18 Nisan 2009 Cumartesi

Bitirdi İspanyol.

Fenerbahçe Lorant döneminden beri ilk kez bu kadar erken kapadı sezonu.Aslında geçen hafta kapadı desek daha doğru olur.Galatasaray maçı herşeyi bitirdi.

Ankaraspor maçı aslında sezonun bir özeti Fenerbahçe'de.Her hafta aynı şeyi yazmış olacağım ama yine de yazayım.Ne kadar çok gören olursa o kadar iyi.

Defans bloğunda çok problem yok.Bu kadar eksiğe rağmen bekler de göbek de işini iyi yaptı.Hatta Carlos takımın en iyisiydi bugün.En isteklisi en arzulusuydu.Ali Bilgin de ilk yarıda özellikle her atakta ileri çıktı ve çizgiye kadar indi.

Orta sahaya bakalım.Sezon başında 3 büyük hata zaten ortasahanın sonunu getirmişti.Bu sezonun bu haftada biteceğini zaten bu 3 hata söyledi.Birincisi takımın en büyük savaşçısı Aurellio'nun gönderilmesi.Hadi şöyle diyelim.Aurellio kim?Fener'den büyük mü?Değil.Parası var takımın , daha iyisini mutlaka alabilir.Ama almadı.Maldonado diye bir adam geldi Güney Amerika'dan.Bu adam Appiah'ın yerine alınmıştı.Zaten Appiah'ı kaybetmek başlı başına bir hata ama Zico döneminde kaldığından çok da bu üzücü konuya girmek istemiyorum.Maldonado'dan sonra 3üncü bir hata olarak da Josico diye bir adam alındı Fener'e.

Bu saydığım oyuncular maalsef hem yaştan ötürü hem de futbollarından ötürü Fener'e yakışmayan oyuncular.Yan pas yapmaktan başka hiçbir işe yaramadılar maalesef.Öne doğru top yapmaktan acizler.Sadece yanlarını ve arkalarını görebiliyorlar ve mücadele güçleri de çok zayıf.E Fener'in elinde zaten bunun gibi 2 oyuncu daha var.Hadi Deniz Barış'ı bunlardan yarım gömlek üste taşıyalım.Geçen sene şampiyonlar liginde hiç de Appiah'ı aramadık ne de olsa.
İşte orta saha profili böyle Fener'in.İleriye en çok oynaması gereken mevkide birbirinden kötü ve beceriksiz adamlarla dolu.

Kanatlara bakalım.Bugün de dahil her maçta kanatlar tam bir fiyasko bu takımda.Kazım diye bir adam,geçen maç kadro dışı ama bu maç ilk 11'de.Topu mevkisinde alıyor,sağa sola bakıyor ,topla oynuyor,eziyor,tam Ali Bilgin ya da normalde Gökhan sağ bekten bindirme yapıp sıfıra iniyor , o aman bir pozisyon yakalamayalım diye topu taa orta sahanın ortasına vuruyor.Ben bu maçta en çok Ali Bilgin'e üzüldüm.Yaptığı koşulara yazık çocuğun.Öbür tarafa bakalım.Orada da bence geçen seneki şampiyonlar ligi maçları hariç hiç iyi oynayamayan bir Uğur Boral var.Yahu insan koca maçta bir isabetli orta yapmaz mı?Bir de oyundan çıkarken şikayet ediyor.Tamam hırsın güzel ama olmayınca olmuyor.E Aragones'e ne demeli?Tamam oyuncu transferleri isteğine göre yapılamadı diyelim.İstediği oyuncuları belki denemiş ama alamamıştır yönetim.Ama adama gülerler.Her maç Uğur'la başlıyorsun.Dalga geçer gibi 50'de onu oyundan alıyorsun.30 maç oldu anlayamadın mı hala Uğur'un kötü oynadığını.Bir kere de değiştir planını Wederson'la başla.Ne kaybedersin?Kazım'ın yerine bir adam alındı.Adam istekli arzulu.Orta yapıyor şut çekiyor gol arıyor.Ama hala yine dalga geçer gibi 50 küsurda yer bulabiliyor kendine.
Orta sahanın son adamı da Alex.Maalesef bu sezon sakatlıklar yüzünden çok faydalanamadı Fener ondan.Ama oynadığı dönemde görevini tam anlamıyla yaptı bence.

Forvet hattına gelirsek karşımıza daha önce de yazdığım gibi çeşitli nedenlerle bu sene ölüyü oynayan bir Deivid var.Ha bir de geçen yazımda detayına indiğim İspanyol oyuncu var.Tekrar onların kötü özelliklerini saymaya gerek yok sanırım.

Ama daha önemli bir şey daha var ki başımızdaki teknik adam hiçbir şey değiştirmiyor.0-0 giden bir maçta ikinci forveti sokacağına kanat sokuyor oyuna.Evet sokması gerek zaten çünkü oyundaki kanatlar çalışmıyor ama her maçta da onları oynatan yine Aragones.4 4 1 1 oynatıyor takımı.Ataklar Anadolu takımı atakları gibi. 3 4 kişiyle hücum yapıyor Fener.Gol bulmak da zorlaşıyor tabi.Ama bu kadar basit birşeyi görmüyor Aragones.Belki bir forvet daha alırım da takım iyice yüklenir diyemiyor ya da demek istemiyor.Ortaya da böyle ruhsuz dağınık ne yapacağını bilemez bir takım çıkıyor.

Neyse Ankaraspor Fener'i yendiği için çok mutluyum.Havlumuzu attık sonunda ve artık Fener maçı izlememe gerek kalmadı.Eziyet de bir yere kadar.Umarım, ki hiç sanmıyorum ,seneye doğru düzgün transferler yapılır.Hocada istikrar sağlamak gerektiğini ben de biliyorum ama maalesef bu adam bu işi yapmak istemediğini her fırsatta hatırlatıyor yönetime.Bir futbolcu parası şimdi onu göndermek ama bütçesi sürekli 100 milyonun üstünde gösterilen bir takımda bu küçük bir ayrıntı olmalı.Yoksa bu konuda da mı uyutuluyoruz?Yoksa gerçekten saedce 2.sınıf oyuncuları alacak paramız mı var?Bilemiyorum.

Özetle şu an Emre B. , defans hattımız ve Semih-Alex ikilisi hariç hiçbir ilk 11 oyuncusu Fener'in yedek oyuncusu bile olmamalı.Belki bir de Wederson ve Emreciksin.Bu takıma 6 sezon öncesinde yapıldığı gibi belki de daha az kapsamlı bir temizlik şart.Yoksa boşu boşuna Ligtv izleyip Arsenal Chelsea maçı kaçırdığımız günler artacak ve bünyede kalıcı hasarlar bırakacak.

Not: Neca'nın haftaiçindeki Liverpool Chelsea maçını izlediği denediği freekickten ortaya çıktı.
Not 2 :Richard Alpert görünümlü Mehmet Çakır harika bir gol attı.Kendisini tebrik ediyorum.

Bu Şehir Futbol Kokuyor



quen park rangers'ın bir maçından.Kendileri İngiltere Şampiyonluk liginde. Yani Premier Lig'in bir alt klasmanı.






Siena tribunlerinden bir görüntü. Şu anda 20 takimli İtalya liginde 14. sıradalar.



Marquinhos'un daha önce söylediği gibi birlikte bir Eskişehir gezisine gittik ve bu geziyi futbolla birleştirdik. Şehrin kendi güzelliğinin ötesinde maç günü havası futbol kokuyordu.
Ligimizde mücadele eden takımların kaç tanesi büyük taraftar desteğine sahip? Gönül ister ki cevap hepsi olsun,ama maalesef gerçeğimiz bu değil. Avrupa'da maçları izlerken , büyük ligleri geçtim, Hollanda ,Belçika ve İskoçya gibi küçük liglerde bile her takımın maçlarını neredeyse dolu stadtlarda oynadıklarını görüyoruz. Bir gün benim de en büyük hayalim, 4 büyüklerin bir şehre gittiği zaman dışında da o takımın maçlarının oynandığı stadtlar dolsun. Tabiki benim bu büyük hayalimi gerçekleştirmiş takımlar var ülkemizde. Eskişehirspor,Bursaspor,Kocaelispor,özellikle iki senedir gösterdikleri üstün performans ile Sivasspor'un sıklıkla , Ankaragücü ,Gençlerbirliği ve Kayserispor'un da zaman zaman stadtlarını doldurduklarını görüyoruz. En azından bu yazdığım bütün takımların çok kuvettli taraftar grupları var. Ankaragücü ve Gençlerbirliği'nin kendi aralarındaki rekabette ve en azından belli bir kitleyi sabitlemiş olduklarından bunu anliyoruz Ama özellikle 1.ligde Bursa,Eskişehir ve Sivas,takımlarına en çok sahip çıkan şehirler. Özellikle Bursa ve Eskişehir gibi takımlara sahip çıkmak zordur bence. Çünkü şampiyonluğa giden takımları herkes sever. Ama Bursa ve Eskişehir kendi gerçekleri içinde iyi performans gösteriyorlar ama bunun ötesinde onların taraftarları bize bu takımlar ligi nerede bitirirse bitirsin aynı sevgiyi vereceklerini ,o şehirlerin takımları olabilceklerini gösteriyorlar. Biz bugün her nekadar ligimizde yıllardır oynasalarda Ankaragücü ve Gençlerbirliği için bunu bukadar da rahat söyleyemiyoruz. Onların da taraftarları var ama bir türlü şehirle bütünleşeme gerçekleşemedi. Sanırım orada biraz şehrin genel olarak sosyolojik yapısının da önemi var. Birinci lig takımları dışında hepimizin bildiği gibi İzmir,Samsun,Rize ,Adana ve Sakarya da aklımıza ilk gelen futbol şehirleridir. Bir şehrin o takıma sahip çıkmasi için başarının gerek olmadığının gerçek ispatlarıdır bu takımlar Türkiye için. Tabi bütün dünyaya bakarsak sanırım bizim ligimiz genel sahip çıkmada biraz gerilerde olabilir. Ben isterim ki bir anadolu şehri ,hele ki birinci ligde takımı varsa o şehirde insanların yüzde 60'ı Ya da 70'i çıkıp da ben bu şehrin takımının taraftarıyım desin. Bir büyük takım taraftarı olarak eğer takımımızı destekleyen seyirci sayısında bir azalma olursa ve bu azalma eğer ki bu şekilde gerçekleşirse çok güzel olur. Bütün bu yazının asıl çıkış fikri ise ,dünkü açıklamada Eskişehirspor başkanının şehirde Fenerium mağzasının kapanmasıyla ilgili söyledikleridir.(bkz günün sözü 17 nisan 2009).




Terk Edilmiş Futbol

İstanbul Büyükşehir Belediye Fenerbahçe maçı. Rakip büyük takımlarımızdan biri olmasa bukadar insan bile göremiyecez.


Ankaraspor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi takımların taraftar fukarası olması, ve özellikle Büyükşehir Belediye'nin maçlarını Olimpiyat Stadı'nda oynaması, hem o takımlara hem de futbola büyük zararlar veriyor. Büyükşehir Belediyeli oyuncular bomboş tribünleri gördüklerinde acaba kendilerini nasıl motive ediyorlar. Gerçi pek motive olamadıkları ortada. Belki de aynı takımın adı ....spor olsa ve o şehir bu takımı bağrına bassa,bir Bursa kadar iyi performans gösterebilcekler. Zaten yıllardır bir şekilde siyaset futbolla iç içe geçmiş durumda,bari belediyeler kendi şahsi çıkarları uğruna bu işlere bulaşmasalar. Özellikle futbol şehri olmayı başarmış ya da yeteri kadar takıma sahip illerde bunu yapmasalar. Belki birincli ligde takımı olmayan illerde (İzmir,Adana,Samsun ve Rize dışında) bunu yapmalarının futbolu sevdirme ve futbola bir katkısı olur ama şu mevcut uygulamalar ve görüntüler beni üzüyor. Şimdi bir hayal kurun ve düşünün bir mucize oldu ve Ankaraspor Beşiktaş'ı kupada eledi ve finale kaldı. Bunun sonucunda başarıyı bir adım ileri götürüp kupayı da aldılar. Sizce böyle bir başarı o saydığım futbol şehirlerinde mi çok büyük ve güzelce kutlanır ve yaşanır, yoksa Ankaraspor camiasında mı? Tabiki öle bir durumda bu söylediklerim Ankaraspor'un başarısını küçültmez ancak futbolda herşey başarı değildir. Tıpkı Aşık Veysel'in dediği gibi “Güzelliğin on par etmez bu bendeki aşk olmasa”.

Söyleyeceklerim Çok Birikti!!



Bir haftadir öğrenci olmanın çilesini sonuna kadar yaşiyorum,yoğun sınav tempomla. Haftaya kötü bir derbiyle başlayınca iyice tuz biber oldu herşey. Allahtan Chelsea-Liverpool maçı başta olmak üzere şampiyonlar ligi maçları vardı da ,biraz da olsa yüzüm güldü bu tempo ve futbol yoksulluğu içinde. Gerçi NTV SPOR ve LİG TV yi okadar az izleme şansım olduki,22 nisan akşamı biticek olan vizelerimden sonra ,bir süre kendimi fubola doyurcam. Tüm bu yoğunluğun içinde aklımı sürekli kurcalayan şeyler oldu. Tabiki derbinin olayları ve cezaları bütün hafta boyunca gündemde oldu.Hatta bu sabah bile Fenerbahçe kulübünün yaptığı açıklamaları ve federasyonun cevabını okudum gazetede. Ben burada Fenerbahçe'nin ve Galatasaray kulübünün başkanı Adnan Polat'ın komplo iddalarına değinmek istemiyorum. Çünkü bence bu iki büyük camiyamız,okadar çok hatalar yaptılar ki ,bunları ayrı ayrı yazacağız Marquinhos ile birlikte. Ben burada sadece Sabri ve Federasyonun verdiği cezalara değinmek istiyorum. Sabri maçın sanırım 4'üncü ama daha da erken olabilir dakikasinda yan hakeme öyle bir bağırdın ki elinle kolunla, acaba seni kim tahrik etti ilk 4 dakikada. Arda'nın Semih'in ,ve hatta nekadar saçma da olsa Lugano'nun bile açıklamaları hatalarını kabul ettikleri yönündeyken,sen nasıl kendini savunursun ben tahrik edildim,Emre Belezoğlu şöyle yaptı böyle yaptı diye. Tamam o maçta Emre'nin de hataları oldu,ama bu seni haklı göstermez. Arda ve Semih de bir şekilde tahrik olup yumruklaştılar,ama en azından biraz düşününce mantıklı iki açıklama geldi. Peki sen Sabri ,neden kendinde hata aramıyorsun? Haydi sen akıl tutulması yaşadın,Galatasaray yönetimi sana Galatasaray Tv'de nasıl saatler ayırıyor? Fubola verdiğimiz değer ve hürmet bu mudur? Günü kurtarmak için,bukadar mı kişilikten ve karakterden ödün vermemiz gerekir?

Federasyon tarihi bir fırsatı kaçırdı

Elime alıp bir kez bile futbolculara verilecek cezalarla ilgili bir kitapcik okumadım. Ama 15 yıldır futbol izliyorum ve en azından ülkemizde ve dünyada verilen cezalar açısından bir kıyaslama yapabiliyorum. Ya da bütün bunların ötesinden üniversitede biraz hukuk dersi görmüş bir insan olarak federasyon'un bütün bu oyunculara verdiği cezayı az buluyorum. Şimdi birileri İsviçre maçını örnek verebilir aldığımız ceza olarak,Ama Lazio Roma maçındaki cezalar bile bizimkilerden daha tatmin edici. Bizim ülkemizde özellikle üç büyük takımın oyuncularına bugüne kadar çok ciddi cezalar verilmedi. Pascal'ın tombalasına verilmiş cezayı saymazsak. Ama biz bu ülkede belli aralıklarla saha içi ve saha dışındaki şiddeti konuşuyoruz futbolda. Genel izlenimim ,hiç bir federasyon bu tip olaylara gerekli cezaları veremedi. Kulüplerin baskılarına boyun eğip en azından cezalarda indirime gittiler. Bence bu olay tam bir fırsattı. Bugüne kadar yapılanların yanlış olduğu kabul edilip,olaylara karışan bütün bu futbolculara sezon kapatılabilirdi. Çünkü ilk defa bu iki takım şampiyonluk yarışında bukadar gerideydi. Şimdi diyeceksiniz belki çok ağır değil mi ? Bence bir kez de bu cezalar gerçekten caydırıcı olmalı, hatta federasyonun eline bir güç vermeli. Bu sene 7 maç alsa bu futbolcular sizce bir daha kendileri ve diğer bütün futbolcular düşünmez mi, bu işlerin eskisi gibi olmadığını? Elinde bir örnek olacaktı federasyonun ,bir dayanak. Bir daha Hiçbir kulüp baskı yapamayacaktı. Ve Hiçbir futbolcu ne yaarsam yapayım 2 3 maçla yırtarım diyemeyecekti. Bence ayrıca bir öneri olarak,futbolculara özellikle böyle futbol dışı olaylarda federasyon'un para cezası kesme hakkı olmalı,çünkü bu futbolcular sadece takımlarına değil Türk futboluna ceza veriyor. Ayrıca son bir sözüm taraftarlar için olcak. Genelde biz taraftarlara özellikle görsel ve yazılı medyada fazla yer verilmiyor. Birazcık radyo kanalları Lig Radyo ve Radyo Spor ,canlı bağlantılarıyla sıradan vatandaşlara seslerini duyurma hakkı veriyor. Bunun dışında internet siteleri genel olarak taraftarların görüşlerini takip edebilceğimiz güzel bir platform. Bütün bu olanlar içerisinde benim anlamadığım,Lugano'yu ,Sabri'yi,Arda'yı,İki Emre'yi ve Sabri'yi savunabilen taraftarlar. Hem de sayıları maalesef çok fazla. Bir takımı severken hatalarına özellikle futbol dışı hatalarına sahip çıkmamak gerek bence.Belki yapılan yanliş transferlere ,yada idari hatalara bir yere kadar toleranslı olabiliriz, ama bize hem derbide futbol izletmeyen,ve bunun üzerine rezalet yaşatan futbolculara yanliş demek, onları az sevmek demek değil.
not: yukardaki karikatür Yiğit Özgür imzalı bir eser olup,sanırım penguen isimli mizah dergisinde çalışıtığı zamanların bir eseridir. Uykusuz da olabilir.
Maradona

16 Nisan 2009 Perşembe

Guiza ile Tatlı Dakikalar

http://www.youtube.com/watch?v=sFptnbY6M4Y

İşte bu video Fenerbahçe'nin en pahalı ve kendinden en çok gol atması beklenen forvetinin bir kornerde nasıl yer aldığı ve korner atıldıktan sonra nereye doğru yer değiştirdiğini bizlere en güzel anlatan videodur.Lütfen bunun için videonun 43 ve 47inci saniyeleri arasına bir göz atınız.

Guiza geldiği günden beri rakip defansa ve kaleciye press yapmayı (ki kaptığı bir top hatırlayamıyorum) 4 5 tane ara topa vurmak suretiyle gol atmayı ve sınırsız ofsayt pozisyonuna girebilmeyi başarmıştır.Peki neden böyle olmuştur?Bu soruyu kendime her parasının değerini bilen Fenerbahçeli ve bir futbolsever olarak soruyorum.Ben bir kaç cevaba ulaştım.

Guiza hava topu alamıyor.Hava hakimiyeti yok denecek kadar az.Kimin vardı hava hakimiyeti?Anelka Van hoojidonk ve Semih gibi oyuncuları sayabiliriz.Hatta Nobre Fener'de iyi hava topu alan oyuncular arasındaydı.Bu oyuncular kafa ile goller de atmışlardır özellikle Nobre ve Hoojidonk bu gollerden çok atmıştır.

Hava topuna çıkmadığı gibi ceza sahasının çevresinde ya da içinde topu havada düzeltip öüne alıp dönüp vurabilme gibi bir özelliği de yok Guiza'nın.Kimin vardı?Ben böyle bir oyuncunun Fener'e gelebildiğni pek hatırlayamıyorum.

Hava topu demişken Guiza ceza sahasına sağdan ve soldan yapılan ortalarda da gol pozisyonunda buluşamıyor.Tamam Fener'de bir orta yapamayan kanat oyuncuları bolluğu ve saçmalığı mevcut ama maç başı bir iki tane orta varsa Guiza onlara da çıkmıyor.

Geriye ne kaldı?Araya atılan uzun toplar.Alex ve çok nadiren Semih bu topları okçuya atabiliyorlar.Guiza bu toplardan hadi 10 tane aldı diyelim.Zaten adamın 6 golü var ligde.Bunların hepsi de bu ara paslardan olmadığına göre anlayın ne kadar başarılı olduğunu Guiza'nın.

Peki bu adam bu golleri nasıl attı?3 4 tanesini uzun ve araya atılan toplardan attı.Kalanı da karambol ya da arka direğe şansa düşen toptan attı.(Gençlerbirliği maçında)

Bu son paragraf çok önemli işte.Guiza sadece ara toplarda atılan paslardan gol atabiliyor.Hava topu karşılayıp saklayamıyor ya da onu tek başına gole çeviremiyor.Kenarlardan orta zaten gelemiyor.E takımda ara pası atabilen tek oyuncu var.Josico ve Maldonado'nun ara pas yasağı var.Selçuk ve Deniz'in ileriye top atma fobisi var..Geriye bir tek kornerler kalıyor.Bir golcü bir takımda istediği topları alamıyorsa bare kornerden gelen topları zorlayayım da oralardan gol arayayım diyebilir.Guiza bunu da demiyor maalesef.Onu diyen nedense Lugano Edu Selçuk ve diğerleri.Ama bu diğerlerinin içinde hiç Guiza olamıyor.Çünkü Guiza kornerlerde nedense en iyi nerede gol atamayabilirim diye düşünmüş ve bunu kalecinin yanı olarak belirlemiş ve orada duruyor.Neredeyse kaleciye yapışık durumda.Bu videoda ise kaleci 2 metre ve önünde de Guiza'yı tutan biri olduğundan kale çizgisinde duramamış.Bıraksanız kaleye girecek.Yahu inanamıyorum.Oturdum sırf bunun için Arsenal'in Man U'nun maçlarını izledim ve gördüm ki hiçbir forvet orada durmuyor.Neden dursun?Hiç bir korner kaleye atılmıyor ki.Kaleye atılsa zaten giren topu çıkarır Guiza çizgide durarak.Kornerde topun düşeceği yöne doğru geriden hareketlenen genelde golü yapıyor.Man U maçlarında Arsenal maçlarında gördüğüm ve Lugano'nun da ısrarla her kornerde yaptığı bu.Guiza'dan fazla golü olması sizce bir tesadüf mü?

Tamam kornerde çizgide durdun rakibi ve beni şaşırttın.Peki top düşmeye başlarken neden arka direğe koşuyorsun.O top senin önüne löp diye neden düşsün?Koca ligde bir kez düştü be Guiza.Ah be okçu.Ah be 15 milyonluk adam...Eğer bu taktiği Aragones veriyorsa ona da buradan teşekkürlerimi ve saygılarımı bir kez daha göndermek isterim.Tamam takımın beceriksiz oyunculardan kurulması da Guiza'nın ok atma sıkıntısına büyük bir katkı yapıyor ama üstüne böyle şeyler izlemek ve gözlemlemek hoş olmuyor.Yanılt beni Guiza.Şaşırt beni.Bekliyorum.

Marquinhos.

14 Nisan 2009 Salı

DERBİ Mİ DEMİŞTİK?


Odamda çaresizce yarınki vizeme çalışıyordum ki msnde bir arkadaşımın iletisi Liverpool'a dönüşüverdi.Neler oluyor öğrenmek istedim.Livescore.com'u açtım ve maç 2 0 dan 3 2 olmuş Chelsea lehine.Hemen televizyonun başına koştum bir de ne göreyim durum 3 3 olmuş.Saniyesinde Riera öyle bir güzel orta daha yaptı ki ya ben Türkiye Ligi İzlemekten orta göremez olmuşum ya da Riera hakikaten harika bir kanat oyuncusu.Sanırım ikisi de doğru.Durum 4 3.Liverpool taraftarı çoşmuş daha 10 dakika var.Bastırıyor Liverpool ve şansıma sürekli Riera tarafından geliyor.O kadar orta ve gol izledim ki 10 dakika içinde sanırım bu haftasonu Lig tv açmayacağım.Şu an bile heyecanlıyım hala gördüklerimden ötürü.Bir de maçın tamamını izleseydim neler olacaktı kim bilir.



5 dakika daha Liverpool bastırdıktan sonra artık Chelsea de arkada boş alanlar bulmaya başladı ve Lampard buldukları bir korner sonrası resmen çizgide topu sakladı ve zaman geçirmeye çalıştı.Tam ben bu konuda: ''Ulan yapsana bir orta belki gol atacaksın işi bitireceksin'' diyerek ahkam keserken bir dahaki pozisyonda Lampar öyle bir şut çekti ki ve öyle güzel bir gol daha gördüm ki adam beni resmen morarttı.



Ama asıl bundan sonrası önemli olan bence.Liverpool bütün adamlarıyla saldırmaya devam etti ve Essien bir pozisyonda topu çizgiden çıkarttı son 3 dakikada.Seyircileri maç sonunda bile mavililerden daha çok ses çıkartarak çılgınca alkışladılar Liverpoollu oyuncuları.Tabi Chelsea de 2 0 dan 3 2 ye gelen ve sonra tekrar 3 2 den 4 3 e gelen bir maçta oyunun kontrolünü kaybetmedi ve iyi bir iş başardı.Zaten deplasmanda Liverpool'u yenerek turu hafiften geçmişti.



Özetle ben böyle bir 10 dakika izlemedim hiçbir maçta.Nefes kesici derler ya.Öyleydi işte.Asıl derbi bu olsa gerek.

NOT:luis medina cantalejo'nun mübarek ellerinden öperim.Maçta çaldığı penaltıyla Türk hakemlerine,ceza sahası dışında olan bir faulü ceza sahası içinde de çalmaları gerektiğini ve bu kararın penaltı olacağını hatırlatmış oldu.Yani illa rakibe arkadan çift dalma hareketini beklemenize gerek yok.

Marquinhos

13 Nisan 2009 Pazartesi

Galatasaray-Fenerbahce

video

Dün gece maç sonundan beri, televizyon,gazete ve radyolardan bütün yayınları takip ediyorum elimden geldiğince.Kimisi yaşanan bu çirkin olaylardan çıkar sağlayıp , reyting avcılığını sürdürdü,kimisi gerçekten üzüldü ve durumu elinden geldiğince sağlıklı bir şekilde ortaya koydu. Kimi ise bir türlü üzerindeki formayı çıkartamadı,gerçekleri göremedi. Lugano'ya,Emre Belezoğlu'na ve Volkan'a kızan Galatasaraylılar Sabri'ye Arda'ya ve Emre Aşık'a kızamadılar. Aynı şekilde Fenerbahçelilerin de bir çoğu Galatasaraylılara kızarken kendi oyuncularına kızamadılar yada kızmadılar. Bir takımı sevmek ,o takımın yanlışlarını eksiklerini görmemek demekse ben sevemiyorum demekki. 25 yaşındayım,hayatta en cok zevk aldığım 3 şeyden birisi kesinlikle futbol izlemek. Futbol izlemenin yanında bir Galatasaray taraftarıyım. Şimdi ben Arda'nın Sabri'nin ve Emre Aşık'ın hata yaptığını düşünüyorum diye az mı Galatasaraylıyım. Ben bütün bu oyuncular dünyanın en kötü futbolcuları dahi olsa sırf üzerlerindeki forma için seviyorum onları gözüm kapalı. Onlara saygım,onlara sevgim üzerlerindeki formadan. O yüzden Arda'nın attığı çalımlar bana Messi'ninkilerden güzel geliyor. Ama aynı şekilde Arda'nın attığı yumruklar da beni okadar üzüyor. O beni oyunuyla en mutlu eden futbolculardan biri. Ben aynı zamanda hepimiz gibi milli takımı da çok seviyorum. O yüzden Semih benim için bu ülkenin aktif forvet oyuncuları içinde en beğendiğim 3 oyuncudan biri. Ayrıca milli takım ortak paydasının ötesinde Semih benim izlemekten keyif aldığım bu oyunu güzelleştiren bir adam. Onun arka direğe ,ön direğe yaptığı her akıl dolu koşu beni Eto'nun koşularından daha çok heycanlandiriyor. Barcelona-Real Madrid maçında yada bir Mancester United-Arsenal maçında güzel futbol görme olasılığım daha fazla iken beni en fazla bu hayatta Galatasaray-Fenerbahçe maçı heyecanlandırıyor. Bence herkes,Galatasaray taraftarı,Fenerbahçe taraftarı,yöneticiler,ve saha içindeki futbolcular oturup bir düşünsünler. Kendilerini seven,saygı duyan bukadar insana bunu yapmaya hakları yok. Hele ki onların yaptığı bu rezilliklere ,hala dünkü maçtan sonra Sabri'yi ve diğer suçluları savunabilen Galatasaraylıları ve Lugano ile diğer suçluları savunan Fenerbahçelileri anlayamıyorum,anlayamayacağım.Hele ki başkanımız Adnan Polat'ın "İki takımın önünü federasyon kesiyor" cümlesini anlamam mümkün değil. En basitinden bu fedarasyon Lincoln'u apar topar Brezilya'ya kaçırdı,ya da sezon başında Skibbe'yi takımın başına getirdi. Çok sevgili başkanım ben şahsım olarak seni Adnan Sezgin'i o yönetimin içinde tutmana ve zaman zaman yaptığın hatalara rağmen seviyorum. Çünkü senin ne kadar iyi bir Galatasaraylı olduğunu biliyorum. Ama ne olur sen de biraz Galatasaraylı gömleğini çıkar ve mantığınla davran. Bu yazı gereğinden fazla kişisel oldu. Ama ben futbolu seviyorum ve seven insan biraz hassas olur,kusuruma bakmayın.

Maradona

Godot'la konuştum.Haberler iyi.


Zafer Biryol ve Murat Hacıoğlu ondan daha çok şans bulmuştur şu takımda.3 senedir yedekte üşüyor bir çocukcağız.Bir takımda nasıl 3 forvet olur ve bir tanesi forma şansı bulamaz anlamak mümkün değil.Bahsettiğim çocuk 1987 doğumlu.Bahsettiğim çocuk İlhan Parlak.

Bojan Krkic Barcelona'nın yeni gözdesi ve geçen seneden beri sürekli rotasyonlarda forma şansı buluyor ve kendini gün geçtikçe geliştiriyor.Barcelona diyorum.West Ham ya da Napoli ya da Gaziantepspor demiyorum.Forvet hattında Eto'o Henry ve Messi olan bir takımdan bahsediyorum.1989 doğumlu bu arkadaşımız.

Wayne Rooney daha 16 yaşındayken Everton'da surpriz bir sezon geçirdi ve Manchester United onu hemen kadrosuna kattı.İlk sezondan itibaren direk olarak takımın bir parçası oldu.

İlhan France Football dergisi tarafından gelecek vaat eden 20 Futbolcu arasında gösterilmişti hatırlarsanız.Aynı dergi sanırım İlhan'ın oynadığı takımı bilmiyor. Koskoca Fenerbahçe'de oynuyor İlhan.Zordur kadroya hemen girivermek.Hele 18'e bir gir bakalım.4 5 sene sonra Semih Abin gibi yavaş yavaş çoook ağırdan bir şeyler yapmaya başlarsın.

Şimdi Fener'in hücum hattına bakalım.İlhan'ın oynadığı mevkide Güiza var.Kaç gol atmış?6. Semih kaç gol atar?Bundan sonra toplamda max 10 gol.Takım bu sene extra kötü mü? Evet.İlhan Parlak bu forvetlerin en harika! sezonunda forma şansı bulamıyor.

Barcelona'ya dönelim.Messi Eto'o ve Henry'nin toplamda 60 golü var.Yani gerçek anlamda harika bir sezon geçiriyor bu 3lü ama yine de Krkic o yaşına rağmen 3 maçtan birinde ilk 11de oynayabiliyor.

Neyi bekliyor Fenerbahçe anlayamıyorum.Hem İlhan'a yazık hem de ona verilen paralara yazık.Antrenmana çıkmak için maaş alıyor bu çocuk.Hem de böyle bir sezonda.Bence en çok alternatifin denenmesi gereken bir sezonda.Ya Barcelona çok aptal ya da Aragones.7 0 lık Hacettepe maçında bile oyuna ancak 73üncü dakikada girebildi bu oyuncu.Unutmadan ,son dakikalarda oyuna girdiği 4 lig maçı daha var İlhan'ın.

Avrupa'yı bir yere kadar örnek alabiliyoruz.Genç oyuncuları , gelecek vaad eden oyuncuları kadroya katabiliyoruz.Ama devamı gelmiyor.Manchester Rooney'i alıyor ve devamlı oynatıyor.Krkic devamlı şans tanınan bir diğer oyuncu.İlhan'ın çoktan yeterli şansı görmesi ve parlaması gerekirdi diye düşünüyorum.İyi bir oyuncu zaten 18inde 19unda parlar ve devamı gelir.Aynı şekilde 18 yaşında Abdulkadir takıma alınıyor ama paf takımı ile geçiriyor sezonu.Geleceğe yatırım sadece ev alıp kiraya vermek gibi futbolcu almakla olmaz.Alacaksan oynatacaksın ki yatırımın sana bir cevap versin.Özellikle bu sene bu kötü forvetler arasında İlhan'ın hala şans bulamamasını Fenerbahce kulubünün acemiliğine ve yönetimin ve teknik kadronun umursamazlığına ve futbol bilgisizliğine bağlıyorum.Manchester gencecik bir çocuğu ilk sezonda 45 maça çıkarırken biz de İlhan'a yeni bir battaniye seçelim.Hayır , sıkılmıştır belki..

Marquinhos

12 Nisan 2009 Pazar

Sokak Derbisi




















marquinhos:
*selam maradona hiç beklenmedik bir şekilde noktalandı derbi?

Maradona:
*maçtan önce beklemiyorduk, ama hakemin gidişatı sakattı futbolcular da hiç yardımcı olmadı
*özellikle de sabri ve emre

marquinhos:
*ilk 10 veya 20 dakikada verilemiyor maalsef kartlar Türkiye'de.
*Sana birşey sormak istiyorum.
*Kart vermedeki kural bir faulü 5 kere tekrarlamak mıdır yoksa sarı kartlık bir faulü bir kez yapmak mıdır?

Maradona:
*sanırım 5 kere yapmak lazim türkiyede bazı kartların verilmesi için.
*maçın 4. dakikasında sabri hakeme ağza alınmıcak şeyler şöylüyor
*nedense hakem sarı kartı vermiyor
*aynı şekilde selçuk daha erken kart görmeli
*emre aşık ve emre belezoğluda kartlari erken görmeli

marquinhos:
*Lugano ve Emre'yi hiç konuşmayalım istersen
*Her maçın ilk dakikası verilmeli bence onlara ki üstüne kırmızı yemesinler

Maradona:
*yani hakemi sanırım konuşmamak gerek daha fazla çünkü ilk kez iki taraf içinde kritik bir hata yapmayan ama bukadar kötü bir yönetim vardı sahada

marquinhos:
*Hakem konusu kapanıyorsa bir de Lincoln'e değinsek.Aynı pozisyonda hem kendini yere attı hem de üstüne kalktı kart istedi ve devam...

Maradona:
*maç yapsak...hali sahayi geçtim playstiona çağırmam lincolnu ben artık
*burda bülent yada lincoln yada klube birşey söylemek istemiyorum
*sonuçta lincoln iyi bir oyuncu ve kötü bir profesyonel

marquinhos:
*Yani artık showman olmuş ve bence en fazla Yattara ile Katar'a gidebilir buradan.

Maradona:
*ve bir şekilde yönetilemedi Galatasaray da
*bende bir şey sormak istiyorum sana

marquinhos:
*Ortega örneğine çok benziyor

Maradona:
*Kazım Kazım oyuna girince neler hissettin?
*hafta içi kadro dışı bırakılması gündeme gelmişti ve bu gün sahaya girdi

marquinhos:
*Kaç haftadır kadro dışı kalan bir oyuncu Galatasaray derbisinde oyunda girince , hatta maç kadrosunda onu görünce çok şaşırdım.Nasıl böyle bir karar verebildi Aragones anlamak çok zor.Bir de haftaiçi kulüple gerginleşmiş arası sanırım fenerbahce.orgta Kazım'ın babası ile gerginlikler olmuş.
*Yani bir Lincoln vakası da bizde var.
*Ama bu maçta baştan ben orta yapmaya karar verdim deseydi ilk 11de başlasaydı keşke :)

Maradona:
*:)
*biraz futboldan konuşsak demek istiyorum ama 5 pozisyondan fazla birşey yok sanırım

marquinhos:
*O pozisyonlar da sanırım yüzde yüzlük olamadı.
*Gerçi bu derbinin havası olmasa iki hafta önceden bile böyle oynayacaklarını biliyorduk sanki.
*Senin Galatasaray yazıların benim Fener yazılarım hep bu haftanın gelişini önceedn haber verdi zaten.
*En dikkat çeken sanırım Kewelldı.Ne dersin? Carlos'u uzun zamandır bu kadar zorlayanı ben görmemiştim şampiyonlar liginde bile.

Maradona:
*Kewell gerçekten özellikle ilk 20 dakikada Carlos'u zorladı ama biraz daha doğru tercihler yapabilmesi lazımdı
*Kewell tartışmasız Lincoln'den daha yararlı bir oyuncu ama bizde de sıkıntı teknik heyette

marquinhos:
*Evet Kewell yine ağrılar içinde çıktı oyundan.

Maradona:
*peki Semih ve Guiza nasildı ? özellikle 55 dakikada çok net bir pozisyonu harcadılar.

marquinhos:
*Geçen haftadaki yazımda Fener'in kötü bir Sivasspor örneği olduğunu söylemiştim ve forvetlerin ancak 4 kanat oyuncusundan pas alabileceğini anlatmıştım.E bir de üstüne Gökhan Gönül de sakatlanınca ve üstüne Carlos Kewell yüzünden risk alamayınca Semih ve Guiza da istediği topları alamadı.Bir kaç tane alabildiler onda da dediğin gibi çok aceleci davrandılar ve harcadılar pozisyonları.

Maradona:
*Guiza demişken ilk yarıda rahat kontrol edebilceği bir pozisyonda elle oynayarak pozisyonu harcadı

marquinhos:
*Evet evet Baros da sonra aynısını yaptı bugun volleybol oynayacakları tutmuş sanırım.

Maradona:
*bende bunu anlamakta zorlanıyorum,benzerini ikinci yarıda Baros yaptı
*ben konuyu yavaş yavaş Bülent Korkmaz'a getirmek istiyorum
*Çünkü Aragonnes 3 değişikliğinin 2 tanesini kendi isteği dışında yaparak ister istemez pasif duruma düştü

marquinhos:
*Hani bazen football manager oynarken msnde chat e dalarız da maç kendi kendine oynanır.Unuturz maçı.Son anda oyunu açarız bir bakarız ki maç bitmek üzere ve berabere.Ayıp olmasın diye bir adam alırız.Son dakikada forvet almak bence hem Nonda'ya ayıp hem de taraftara biraz ayıp oluyor.

Maradona:
*Dün aynısını Ersun Yanal'da yaptı
*88 de Barış Memiş'i aldı oyuna
*Bülent Korkmaz geldiğinde benim de her Galatasaraylı gibi hayallerim vardı. Esfane kaptan geri gelmişti. İşlerde iyi gidiyordu hem de bir çok eksiğe ve tersliğe rağmen. Ama Bülent'inde performasında bir düşüş var
*Şimdi merak ediyorum iki takım ligi nerde bitircek.iki takım da seneye şampiyonlar ligine gidemeyecek şampiyonlar ligine gidemeyen bu takımlar avrupanın yıldız sayılcak oyuncularını nasil ikna edebilcekler Türkiye'ye gelmeye

marquinhos:
*Geçtiğimiz günlerde Ertuğrul Sağlam'ın bir açıklaması var : İnşallah iki takımdan biri yenilir dedi derbi hakkında.O da 5incilik istiyor yani.Takımların durumu işte bu kadar vahim maalesef.Çok doğru.Fener'in bir tek kupa şansı var onu da alabilmek hiç ama hiç kolay değil özellikle Alexsiz.Galatasaray'ın kadrosu sakatlar iyileşse(linderoth dahil) önümüzdeki seneyi idare eder fakat Fener bu durumda seneye de sıkıcı ve uyutucu futboluna devam edicek.
*Maçın sonu hakkında birşeyler söylemek istiyorum.Maç boyunca gerginleştiniz tamam ama hakem de vermedi size kart insanlık yaptı bir yerde.Hala son dakika da olsa Emre ya da Barış Yasin'e arkadan çarpıyor ve yere atıyor kendini.Önünde iki dakika daha var atsana ileri topu koşsana ileri belki bir şans vardır.Sonra herkes birbirlerinin bğazını sıkmaya başlıyor.İnanılır gibi değildi.Çaresiz iki takımın ancak sokak çeteleri arasında yaşanabilecek kavgasını izledik.Bir de kavga edenler aynı milli takım için ter döktüler ve güyya maçlar dışında görüşen insanlar.

Maradona:
*Gerçekten son talihsiz olaylar yaşananlar
*özellikle Arda ve Semih arasında yaşananlar beni çok üzdü.
*Cünkü Sabri ve Emre Belezoğlu veya Lugano bu yapıda futbolcular hatta Emre Aşık bile

marquinhos:
*Evet iki efendi bildiğimiz adamın da bunları yapması artık çaresizliğin boyutunu bize gösteriyor gibi.

Maradona:
*bu yapıda bir futbolcu ama son pozisyonda hiç bir şey yapmıyor
*dediğin doğru
*sanırım iki takım da sezonu başarısız tamamlayacaklarını iyice idrak edince böyle bir kavga koptu
*son bir şey demek istiyorum bu olaylarla ilgili
*fenerbahce bizi 6 0 yendi
*biz fenerbahceyi
*5 1 yendik
*2 sene önce samiyende tur attınız
*ama futbolcular uzun süredir bukadar saha içinde gerilmediler.
*geçen sene volkan tekme attığında bile bu olay bukadar büyümemişti
*gerçekten futbol için üzücü

marquinhos:
*İlk kez ikisi de intertotoya gidecek. Bunun utancından kaynaklandı sanırım bütün kötü futbol da en sondaki kavga da.
*Bu maçın bence yine en iyileri Arda ve Kewell oldu herşeye rağman ne dersın? Fenerde de Deniz orta sahayı Aragonese nispet yaparcasına toparladı.

Maradona:
*Deniz konusu çok garip gerekten ama derbiden öte bir şey Deniz sorunu fenerbahcede
*bunu da ilerleyen haftalarda yazarsın diye bekliyorum senden

marquinhos:
*Evet Deniz ne Fener'in topçusu olabilir ama ne de bu kadroda onsuz oynanabilir.Garip bir dönemde Deniz ve Fenerbahçe.

Maradona:
*artık konuyu toplayabiliriz sanırım
*çünkü düşünüyorum ve konuşcak mantık 1 cümle daha bulamiyorum

marquinhos:
*Evet artık bir hafta bu kavgalar konuşulur.

Maradona:
*belki bizim de biraz sakinleşip düşünmemiz lazım

marquinhos:
*Konuşulması gereken özellikle Fener'in seneye kimleri takımda tutup tutmayacağı ve Aragones'in geleceği.
*Keşke futbol dolu bir mücadele izleyebilseydik.

Maradona:
*Keşke..
*benim adıma da Galatasaray'ın kaleci sağ bek ve 11. adam sorunu
*artık daha güzel yazılar ve daha güzel maçlarda görüşmek dileği ile iyi geceler

marquinhos:
*Sana da sevgili Maradona.Yeni yazılarını bekliyoruz.
DOSTLUK VE DÜŞMANLIK
not:yasin'e çarpan değil, Lugano'dan kafa yiyerek Yasin'in üzerine düşen olacaktı.Görüntüleri tekrar izleyince utanç tablosu daha açık bir şekilde ortaya çıkmış oldu.

Büyük Derbi Öncesi

marquinhos:
*selam maradona

Maradona:
*selam marquinhos

marquinhos:
*büyük derbinin ilk 11 leri şu an şekillenmiş durumda istersen galatasarayı yazalım

Maradona:
*evet yazalım üstadım

marquinhos:
*de santcis kalede geride : mehmet topal hakan balta emre aşık ve sabri deniyor şu saat itibariyle

Maradona:
*kalecimiz hiç bir zaman güven vermiyor
*maç başına 1.35 gol yeme ortalamasi var
*ve en kötü zamanlarimizda bile böyle gol yiyen birisi olmadı kalemizde

marquinhos:
*bu arada şu an parantez ıcınde volkan yaman da ntvsporda gozukuyor.belli değil gibi sol kanat

Maradona:
*inşallah sol bekte volkan oynar
*böylece mehmet topalı ortasahada izleriz
*peki ortasahamız nasil
*arda barış ayhan ve kewell mı ?

marquinhos:
*orta sahaya gecmeden volkan'ın geçen haftaki kotu performansına sen de katılıyor musun? ve bu hafta oynaması dez avantaj olur mu?

Maradona:
*ya volkan gerçekten kötü oynadı antep karşısında
*ama mevcut kadro dahilinde
*galatasarayda 11. adam sorunu var

marquinhos:
*kadroyu da cok bozmamak lazım sanki büyük bir maç öncesi

Maradona:
*ne ümit karan nede küsen lincoln
*sahada istenileni veremiyor
*belkide bu yüzden volkan olmali
*mehmet topal orta alanda kalmali

marquinhos:
*Arda, Barış, Ayhan, Kewell 4lüsü şu an galatasarayın orta sahasını oluşturacak gibi duruyor.lincoln'ü sanırım fazla tepki de çekmemek için yedek bırakacak bulent hoca.
*Mehmet Topal'ı çok fazla ortada düşünmüyor gibi.

Maradona:
*malesef işimiz zor ozaman
*ileride baros ve ümit karan
*olcak gibi duruyor
*ki ümit karan antep maçında ayakta duramadı
*ama bu maç fenerbahçe maçı ve ümit feneri çok sever

marquinhos:
*Bence Edu'nun yokluğu yüzünden de iki forvette karar kılmış olabılır Bülent.

Maradona:
*Edu'nun yokluğu derken
*istersen fener kadrosunu veriyim ben sana

Maradona:
*kalede volkan, sağda gökhan göbekte lugano önder sol bekte carlos
*bu defans derby de nasil oynar sence ?

marquinhos:
*Şu an Fenerbahçe oturmuş defansından tek eksikle sahaya çıkacak gibi gözüküyor.
*Geçen sene de bu defansla oynadı Fenerbahçe.Tabi Önder'in yerinde Edu vardı ve kimi zaman Önder Gökhan'ın kanadında görev yaptı.(Nadir de olsa)
*Fener'in defansının bu maçta iyi iş yapması için orta sahanın işleyişi önemli bence.
*Orta saha ne kadar Arda Kewell'ı tutarsa o kadar rahat eder Fenerbahçe savunması

Maradona:
*Baros ve Lugano eşleşmesi için ne düşünüyorsun? birisi son derece agresif diğeri ise son derece fırsatcı ve aldatıcı

marquinhos:
*Lugano'nun tabi ki bir sarı kartı var diyorum :)
*Baros bile aldatırken görebilir bir kart.
*Orta sahası nasıl Fener'in?

Maradona:
*sağ acık devid göbekte emre selcu sol kanatta uğur
*ileride çif forvet gözüküyor
*ama bazı kanallarda
*tek forvet cıkıp
*orta alanda denizde olabilir diyorlar
*sen ne düşünüyorsun?

marquinhos:
*Aragones ligin başında böyle sürprizler yaptı ama daha sonradan yapmamaya başladı.Mesela kimi zaman Emre solda başladı oyuna.Kimi zaman Deniz oynadı kimi zaman Josico ve kimi zaman da Selçuk oynadı. Fakat son haftalarda hep Selçuk ve Emre üzerine yoğunlaştı.Selçuk yoksa da Deniz oynadı.Keşke bugün de Selçuk yerine Deniz oynasa.Çünkü daha dirençli görüyorum.
*Tek forvete gelince
*Eğer elinizde Alex varsa bu dediğin işe yarayabilirdi ama bu maç Fenerbahçe'nin de gol araması ve galip gelmesi gereken bir maç olacağı için bence çift forvet çıkmak yani Guiza ve Semih'i beraber oynatmak daha mantıklı

Maradona:
*Bence zaten elinde Semih varsa onun adını tahtaya bir yazarsın
*ama sanırım samandırada tahtalarda bir sorun var Semih'in adı kolay kolay yazılmıyor

marquinhos:
*Doğru söylüyorsun.Semih'in adı senin de dediğin gibi De Semih ya da Semih De Souza olsaydı ilk onbirin vazgeçilmezi olabilirdi.
*Tabi kadro yapısı da ,bu senenin genelinde Alex Semih ve Guiza'yı beraber oynattıramadı Aragones'e.3'ünden birini kesmek gerekti ve bu maalesef Semih oldu

Maradona:
*İspanya maçınlarında özelliklede ilk maçın ilk yarısında Semih bence ders verdi herkese
*forvet nedir ne nasıl olmalıdır diye
*peki marquinhos bişi sormak istiyorum

Maradona:
*arda kewell baros bir tarafta ,guiza semih devid bir tarafta,sence bunların içinden yada genel olarak iki takımdan
*kimleri maçın adamı olmaya yakın görüyorsun ?

marquinhos:
*Bence bu maçta maçın adamı boş kalan forvetlere iyi top atabilecek orta sahalardan biri olacak.
*Burada Galatasaray'daki üçlü daha şanslı gözüküyor.
*Fenerbahcede de bu işleri ancak kanattan yapabilecek.Burada da Carlos Gökhan ve Deivid üçlüsünden biri Galatasaray savunmasını delip araya pas atma imkanını yakalayabilir.
*Sence Emre ve üzerindeki baskı onu olumsuz etkiler mi?
*Çünkü geçen haftalarda sanrım Bursa maçında bütün tribün Emre ile fazlasıyla uğraştı ve hiç verimli olamadı Emre.

Maradona:
*Emre üzerinde bir baskı olacağı kesin
*ama sanırım o da stresten ve baskıdan beslenen bir yapıda
*emre etkilenirmi bilmiyorum ,ama umarım emrenin samiyene gelecek olması

Maradona:
*taraftarı çok etkilemez
*2 sene önceki gibi sulu bir maç izlemeyiz

marquinhos:
*Evet bence de umarım Galatasaray taraftarı 2007 senesindeki gibi bir protestoya gitmez ve 90 dakika takımını destekler.Çünkü burada çok desteğe ihtiyacı var.

Maradona:
*evet
*umarım burda ne hakemler nede saha içindeki gerginlikler futbolun önüne geçer
*maçtan sonra sadece ve sadece futbolun konuşulacağı bir maç olur umarım

marquinhos:
*Ama ben atmosferin ve tribünlerin müthiş olacağını düşünüyorum.

marquinhos:
*Umarım öyle olur.Eğer herşey futbol için olursa sanırım son yıllardaki en iyi derbiyi izleyeceğiz.

Maradona:
*evet çünkü uzun yıllardan beri beraberlik ilk kez iki takımada yaramıyacak
*ayrıca keşke alexte oynasaydı
*onu sahada görmek bir galatasaraylı olarak bana bile zevk veriyor

marquinhos:
*Bence de keşke iki takım da tam kadro ideal 11leriyle sahaya çıkabilselerdi.Harika bir derbi olacağı kesin olurdu ama yine de ümitliyim. Peki bir soru da maç sonucu ile ilgili sorsam.Kaybeden tarafta sence ne gibi gelişmeler olur? Beraberlikte neler olur?

Maradona:
*Beraberlik bence herkes için zor olur .
*hem yorumcular ,hemde klub başkanları ne yapcaklarını bilemezlr
*önümüzde 7 hafta var gibi klişe
*açıklamalar gelir
*ama eğer iki taraftan biri kaybederse
*şampiyonlar ligine kalma mücadelesinde havlu atar

marquinhos:
*Rıdvan Dilmen'in sözüne katılıyor musun peki? Beraberlik halinde Denizli ve Uygun tur atarlar demişti bu hafta.Ben büyük ölçüde katılıyorum.
*Zaten o saatten sonra gelebilecek bir mucizevi şampiyonluk da bu sene iki tarafı da tatmin edemez sanırım.( GS VE FB)

Maradona:
*ben de katılıyorum, özellikle denizli tur atar gibi geliyor bana
*dünkü maçtan sonra sivas konusunda biraz endişeliyim
*çok stressliler

marquinhos:
*Ben de yazında yazdıklarına katıılıyorum Sivas'la ilgili.

Maradona:
*ama evet beraberlikte denizli şampiyonlar ligini cebine koyar
*çok saol üstadım

marquinhos:
*Sanırım artık derbi saatini beklemekten başka yapacak birşey kalmadı.
*Ben de teşekkür ederim üstad.Başarılar dilerim.
*Umarım unutlmaz bir derbi olur.(İyi anlamda)

Maradona:
*ben de başarilar dilerim.

SİVAS ve TRABZONSPOR

Futbolun Başka Renkleri
İstanbul takımları dışında bu sene en fazla puanı toplayan ve uzun süre zirveyi işgal eden iki anadolu takımı... Sezona ikisi de çok iyi başladı,hatta Trabzonspor beklenenden çok fazla puan topladı ve bu kazanılan puanlar sürekli gerçeklerin görülmesini engelledi. Sivas ise geçen yıldan gelen başarısını bu sene devam ettirip ,saman alevi olmadığını ispatlıyor hepimize. Bülent Uygun ise menejer olarak başladığı Sivasspor macerasını şampiyon adayı bir hoca olarak sürdürüyor. Bütün anadolu takımları örnek almalı Sivasspor 'un bu sistemini. Belkide en çok Trabzon almalı. Sivas da sürekli olarak bir istikrardan bahsederken,Trabzonsporda yıllardır değişen hocalar ve yapılan başarısız transferlerden bahsediyoruz. (Gerçi Beşiktaş ve son 2 yıldır Galatasarayda da bu istikrarsızlık hakim ama Galatasaray geçen seneki kenetlenmesiyle şampiyonluğa ulaşabildi.) Trabzonspor'a yapılan en büyük haksızlık, bu kadar fazla (sanırım 22) transfer yapmış bir takımdan şampiyonluk beklemek. Tabi bir de buna Ersun Yanal'ın bu haftaya kadarki kanatsız futbolu ve Yattara'nın gidemeyişi eklenince,futbol bu yanlışlara prim vermekten vazgeçti ve üst üste puan kayıpları yaşandı. Sivasspor ise 15. haftada oturduğu liderlik koltuğundan bir türlü inmek bilmiyor. Gerçi oynadıkları futbol zaman zaman çok kötü de olsa,bence şu anlarda önemli olan 3 puan onlar için ve nasıl alındığından çok ,alınmış olması asıl önemlisi.
Hacettepe Trabzonspor


Ersun Yanal kanatsız yada tek kanatlı 4 4 2sinden vazgeçip takımı 4 5 1 yada 4 1 4 1 diye tabir edebilceğimiz düzene geçirince biraz kıpırdar gibi oldu Karadeniz. Sağ kanatta Yattara ve sol kanatta sevimli Alanzinho ile dinamik bir görüntü çizdiler.Özellikle forvette Umut'un tek başına oynaması ( Bence burdaki tercih Gökhan da olabilir) orta sahayi Hüseyin Coleman ve Selçuk gibi bir 3lü ile kuvvetlendirdi. Trabzon eğer bu taktiğe devre arasında geçseydi belki daha az puan kaybı yaşardı.Gene de bu sezon için normali Trabzonspor'un ligi avrupa kupalarına katılcak bir yerde bitirmesidir. Fazlası tıpkı geçen yıl yapılan yanlışlara rağmen Galatasaray'ın şampiyonluğu gibi olacaktır. (Kalli'nin getirilmesi,Lincoln'un küstürülmesi vb...)Ama bu demek değildir ki Ersun Yanal'ın hiç suçu yok. Tamam senin kadron dar,tamam haftalarca aynı 11 le oynadın ve futbolcuların yoruldu. Peki tek bir şey sormak istiyorum. Sezonun ilk yarısı boyunca,Serkan Balcı- Tayfun Cora rotasyonu ve zaman zaman Isaac'ı oynatmak dışında ne yaptın? Kaç kere Barış Memiş'i oyuna aldın, kaç kere Ceyhun'a forma şansı verdin, ya da takımı sol kanat oyuncularıyla oynattın ? Dünkü maçta golleri peş peşe buldular. Özellikle Hacettepe 10 kişi kaldıktan sonra kopan maçta Trabzon geçtiğimiz haftalara göre biraz daha toparlanmiş gözüktü. Son bir şey taraftara daha doğrusu camiaya söylemek istiyorum. Trabzonspor bırakın bu ülkeyi,avrupa ve dünyada bir şehrin tamamının desteklediği en büyük şehir takımlarından birisidir. Sizin de bu yarışın içinde olmanız herkese zevk veriyor. En azından ben bir takım taraftarı olmamın yanında futbol izlemeyi seven birisi olarak sizin bu seneki mücadelenizden çok keyif aldım. Son dakikalarda bulduğunuz goller ve azminiz büyük renk kattı lige. Ama ne olur biraz az baskı yapın takıma. Seneye de 10 transfer yapılacak hale getirmeyin bu takımı.Trabzonspor ne kadar istikrarlı olursa ,sizin şampiyonluğa ulaşmanız da okadar yakın olacak.
Sivasspor Antalyaspor



Haftaya lider giren Sivas ile özellikle Şifo Mehmet'in gelişiyle büyük çıkış yakalayan Antalya'nın mücadelesi vardı dün sahada.Sivassporun "Lig TV" tarafından verilen bütün maçlarını izlemiş birisi olarak, Sivaspor'u ilk defa bir sistemden uzak,bu kadar dağınık izledim ben. Özellikle golün geçikmesiyle birlikte 4 2 4 taktiği ile uzun top oynamaya başladılar. Buna karşılık Antalya özellikle 10 kişi kalana kadar belli bir sistem içerisinde dengeli bir oyun oynadı. İlerideki üç adami Ali Zitouni,Tita veDjiehoua ile zaman zaman zorladı Sivaspor'u. Sivasspor geçen senenin aksine bu sene üç büyüklerden beklenen puanların çoğunu aldı ve şu ana kadar zirvede kalmayı başardı. Ama sona yaklaşılan şu haftalarda artan stress saha içine de yansıyor. En basit paslarda ve tercihlerde bile hata yapmaya başladı Sivasspor. Sivas'ın tek ilacı bence aradıkları golleri erken bulabilmek olur. Belki ozaman daha stressiz ve daha doğru işler yapabilirler. Ama tutup da Sivas kötü oynuyor,yada başka türlü eleştirileri şu anda yapmak insafsızlık olur. Bir başkan düşünün,ilk kez şampiyonluğa bukadar yakın,Bülent Uygun'u düşünün hoca olarak ilk kez şampiyonluğa yakın ve tüm oyuncular geçen seneden de daha yakın şampiyonluğa. Onların hatalarını yanlışlarını şimdi yüzlerine sertçe vurmamak gerek.Belki ince ufak uyarılar lazım sadece onlara. Ama lig bitince söylencek daha net bir iki sözümüz var kendilerine. Yolları açık ,maçları gollü olsun.


Maradona