana kadar büyülerin en güzellerini yaptı. Sonra bizim baytar heyeti sakatlığını uzattı. Şimdi bir de söyledikleri mantıksızlıkları meşrulaştırmak için, Kewell'ın kronik sağlık problemlerini gösteriyorlar. Bu sezon sağlamım diyen kaç kişiden daha fazla oynamış bir baksınlar bakalım. Saha içinin yanı sıra, böyle özel bir insanın takıma saha dışında neler kattığını şimdi belki göremiyor birileri. Ama genç futbolcular sizde Kewell'dan mı daha çok şey öğrenir , yoksa gelecek yeni topçudan mı ?

Çok açık söylüyorum, eğer Dos Santos için bu yukarıdaki isimlerden birisi feda edilirse, olayın vefa kısmını geçtim, bildiğiniz salaklık olur. Caner, Arda, Elano, Emre Çolak, Aydın , Keita ve Berkin'in olduğu bir takımda Dos Santos ilk 11'in değişmezi olamaz bence. Hele ki Caner bu kadar iyi oynamaya başlamışken hiç olmaz. Yok eğer orta sahanın ortasına gerçekten süper bir "box to box" oyuncusu gelecekse, o zaman Leo Franco'nun gönderilmesini anlayabilirim. Ama gidip Messi'yi getirseler, Kewell'ın gönderilmesini anlayamam.

Çok üzülüyorum. Biliyorum kimse umursamaz benim ne kadar üzüldüğümü ama ne beni üzün ne takımın havasını bozun. Çok istiyorsanız Sercan'ı alın bastırıp parayı. Sevgiler Saygılar.



Maradona

23 Ocak 2010 Cumartesi

22 Ocak Programı

23 Ocak Cumartesi 02:00 (NTV) / Milwaukee Bucks - Toronto Raptors
23 Ocak Cumartesi 02:00 / Miami Heat - Washington Wizards
23 Ocak Cumartesi 02:00 (NBA TV) / Dallas Mavericks - Philadelphia 76'ers
23 Ocak Cumartesi 02:00 / Sacramento Kings - Orlando Magic
23 Ocak Cumartesi 02:30 / Charlotte Bobcats - Atlanta Hawks
23 Ocak Cumartesi 02:30 / Portland Trail Blazers - Boston Celtics
23 Ocak Cumartesi 03:00 / Indiana Pacers - Detroit Pistons
23 Ocak Cumartesi 03:00 / Los Angeles Lakers - New York Knicks
23 Ocak Cumartesi 03:00 / Oklahoma City Thunder - Memphis Grizzlies
23 Ocak Cumartesi 03:00 / New Orleans Hornets - Minnesota Timberwolves
23 Ocak Cumartesi 03:30 / Houston Rockets - San Antonio Spurs
23 Ocak Cumartesi 05:30 / New Jersey Nets - Golden State Warriors
23 Ocak Cumartesi 05:30 (NBA TV) / Chicago Bulls - Phoenix Suns


İnşallah bugün baktığım maçları yarın 22 Ocak'tan Notlar diye yeni bir başlıkta yazarım.

ZorTurK

22 Ocak 2010 Cuma

Galatasaray, Transferler ve Sağlık Heyeti

Aslında bir süre yazmaya vaktim olmaz diye düşünüyordum ki gerçekten yoktu da. Twitter'da sağa sola laf atarak dindirmeye çalışıyordum söylem hasretimi, ama bu soğuk ve yağmurlu cuma gecesi bir yarım saat kaytarsam bir şey olmaz sanırım. Haldun Üstünel artık klasikleşen bir şekilde 2 futbolcunun işini bitirdi bildiğimiz gibi. Birisi Neill diğeri ise Jo. Ben açıkçası devre arası transferde bu kadar kaliteli isimler geleceğine inanmıyordum. Özellikle Neill'ın katkısı daha fazla ve daha çabuk hissedilir. Jo hem istikrarsız bir adam, hem de bir süredir formaya hasret. Üzerine bir de Avrupa Ligi'nde oynayamayışı eklenince 2. yarı için süper olmasa da, opsiyonu ile birlikte düşünüldüğünde seneye güzel işler yapabilir. Fakat işte bütün mesele bundan sonrasında. Beni bu yazıyı yazmaya iten sebep de bu, yoksa bizim Marquinhos dahil bir çok blogcu zaten bu transferleri değerlendirdi. Şimdi son bir dedikodu, Haldun Üstünel Türkiye'ye dönmedi, demek ki bir kişi daha gelecek ve bu da forvet olacak. Ben bu dakikadan sonra özellikle bonservisi ile yabancı forvet yahut Dos Santos gibi hücum oyuncusu alınırsa çok yanlış yapılacağını düşünüyorum.

Takımın bu transferlerden sonraki en büyük eksiği bence ortasahaya Mehmet Topal, Mustafa Sarp ve Ayhan'dan daha yetenekli, oyunu iki yönlü oynayabilen, haydi bir klişe kullanalım "box to box" özelliklere sahip bir oyuncu. Bu oyunucunun Türk olma ihtimali var mı diye düşünüyorum. Belki Hamit ama onun da tam yeri değil. Demek ki bu oyuncu yabancı olacak. Eminim bizim transfer uzmanımız Haldun Bey ve teknik ekibimiz bunu düşünüyordur. Yoksa seneye de 6 artı 2 olan bir ligde gönderecek yabancı oyuncu kalmayacak. Belki Leo Franco gözden çıkarılıp Ufuk ile yola devam edilebilir. Diğer yandan Jo'nun Avrupa'da oynayamayacağı ve Kewell ile Baros'un sakatlığı düşünülünce ileriye belki yerli bir forvet takviyesi gelebilir. Gene de hiç olmadığım kadar umutluyum takımdan, bir de orta sahamız daha hızlı ve isabetli paslaşmaya başlarsa, izlemeye doyum olmayacak Galatasaray'ı.

Tıbbın geldiği son nokta revir

Açık konuşalım, sanırım çok azımız sporcu sağlığı ve sakatlıklar hakkında teknik bilgiye sahiptir. Ama hepimiz iyi kötü 10 15 senedir futbol izliyoruz, gazetelerden yahut televizyonlardan bir şekilde sakatlıkları takip ediyoruz. Uğur Uçar ile başlayan süreçte, Galatasaray'da ilk seferde doğru tedavi uygulanan bir tane futbolcu yok sanırım, ki bu söylediklerime Acıbadem Hastanesi'nin yarı hissesine sahip Linderoth'u ve cam insan Gökhan'ı dahil etmiyorum. Yaptıkları işler o kadar saçmalaştı ki artık, Baros olayında olduğu gibi, şuursuzca pusuda bekleyen yabancı düşmanlarına malzeme veren boyuta ulaştı icraatlar. Bence artık işin tadı kaçtı, yönetim yahut camianın ileri gelenleri çıkıp "Bizim sağlık ekibimiz çok değerli doktorlardan oluşuyor" tadındaki söylemleri bırakıp düzgün bir ekip ile anlaşsınlar.

Maradona

Hey JO!























Bu adam, Zico'lu Fener'e istediğim bir numaralı adamdı. Ya Jo'yu ya da Wagner Love'u alsınlar diyordum. Fakat Jo yerine Guiza geldi, Zico yerine de gele gele Aragones geldi. Asıl soru Zico niye gitti?

Neyse eski defterleri bırakalım. Jo 2 senedir eski Jo değil. Premier Lig ona iyi gelmedi. En sonunda kiralık da verildi. Şimdi de Galatasaray'da kiracı olacak. Bazı Galatasaraylılar bu transferden memnun değil. Nedeni adamın kiralık gelmesi ve sadece yarım sezon oynayacak olması. Dahası Uefa maçlarında da oynayamayacak Jo. Bu transferin sebebi Baros aslında. Baros'un sakatlığının ne kadar ciddi olduğunu anlayabiliriz bu hareketten. Memlekette alacak Türk forvet de bulamayacağınıza göre lig için mantıklı bir transfer denilebilir. Zamanında Mehmet Yıldız'ı alamamanın cezasını böyle çekiyorlar sanırım. 

Tabii Rijkaard faktörünü de unutmayalım. Bakarsınız hemen forma sokuverir Jo'yu. Ayrıca şöyle de bir gerçek var ki Galatasaray geçici forvetini bile artık Premier Lig'den alabiliyor. Enteresan bir şekilde sınıf atladılar transferde son iki senede. Lincoln'den beri alınan kötü bir yabancı yoktur sanırım. 

Keşke 3 4 senelik bir kontratla gelebilseydi Jo. Eski günlerine dönen bir Jo ligimizde ve Avrupa'da fırtına gibi eserdir. Bakarsınız sene sonu bu sözleşme de imzalanır. Bunu sezon sonunda göreceğiz. 

Memnun olan da var olmayan da var. Umarım hemen forma girer de gollerini dizer. Keşke iki sene önce takımıma gelebilseydi. Yarım sezon da olsa onu rakip formayla izlemek enteresan olacak. 

Dün Maradona ile de konuştuk. O da memnun değil. "Demek ki bizim Avrupa hedefimiz yokmuş" diyor. Haklı da. "Lig bize yetiyormuş demek ki " diyor ki bu Galatasaray felsefesine hiç uymuyor. Transfere destek vermeyenlerin ortak noktası da budur sanırım. Herkese iyi haftasonları. 

Marquinhos

21 Ocak 2010 Perşembe

Kazım Tolouse'a Kiralandı















Colin Kazım Richards yarım sezonluğuna Fransa'da. Umarım kendini iyi gösterir de futbola Avrupa'da devam eder Kazım. Türkiye pek ona göre değil. Açıkçası ara sıra Kazım'ın futbolunu övsem de genelde takındığı umursamaz tavrına pek ihtiyacımız da yok sanırım. Umarım daha istekli daha "gaz" ve daha orta yapmayı seven bir sağ kanat alırız. Kendisine başarılar diliyorum.

Marquinhos 

20 Ocak 2010 Çarşamba

TBL'de 15. Hafta Programı

20 Ocak Çarşamba
18:00 Kepez Belediyesi - Banvit (Kepez Belediyesi Spor Salonu)
18:00 Aliağa Petkim - Pınar Karşıyaka (Enka Spor Salonu)
18:00 Efes Pilsen - Erdemir (Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu)
18:00 Bornova Belediyesi - G.Saray Cafe Crown (Halkapınar Spor Salonu) Spormax
18:30 Mersin BŞB - Antalya BŞB (Edip Burhan Spor Salonu)
19:00 Türk Telekom - Darüşşafaka Cooper Tires (Atatürk Spor Salonu)
20:00 Oyak Renault - F.Bahçe Ülker (Atatürk Spor Salonu) Spormax

21 Ocak Perşembe
19:00 Beşiktaş Cola Turka - Tofaş (Beşiktaş Cola Turka Arena) Spormax

ZorTurK

19 Ocak 2010 Salı

19 Ocak Programı

20 Ocak Çarşamba 02:00 / Toronto Raptors - Cleveland Cavaliers
20 Ocak Çarşamba 02:30 (NBA TV) / Indiana Pacers - Miami Heat


Oooo Hido zaten hücumda yok bide LeBron'u tutacak.İnşallah iyi oynarda gururlanırız.Nba Tv keşke bu maçı gösterseydi.İkinci maçı ise Miami'nin kazancağını düşünüyorum.

ZorTurK


18 Ocak 2010 Pazartesi

Türkiye Kupası ve Son Durumlar

Dün Galatasaray'ın genç oyuncusu Emre Çolak'ı keşfettik hep beraber. Rijkaard şans verdi ve Arda kaptan da Emre'yi yüceltti diyebiliriz dün gece. Türkiye onu tanımış oldu. Ben de sevindim bir genç oyuncu daha tanıdığımız için. Milli takım için de önemli bir pozisyonda oynuyor Emre Çolak. Galatasaray hem kupada yoluna devam etti hem de kadrosunu güçlendirdi bu arada. Neill yarın imzalıyor sanırım. Defans hattı da ortasahası kadar güçlü oldu Galatasaray'ın. Baros'un dönmesi ile forvet hattı da iyileşecektir.

Bugün de Fener'in maçını izledim. Bu sezon en çok zevk aldığım maçlardan biri oldu. Özellikle ikinci yarıda Özer izlenmeye değerdi. Andre Santos ne kadar iyi bir transfer olduğunu gösterdi bugün. Selçuk, Bekir ve Ali Bilgin'e rağmen Fener iyi oynadı. Özer ile sağ kanat hareket kazanmasa da hücumda gücü çok artıyor takımın. Attığı gol enfesti. Sol kanat Andre ile çok hareketlenmeye başladı. Önündeki Vederson bu maçta yaptığı orta sayısını önümüzdeki maçlara taşırsa Fener forvetleri de rahatlar. Antalya yendi ama ben oyundan defans ve kaleci hariç memnun kaldım.

Forvet demişken bugün son 20 dakikada Gökhan Ünal da forma giydi. Bir asist yaptı. Guiza çok güzel bir gol attı. Yarın Fener çift forvet oynamalı başlıklarını görürüz hemen. Gökhan'dan bahsetmek gerekirse kendisi ortalama bir forvet. Zaman zaman iyi de olabiliyor. Geçen sene 15 gol attı. Bu iyi bir rakam. Ondan önce de gol kralı olmuştu. Fakat zaman zaman da çok vasat oynuyor. Fener'de ise yabancı forvet almadan orayı bir Türk ile doldurmak şimdilik mantıklı gözüküyor.

Bu arada Abdulkadir kiralık gönderildi. Abdulkadir'i Emre Çolak gibi bir iki maçta denenirken görebilmek isterdim. Fakat göndermek de akıllıca. Tabii bu transfer ancak gönderildiği yerde dakika bulabilirse işe yarar. Bunu ikinci yarıda göreceğiz. Keşke Aragones ve Daum 1 sene içinde kendisine 4-5 maçta şans verseydi de bir kumaşını görebilseydik. En azından Özer gibi bir futbolcu kazandık. Buna seviniyorum.

Şimdi Fener'de bir transfer daha yapılacak. Sağ ve sol kanat eksik. Özer tamam istekli arzulu. Gol de atıyor ama klasik bir sağ veya sol kanat değil. Belki de Emre yerine oynayabilecek biri. Ya da Cristian ve Emre'nin tamamlayıcısı olmalı bir 4 3 3 ya da 4 3 1 2'de. Fakat Fener bu dizilişle oynamıyor. Bu durumda kanat ihtiyacı doğuyor. Elde Vederson, Uğur ve Topuz var kanat olarak bildiğimiz. Fakat bunların da performansı ortada. Vederson, bunların arasında en iyisi ama yine de yetersiz. Haydi orayı Vederson ve Uğur'la idare ettik diyelim. Bu sefer de sağ kanat eksik kalıyor. İki taraftan birini Özer ile kapamak şimdilik iyi bir çözüm ama kalıcı değil. Aykut Kocaman bir ya da iki kanat alacak heralde bu takıma. Bekleyip göreceğiz.

Antalya takımını da kutlarım. Mücadeleyi 3-3'te bile bırakmadılar. Sevdiğim forvetler arasında yer alan Afrikalı JEUA da takımını yine sırtladı. Necati de iyi oynadı bu akşam. İkinci yarı daha iyi olacaklar. Üstleri zorlarlar.

Benden şimdilik bu kadar. Herkese iyi akşamlar.

Marquinhos