3 Ağustos 2009 Pazartesi

Premier Lig ve Haftaiçi Saçmalamaları

Manchester City

.............schmeichel....................

richards zabaleta toure bridge

s.w.philips dejong ireland robinho

...........adebayor tevez...............


Manchester Utd

.............vand der sar.................

brown ferdinand vidic evra

valencia anderson carrick(scholes) rooney(gigs, nani)

...........berbatov owen............

Arsenal

................almunia..................

sagna gallas sanderos clichy

walcott fabregas diaby rosicky(nasri)

..............arshavin..................

..............van persie(eduardo)


Chelsea

....................chech........................

belleti terry alex(bosingwa) cole

anelka lampard essien malouda

.............deco(ballack)...............

.................drogba .........................


Liverpool hariç şu yıldızlar karmasını incelediğimizde buna benzer kadrolar çıkıyor benim aklımda. Tabi bunlar değişecektir. Deco ve ballack oynar mı bilinmez. Rosicky sakatlanmadan bir sezon geçirir mi bilinmez ama bu kadroları yazarak kimlerle mücadele etmek istediğimizi bir görelim istedim. İngiltere'nin 4 takımını yazdım buraya Liverpool hariç. Hepsi birer birer dünya karmaları. City transferde dudak uçuklatan rakamlar harcadı. Bunun yanında ise Chelsea ve Arsenal neredeyse hiç adam almadılar. Arsenal sadece bir defans aldı. Daha yeni geç bir oyucu tanıttılar dünyaya. Emirates kapta harikalar yarattı. Adı : Wilshere. Bir de Merida çıktı şimdi de. Transferleri bunlar Arsenal'in.

United Valencia Ronaldo değişikliğine gitti. Tevezle de Owen değişti o kadar. Bir iki hamleyle hatta sıfır hamleyle şampiyonluğa oynayacak takımlar haline geldiler. City de seneye bu kadroyu sadece bir iki defans ya da orta saha ile güçlendirip devam edebilir. Şu kadrolarla ülkemizde belki Galatasaray kafa kafaya oynar gibi duruyor. Ama defansı hariç. O kadar geriyiz ki sadece şu 4 takımdan ve o kadar uzağız ki Avrupa'da bir kupadan.

Bu sene en az 5 takım şampiyonluğa oynayacak İngiltere'de. Sizce bu mu değerli ya da La ligadaki Barca Real çekişmesi mi? Ya da Galatasaray Fener Beşiktaş çekişmesi mi? Premier Lig yine bir numara diyebiliriz bu sezon da. Sanırım yine Spor max'te ve yine izleyemeyeceğiz en değerli ligi.

not : city'nin kadrosuna çok hakim değilim. Lig başlasın da öyle görelim.


Marquinhos

Süper Kupa'da Beşiktaş

Barış Kupasın'da iki maç izlemiştim Beşiktaş'ı, dünkü maçı sabırsızlıkta beklemiştim. Ferrari, genç oyuncular , Nihat , Fink gibi yeni transferlerle şampiyon kadroyu güçlendirdi Beşiktaş. Geçen sezon biterken Beşiktaş'ın özellikle şampiyonlar ligi için takımı biraz sertleştirmesi gerektiğini söylüyordum. Bütün bunları düşünerek geçtim televizyonun başına. İlk yarı ve ikinci yarı olarak iki farklı Beşiktaş vardı sahada. Bunda iki önemli etken, Yusuf ve kondisyon. Yusuflu Beşiktaş ile Yusuf'suz Beşiktaş arasında 10.5 numara fark. Sezon başı olması itibariyle kondisyon fazla dert değil, ama pas trafiğini yönetecek bir oyuncu eksikliği sezinleniyor. Neyse gene klasikleşen mevki ve oyuncu incelemesine geçelim.


Rüştü: Onun için fazla birşey söylemeye gerek yok, her zamanki Rüştü. İlk yarıda bir ara ceza sahası dışında sağ bek olmaya özendi, Guiza yerine Alex olsaydı gol olması içten değildi. Gene de hem şampiyonlar ligi hem de lig için büyük avantaj.


Erhan: Genç oyuncunun özgüveni çok yüksek. Hem tecrübe hem de maç eksiği var. Zaman zaman geri dönüşlerde pozisyon hatası yaptı ve Dos Santos ve Vederson'un müdafanın arkasına sarkmasına sebep oldu. Şampiyonlar Ligi için olmaz sanırım, hatta İbrahim Toraman iyileştiği zaman Rıdvan ve Toraman'dan formayı biraz zor görür.


Sivok: Dün penaltı dışında hatasız oynadı. Ferrari ile birbirlerini yavaş yavaş tanımaya başlamışlar. Zaten kadroda 3 stoper (Erhan da zaman zaman oynayabiliyormuş stoper 4 olur ozaman) olduğu için kötü oynamak gibi bir lüksü yok.


Ferrari: Hali hazırda İtalyan olmasının kredisini kullanıyor bence. İyi oyuncu olduğunu biliyoruz , ama bunu görmeye ihtiyacımız var. Gerçi Barış Kupası'ndaki performansından daha iyi bir oyun sergiledi dün.


İsmail: Verilen para ne kadar çok olsa da, Beşiktaş'ta 10 sene oynayabilecek bir oyuncu olduğu düşünülürse, kabul edilebilir.



Fink: Geçen sene Ersnt'in Beşiktaş'a yaptığı katkıdan esinlenilerek yapılan bir transfer. Cisse'den daha sert ama daha az teknik. Ya takıma alışamadığı için ya da oyun tarzı bu olduğu için fazla ileri çıkmıyor. 4lü savunmanın önünde bir duvar vazifesi görüyor.



Ernst: Geçen seneki Cisse Ersnt ikilisi gitti, yerine Fink Ernst geldi. İyi mi olmuş ,kötü mü tam anlayamadım. Fink'in gelişi ile 20 25 metre daha ileri çıkmaya başlamış Ernst. Ama çok teknik olmadığı için takım üretkenliğine fazla katkısı olamıyor. Ama eğer ileri çıkışlarına devam ederse 6 7 hafta sonra hücüm tarafını biraz daha geliştirebilir.



Tello: Genelde sezonda geç form tutan bir oyuncu. Dün sahada çok etkili değildi, ama özellike 4 5 tek pas ile takımını pozisyona soktu. Takım içindeki maddi dengesizlikten azıcık suratı asılmış gibi. Ama Delgado futbolcu olmadığı için Tello'nun ağırlığını koyması lazım.



Yusuf: Yusuf'u izledikçe kendini harcadığı yıllar ve bizi ondan mahrum bıraktığı için kızıyorum ona. İlk yarıda Yusuflu Beşiktaş en azından pozisyona girebiliyordu. Geçen sene kaldığı yerden devam edecek. Belki ilerlemiş yaşı ve bundan dolayı performansını sezon geneline yayması için onun 90 dakika izleyemeyeceğiz çoğu maç ama izlediğimiz dakikalarda dolu dolu bir futbol resitali yaşatacak bize.



Bobo: Kızım olsa vermem kendisine. Brezilyalı Hakan Şükür. Bu kadar alıngan, bu kadar küsen bir oyuncu olmaz olsun. Sezon başı satıldı, satılamadı derken, dün yüzü asık mutsuz bir Bobo vardı sahada. Kafasını toplayıp bir an önce futbola dönmesi lazım. Ayrıca bu takımda kim sol açık oynamaz derseniz, ben Bobo derim. Hem Bobo'ya yazık hem Beşiktaş'a.



Nobre: Dün fazla gol pozisyonuna giremedi, ama özellikle ilk 20 25 dakika Fener müdafasını yıprattı. Türk ve golcü olduğu için kadroda sıklıkla yer bulacağını düşünüyorum. 3 4 hafta sonra özlenilen Nobre olabilir.



Nihat: Nihat'ın en az 8 haftaya ihtiyacı var bence tam kondisyonlu oynayabilmesi için. Ayrıca biraz egosundan sıyrılması lazım. Dün çektiği şut gibi ,uzun mesafeli denemeleri sezon içinde devam ettirirse biraz tatsız kaçar. Ama Nihat bu takımın ruhu olabilcek 2 3 futbolcusundan biri. Umarım eski günlerine çabuk döner ve bize o güzel futbolunu izletir.



Holosko: Dün aradığı geniş alanları bulamadı. Belki maç 0 0 iken oyuna girse daha etkili olabilirdi, ama Fenerbahçe golü bulduktan sonra oyuna girince, geriye yaslanmış müdafa arasında eridi gitti.



Rıdvan: O da İsmail gibi Beşiktaş'a uzun yıllar hizmet edebilecek kapasitede bir oyuncu. Sezon başı U 19 milli takımında olduğu içim takım ile fazla çalışamadı. Bu açığını en kısa sürede kapatıp, formayı Erhan'dan alır gibi geliyor bana.



Genel olarak, 2 yarıdaki Beşiktaş'ı eleştirmemek lazım. Beşiktaş'ın ucuz maliyetli ve yedek kalmayı dert etmeyecek yerli bir stopere (Emre Aşık tadında) ve Yusuf'un eksikliğini hissettirmeyecek bir oyuncuya ihtiyacı var. Mustafa Denizli 4 3 3 oynatıyor takıma, ama bu takım aslında çok güzel 4 4 2 oynar. Böylece Bobo kanatta harcanmaz, Tello atağa daha rahat çıkabilir. Böyle hucum bekleri olan bir takım çok güzel kanat organizasyonları yapabilir. Ayrıca Beşiktaş'ın ileri uç oyuncuları genelde benzer yapıda. Batuhan bu benzerliğin dışında bir oyuncuydu ama Mustafa Hoca'ya fazla sallayınca soluğu Antep'te aldı. Umarım akıllanır ve bir an önce Beşiktaş formasına kavuşur.



Not: Biraz geç oldu kusura bakmayın.

Maradona

Süper Kupa Feneri

Dün gece kıran kırana bir maç izledik. Zaten siyah beyaz ve sarı lacivert forma içlerinde adam olmasa dahi kıran kırana mücadele ederler. Dün de takımlarda yeni oyuncular olmasına rağmen iki iyi mücadele eden takım vardı sahada.

Fenerbahçe'yi incelersek kaleden başlamamız lazım. Volkan'a çok da fazla top gelmedi ama bir iki tehlikede iyi toplar çıkardı. Bir top da direkten döndü. Defans hattı korktuğum kadar kötü değildi.Bunda Nobre'nin sırtı dönük oyunu ve Bobo'nun kanat gibi kullanılması da sebep oldu diyebiliriz. Baros Gökhan Ünal gibi üst düzey forvetler karşısında ne yapacaklarını göreceğiz.Bilica hem ileriye topu sokması hem de defanstaki müdahaleleriyle göz doldurdu. Ama yönetim kurulundan da doğrulandığı üzere Edu'nun kalıp kalmayacağı ve defansa bir adam daha alınıp alınmayacağı 1 hafta içinde netleşecek. Kanatlarda ise Gökhan'ın Honved yorgunluğu ve de Wederson'un forma aşkı vardı. İyi oynadı ve güven verdi Vederson.

Orta sahaya bakarsak eğer yine en çalışkan Emre idi. Cristian ise zaman zaman topla buluştu ve buluştuğunda yine hep ileriye oynadı ya da çabucak topu arkadaşlarına geçirdi. Ama kendisi daha çok ürkek gözüküyor. Onu Ekim ayında görmek gerekecek sanırım. Koch'un onu iyice yoğurması lazım.

Kanatlarda ise Dos Santos da çok etkili değildi.İkinci yarı daha iyiydi. Ama taraftar ona krediyi vermiş bile. Carlos ile daha iyilerdi diyebiliriz. Ama onun da ikinci maçı. Daha çok süre var önünde. Kazım ise yine fena değildi. Çalıştı çabaladı. Yerine giren Deivid de Honved maçına göre daha iyiydi. Oyuna hareket getirdi. Ama genel olarak orta saha daha tam olarak hazır değil ve Beşiktaş gibi pres yapan bir ortasaha karşısında etkili olamadılar. Zamanla göreceğiz düzelmeliler. Özellikle gerideki Cristian'ın topa daha çok girmesi gerek.

Forvet hattı ise boş kaldı mı ne kadar etkili olduğunu atılan ikinci golde gösterdi. Olan Semih'e olmak üzere. Dün de dediğimiz gibi elde bir Semih varsa onu kullanmaya çalışmalı artık Fener.
4lü defans önünde Cristian Emre Deniz önünde Alex ve önünde Semih Guiza denenmeli. Ayrıca Alex'siz 4 defans önünde santos emre cristian topuz( deivid , kazım) önlerinde iki forvet denenmeli.

Son bir not da hakem için. Korkmayın arkadaşım. Bilica itti mi Yusuf'u ? Ver, ceza sahasına yakın diye korkma. 5 metre geride olsa vereceğinden eminim. Çıkar sarı kartını bir daha yapıyor mu bak bakalım. Sonra Kazım Yusuf'un ayağından topu tereyağdan kıl çeker gibi alınca ona da faul vermek zorunda kalma. Komik olmayın. Korkmayın.Sonra Fener hakemlerle kupayı aldı oluyor. Hiç kupası yok ya ,ona da bu kupa verildi deniyor. Korkaklığınız iki ezeli rakibin arasını açıyor her maçta.

Marquinhos

2 Ağustos 2009 Pazar

Beşiktaş Fenerbahçe (Süper Kupa Maçı Öncesi)



Marquinhos:
selam maradona lig heyecanı başlamak üzere ve bu gece ilk heyecan süper kupa ile yaşanacak. özledik değil mi azizim?

Maradona:
çok özledik , gerçi bir iki avrupa ligi maçı izleyebildik
ama tabi rakipler zayıftı .bu akşamki maçın tadı yoktu

Marquinhos:
evet bu akşam bir nevi ak koyun kara koyun belli olacak. ilk ciddi sınavları olacak iki takımın da
gerçi beşiktaş daha zor maçlar yaptı

Maradona:
evet, hazırlık maçlarına baktığımızda beşiktaş biraz daha ciddi rakipler ile oynadı
ama hazırlık maçları fazla ölçü olmuyor bence
ilk 5 hafta geçmeden net şeyler söylemek zor takımlar için
ama gene de derbi heycanını hissetmek güzel

Marquinhos:
evet evet. lige bir derbi ile girmek güzel olacak

Maradona:
peki sen fenerbahçe'den bu gece ile ilgili neler bekliyorsun?
nasil bir 11 ve nasil bir oyun anlayışı?

Marquinhos:
fenerbahçe'nin bir maçının özetini ve bir maçını da staddan izledim.
özetini izlediğim maç boluspor maçıydı ve de stadda da uefa maçını izledim honved'e karşı.
ben daum'dan 4 3 1 2 gibi bir taktik beklerken daum takımın taktiğini değiştirmedi.
zico ve aragones dönemlerine yakın bir taktik uyguladı.
bu maçta da böyle olacak artık orası kesin
kadroda ise iki eksik var :carlos ve özer hurmacı
carlos yokken o kanatta kimler nasıl oynayacak bu önemli bir soru
daum santos'u honved maçında geriye çekti ve önünde deivid ile oynadı ve bence sol kanat çalışamadı. sağ kanat etkiliydi.
şimdi solda yine bu dizilişle oynarsa fener o kanattan deivid'in yine sürpriz goller bulmasını bekleyebiliriz ancak.
ama bence wederson ve önünde santos oynarsa iki kanadı da etkili olacaktır fenerin.
ortasahanın ortasının kalitesi de bu sene emre ve cristian'la bence geçen seneye göre bir kademe yükseldi
cristian ileriye doğru ve uzun isabetli paslar atabiliyor.

Maradona:
peki defansın göbeği nasil fenerbahçe'de ?
luganosuz ve edusuz başlanacak sezona ve daha ne olacağı da belli değil

Marquinhos:
emre de honved maçında hücuma çıkmaya başladığını gösterdi.uzun zaman sonra ilk kez hazırlık kampı yaptığı için de daha iyi durumda.defansın göbeği ise sanırım 3 büyüklerin de sorunu.
bilica henüz ciddi bir maçta ciddi bir rakiple oynamadı.
önder ondan daha tecrübeli orada.
bir nürnberg maçı oynandı ve sanırım 3 gol yedi fener rakibinden
yani bence defansın göbeği tehlike sinyalleri veriyor. ama bu sinyaller bu gece daha da artabilir.

Maradona:
aslinda bu gece carlos yok ama ben sezon içinde carlos'un da sıkıntı yaratabilceğini düşünüyorum geçen sene geri gelmeyi sıklıkla ihmal etti carlos, zaman zaman ofsaytları bozdu
sezon genelinde santos wederson
düşünülüp carlos yedek kalabilir mi ?

Marquinhos:
doğru söylüyorsun.
carlos geriye dönmelerde özellikle de lig ilerledikçe zorlandı
wederson daha sağlam gibi duruyor orada
hucüma çok da çıkmıyor ve defansı da başarılı

Maradona:
peki ya guiza? geçen senenin ve yazın sorunlu oyuncusu, honved maçında gördün 3 gol attı, sence bu sene faydalı olabilir mi guiza ?

Marquinhos:
ama santos ve carlos iyi bir ikili olacak gibiydi bakalım 2 hafta sonra carlos dönünce bir kaç hafta santos ve carlos oynar ve devamında ne olacağına bakılır. santos'un aslında carlos'un bölgesinde olması carlos'un dönemediği zamanlarda o dezavantajı da kaldırabilir.
guiza...biliyorsun ki en çok eleştirdiğim adamdı. bence bu sene iki kanadın da artı emre'nin de ve arada cristian'ın da ataklara katılmasıyla iki forvet gibi oynuyor fener.yanı alex eskisi gibi geriye gelip top almak zorunda kalmıyor. guiza da daha çok orta alıyor ve pas alıyor. yani hani geçen sene çok kişi ile hücum yapamama sorunu vardı ya fener'ın, o yok gibi artık.
biliyorsun kazım alırdı hemen geriye oynardı
uğur boral maç başı neredeyse bir orta yapardı
şimdi kanatları çok çalışıyor fener'in ve sanırım guiza da daha çok top alacak ve daha çok gol atacak
ama yine de semih tek forvetin olmazsa olmazı bu kadroda
ve ayrıca artık fener anadolu takımlarına özellikle çift forvet ve arkalarında alex ile oynamayı öğrenmeli

Maradona:
ben de onu soracaktım tam semih mi guiza mı diye ?

Marquinhos:
valla kimi zaman tek semih tek guiza ve kimi zaman da ikisi birden
sence?

Maradona:
bence zaman zaman fenerbahçe alexsiz oynamayı öğrenmeli
mesela topuz ve santos kanatlarda olduğunda çift forvet rahatlıkla yapılabilir

Marquinhos:
evet ya alexsiz oynayacak ya da alex semih ve guiza oynayacaksa da arkayı 3lemeli. deniz cristian ve emre onların arkalarını kollamalı bir anlamda

Maradona:
evet

Marquinhos:
evet bu da bir çözüm
bu arada sağ kanatta da topuz kazım deivid ve hatta iki kanatta da oynayabilen özer çekişecekler deivid de iki kanatta oynatılıyor bakalım kimler kazanacak bu savaşı .

Maradona:
beni biliyorsun kazım'ı çok seviyorum

zico onu oynatmayı başarıyordu
ve bence daum da bunu yapabilecek
kim formayı kapar bilmiyorum, ama geçen seneye göre
hem daha derin bir kadro hem de kadroyu daha iyi kullanabilecek bir hoca var fenerbahçe'de.
yavaş yavaş kartal'a geçelim mi ?

Marquinhos:
geçelim .sence beşiktaş nasıl bir kadro ile çıkacak ve kimler oynayacak bu akşam?

Maradona:
bence , kalede rüştü geride erhan sivok ferrari ismail
orda alanda fink ernst tello
ileride holosko nobre yusuf

Marquinhos:
bugün yusuf yedek çıkabilir de diyorlardı haberlerde

Maradona:
beşiktaş'ın özellikle ileri 3'lü için alternatifi çok fazla
bobo nobre holosko tello yusuf nihat
nihat bugün sanırım ikinci yarıda oynayacak
ama geri kalan isimleri mustafa denizli nasil kullanır bilmiyorum

Marquinhos:
nihat'ı da izlemeyi çok istiyorum bu akşam bakalım nasıl oynayacak.
beşiktaş geçen seneye göre kadrosunu en iyi koruyan ve fena da transferler yapmayan bir takım. bu avantaj olur mu bu gece?

Maradona:
bence olur
hoca aynı hoca, sistem aynı sistem
kaybettikleri bir oyuncu yok, güzel transferler yaptılar
sırf bu gece için değil, bence sezon başı için de büyük avantaj bu
ama beşiktaş'ta da defans sorunu var
kadroda stoper eksikliği hemen göze batıyor

Marquinhos:
evet sivok ve ferrari'den pek memnun değil beşiktaş taraftarı da

Maradona:
ayrıca ferrari ve sivok iyi isimler de olsa , birbirlerine alışmaları zaman alır
bence zamanla uyumu yakalarlar
ferrari geçen sene genoa'da gayet iyi bir sezon yaşadı
kalitesi bence ligimiz için fazlasıyla yeterli
ama uyum lazım
bir de şöyle ki beşiktaş'ın bu gece oynayacak geri 4'lüsü geçen sene hepsi farklı takımlarda oynayan oyuncular
uyumu yakalamak biraz zaman alır

Marquinhos:
evet şimdi onu diyecektim erhan ve ismail bugün sahada olacaklar ne düşünüyorsun onlarla ilgili?

Maradona:
özellikle ismail'den çok umutluyum
erhan ise sezon içinde bence rıdvan ve toramanın bir adım gerisinde kalcak
medyadan takip edebildiğim kadarı ile
ibrahim üzülmez , ismaille yakından ilgileniyormuş
bence bu, uyum sürecini hızlandırır
ama gene de şampiyonlar ligi için üzülmez giyer formayı gibi geliyor bana

peki fink ernst ikilisi desem sana
sence nasıl olacak bu ikili, cisse ernst kadar faydalı olabilecek mi?

Marquinhos:
açıkçası ben sivok ve ernst yan yana oynarken başarılı buluyordum o noktayı. cisse varken ise o bölge daha yavaş çalışıyor gibime geliyordu.
fink ve ernst'i izlemedim ama ernst'i tanıyoruz az çok.
fink de onun gibi hem ileriyi hem geriyi dengede tutan bir yapıda olur ve hızlı düşünüp iyi toplar atarlarsa başarılı olurlar.

Maradona:
maç nasıl geçer peki ?

Marquinhos:
valla defanslar iyi değil. ama orta sahalar iyi. yani ortayı geçmek zor olacak ama defansla karşı karşıya gelince de defansı geçmek kolay olacak iki takım için de.
tahminim 2 1 ya da 2 2 gibi sonuçlar
sen ne dersın?

Maradona:
ben de bol gollü bir maç bekliyorum
gerçi olimpiyat stadında havaya girmek takımlar için zor olabilir
ama dediğin gibi, iyi ileri uçlar ile zayıf defanslar karşılaşacak, bu da gol izleyeceğiz demek
idda gibi yorumlarsak maç üst olur diyorum

Marquinhos:
evet üst rahat rahat oynanır

Maradona:
eh o zaman maç saatine kadar beklemek lazım artık
maçtan sonra yorumlarımızı bloga koyarız artık

Marquinhos:
sana iyi seyirler diliyorum öyleyse maradona. maç sonrası tekrar sohbet ederiz.
umarım güzel bir maç olur

Maradona:
umarım bir de mehmet topuz gerginliğinden uzak bir maç olur

Marquinhos:
evet acaba oyuna girerken neler hissedecek mehmet topuz? ya da daum kullanacak mı onu acaba göreceğiz. daha önce rüştü nobre gibi isimlerde ben fener taraftarından tepki beklerken hiç ağır tepkiler olmamıştı bakalım çarşı nasıl tepki verecek?

Maradona:
bugün okuduğum kadarı ile topuza bir süprizleri varmış
artık izleyip göreceğiz herşeyi


Marquinhos:
evet haydi iyi seyirler
KORNER OLMASI LAZIM

Yetiş ya Muhammed Yetiş ya Arda


Anketimiz sonuçlandı ve Türkiye bu iki futbolcudan gol veya goller bekliyorlar İngiltere karşısında. O maç ne zaman olur bilinmez ama Arda'ya olan güvenin yanında Muhammed'e verilen oyların, biz daha çok bekleriz anlamına geldiğini söyleye de biliriz.



Korner Olması Lazım

31 Temmuz 2009 Cuma

Netanya-Galatasaray



3. resmi maçına çıktı dün Galatasaray. Herkeste tedirginlik devam ediyordu. Hava sıcak, takım da ilk iki maçta çok iyi görünmemişti. Mantıklı insanlar bu durağanlığın normal olduğunu söylerken, medya Galatasaray'ı ve Rijkaard'ın sistemini sorgulamaya başlamıştı erken erken. Unutulan şey şu ki, 55 60 maç yapacak bir takım ilk maçtan forma girerse, sezonu nasıl bitireceğini hiç hesaplamadılar. Tabi Galatasaray gibi medya da ilk kez sezonu bu kadar erken açıyordu ve forma girmekte zorlanıyorlardı belki de. Maça Netanya, bizim takımın özellikle göbeklerdeki sakarlıklarından dolayı biraz hızlı başladı. O dakkalarda Leo Franco, sezon boyu kalenin emin ellerde olacağının ilk sinyallerini verdi. 20. dakikada, Mustafa Sarp başta olmak üzere, adam paylaşımında yapılan bir hata sonucu golü yedik. Aklıma Sion, Benilzona, Tromso gibi maçlar gelirken, Hakan Balta , hayatının en rahat golünü attı desek abartmış olmayız heralde. İkinci yarıda Kewell, Sabri ve Baros ile sonuca gittik. Netanya'nın direnci zaten 2. golden sonra iyice azaldı ve biz de rahatladık. Tobol maçındaki kadar zorlanmadık, rakip takım Tobol kadar disiplinli olmayınca biz de daha çok boş alan bulduk ve daha rahat oynadık. Frank Rijkaard'ın oyun felsefesinin sahaya en net yansıdığı maç oldu bu. Belki böylece , ilk maçlarda 4 3 3'ün ne olduğunu anlamayan ve bu yüzden olmaz bu işler, Galatasaray Barcelona değil ki diyenler, bir şeyleri anlayabilmiştir. Ama tabi ki skor bizi yanıltmamalı. Özellikle defansın göbeğinde Zan Servet ikilisi ile bu sezon rahat bitmez. Biter de , maçlar bol gollü biter. Servet hem Göhkan Zan'ı hem de Sabri'yi tutmak zorunda kalır. Elano'dan sonra bir transfer daha gelir mi bilmiyorum ama defansın göbeğine birisini alırlarsa hiç bir sorun kalmaz kadroda.

Arda Turan



Daha sezon başlamadan Arda'yı yıpratma kampanyaları başlamıştı. Bir çok konu futbol dışıydı ama kaptanlık ve 10 numara ile ,eleştiriler futbol sahasınada gelmeye başlamıştı. Herkes öngürülerde bulunup Arda'nın orta 3lüde oynayamacağını dile getirir oldu. Arda ise dün 10,5 numaralık futbol oynadı sahada. Gerçi Elano transferi ile belki bir daha o mevkide devam etmeyecek ama gene de gerektiğinde neler yapabilceğini gösterdi Arda Turan herkese.

Leo Franco: İlk maçtan ahkam kesmek çok mantıklı değil, ama bu sene kalemiz geçen seneye göre daha emin ellere emanet, orası kesin.

Sabri: Sezon başı kampında da Frank Rijkaard'ın gözüne girmişti. Futbol oynadığı zamanlar daha verimli , en azından daha az sinir bozucu. Ama o kadar kötü hatıra var ki aklımda Sabri'yi sevemiyorum. Umarım Uğur formayı kapar bir an önce.

Gökhan Zan: Bonservis bedeli olmaması Gökhan'ın tek iyi özelliği bence. Çünkü böyle sakar bir adama bir de para vermiş olsak üzülürdüm cidden. Bakalım futbolun ustaları Rijkaard ve Neeskens , Gökhan'da bir şeyleri değiştirebilcekler mi?

Servet: Heralde yurt dışına gidemeyişini çabuk atlattı. Servet için fazla söze gerek yok, yanına topu oyuna sokabilen bir oyuncu alınırsa Servet'in değeri de daha iyi anlaşılar.

Hakan Balta: Attığı gol dışında, dün bir bek olarak da görevini yaptı. Ayrıca ileriye çıkışları ve pas trafiğine katkısı da güzeldi.

Mustafa Sarp: Yediğimiz golde adamı kaçırması dışında göze batan büyük hata yapmadı. Hızlı oynamaya alışabilecek sanırım. İlk 11'in olmasa da ilk 18'in değişmez ismi olacak.

Ayhan: Takımda iki yönlü oyunu oynamaya en müsait oyuncu bence. Yaşı gereği biraz geç form tutar sanırım ama takımın vazgeçilmezi.

Kewell: Onu izlemek aşırı zevk veriyor bana. Sahaya ve oyuna bu kadar yakışan oyuncu az bulunur. Attığı gol , düzgün vuruş , oyun içinde attığı isabetli paslar gerçekten güzeldi. Onu izlemeye doyamıyorum.

Aydın: Tobol maçına göre daha iyiydi. Ama bu takım içinde ilk 11'i yakalaması zor. Keşke kulübede oturcağına Abdullah Avcı'nın yanına gitse gene. 1 sene kiralık kalsa ve geri döndüğünde forma için daha ciddi bir savaşa girse.

Baros: Arkasında yetenekli ayaklar olunca daha fazla göze batıyor. Golculuğune laf söylemek haddimi aşar.

Nonda: Eski Nonda'yı arıyor gözlerimiz 1 senedir. Umarım Baros'a bir şey olmaz, çünkü Nonda'nın eski günlerini yakalaması zor gibi duruyor.

Keita: İlk maçıydı, ama rehavet içindeydi biraz. İstanbul'da ilk 11 oynarsa kendisini daha iyi görebiliriz. Dün de istekliydi ama daha fazlasını yapabilecek kapasitesi var.

Genel olarak dün takım iyi gözüktü ama pembe tablolar çizmek için henüz erken. Ekim ayının başı gibi bir şeyler rayına oturur. Kasım başı ise makine gibi oynar Galatasaray bence.


Not: Kardeşim Marquinhos'u maç yazısı ile ilgili tebrik ediyorum. Gözlerinden öpüyorum

Maradona

Kırmızının Giremediği Sokak

Staddaki Burger King bile kırmızı logosunu kaldırmış. Maça hazır. Turkuaz da pek yakışmış!

Roberto Carlos Freekick 30 Temmuz 2009

Fenerbahçe Honved

Yazın ortasına denk gelen bu maçta ,hazır İstanbuldayım diye düşünerek ,takımıma destek olmaya karar verdim. 44 lira koymadı açıkçası ve hemen aldım biletimi. Maç günü geldi çattı ve saat 6 gibi arkadaşımla buluşarak stad çevresine vardık.Evim stada 15 dakika olduğu için maça her gitmediğim gün azaptır bana. Neyse efendim Şükrü Saracoğlu o saatlerde pek de dolu değildi tabi. Biz de bir şeyler yiyelim istedik. Çakma bir Marmaris Büfe'den çakma tostlar yedik.

Tostların ardından birkaç foto çekerim diye stad çevresine geri döndük. Pek de istediğim fotoğrafları çekemeden Nazlı'ya dönüverdik. Nazlı'yı bilenler bilir. Kızıltopraktaki balıkçının adıdır ve genelde onun etrafında toplanılır. Tezahüratlar eşliğinde stada yürünür.



Hemen bakkaldan biralarımızı aldık ve sokakta sarı lacivert günü izlemeye koyulduk. Yeni forma tartışmaları yoğunluktaydı. Elano'nun Galatasaray'a transferi konuşuluyordu. Bu konuşmalar eşliğinde stada vardık.

Maça 40 dakika kala stada girdik ve yerimize oturduk. Görüş açımız gerçekten iyiydi. Futbolcular klasik olarak teker teker çağırıldı tribünlere. Yeni transferlerden Cristian kendisinin çağırıldığını uzun süre anlayamadı. Daha sonra dayanamayıp geldi ve oley çekme işlemini başarı ile tamamladı.

Maça kadar stad neredeyse tamamen doldu. Başlama vuruşu ile beraber neyin ne olacağı hemen anlaşıldı. Fener iyi top çeviriyor ve Honved de izliyordu. Gole kadar net bir pozisyonu yoktu Fener'in. Roberto Carlos eski günlerinden kalma o kadar güzel bir freekick golü attı ki sanırım takım kendine geldi ve saldırmaya başladı. Burada Dos Santos çok şanssızdı bence. Carlos vuruşu yaparken sakatlandı ve yerine uyuşuk Deivid girdi. Bu dakikadan sonra Santos, Carlos'un yerine çekildi. Deivid aldığı her topu ezdi desek yeridir. Sol kanatta olduğundan dolayı her topu önce sağa alma zorunluluğundaydı ve bu da ona çok zaman kaybettirdi. Fener de daha çok sağ kanadı kullandı.





Kazım gerçekten çok değişmiş. Eskiden ona atılan her topu o aynen geriye doğru Selçuk'a atardı. E şimdi arkada Selçuk da yok. Kazım topu alıyor hemen Gökhan'ı kaçırıyor ve Gökhan da ortayı yapıyor ya da Kazım Gökhan'a bırakmadan ya şut çekiyor ya da orta yapıyor. Bir gol de zaten böyle geldi.

Emre bu maçın yıldızıydı. İnanılmaz koşular , müthiş top çalmalar yaptı. Bir de asist yaptı Guiza'ya.

Guiza demişken ,3 gol attı kendisi. Onu ilk kez sahada izledim. Sanırım Korner Olması Lazım okumuş! Bana inat 3 gol attı ve 3ü de aşırtma değildi!

Genel anlamda bakarsak Fener Cristian ve Emre ile topu hemen ileriye ve kanatlara taşımaya çalışıyor ve bunda başarılı da oluyor. Cristian Orelyo , Emre de Appiah görevini üstlenmişler. Kanatlar iyi çalışıyor. Ortalar sürekli yapılıyor. Attığı gole rağmen ileride tek eksik belki Cristian'ın çok risk almaması ve de Alex'in yavaş oyunuydu. Takım Alex dururken hızlanmış bence ve artık Alex sırıtıyor. Çok top ezdiğini düşünüyorum.

Tabi bu takımdaki en büyük zaaf bence defans hala. Honved değil de karşıdaki takım Diyarbakır olsaydı inanın daha çok saldırırdı ve daha çok pozisyona girerdi. Ne yapıp etmeliler ve defansa bir takviye yapılmalılar bence.




Carlos'un durumu ise nedir şu an bilemiyorum.Umarım bir sorun yoktur çünkü Santos'la beraberken sol kanadı çok iyi işlettiler.
Arada sırada Zico ve Aragones dönemlerini hatırlatan pas trafiği olsa da pek de canımı sıkmadı açkçası. Kaleye daha çabuk gidiyor Fener genel olarak. Sabah evden çıkmadan mtk maçını izledim ve aradaki fark gerçekten çok fazla. Tabi Mtk ve Honved farkı da çoktur ama yine de umutluyum.
Enteresan bir not da Cristian topla neredeyse buluşur buluşmaz uzaktan bir kaleyi yokladı ve hemen özür diledi. Dileme arkadaşım. Bu takımda Selçuklar Maldonadolar Josicolar özür dilemeden ne şutlar çektiler ve hatta şut bile çekmeden gittiler. Sen yeter ki şut çek.

Özlemişim Kadıköy'de maça gitmeyi. Şansıma 6 gol birden gördüm. Fener de turu ,futbolun gereksiz mucizeleri olmazsa garantiledi desek yeridir. Daha da şansıma Carlos'un golünü canlı canlı sizlere çekebilme şansını elde ettim. Daha ne isterim?
NOT:Guiza'nın her golünden sonra ona özel İspanyol marşı çalınması da ayrıca enteresan bir gelişme. Zamanında Kezman'a Batman müziği çalsaydık hattrick yapar mıydı acaba?

Sevgiler.
Marquinhos


30 Temmuz 2009 Perşembe

4 2 3 1'in 3lüsüne Elano!


Elano Galatasaray'da! Galatasaray iki senedir isimli oyucuları rahat rahat kadrosuna katıyor. Baros Kewell Lincoln Keita derken şimdi de Elano Galatasaray'da. Bu sefer Lincoln'den bir kaç gömlek üstün birini izleyeceğiz. 34 kez milli olmuş bir Brezilyali var karşımızda. Ayrıca son Konfederasyon Kupası'nda da ortayı yapan oyuncu idi Lucio'ya sanırım ve ben yanılmıyorsam.Bu transferin ayrı bir önemi de Galatasaray'ın 4 3 3 sistemini bırakması olacak. Rijkaard artık sanırım defans önünde Topal Ayhan onların önünde Arda Kewell Elano ve en önde de Baros ile oynayacak. Tabi arada Linderoth sakatlanmazsa o da oynar. Yani nokta transfer desek yeridir. Katkılarından dolayı Barış Öbzek'e selamlarımı iletir onu bir daha Sami Yen'de görmek istemediğimi de belirtirim. Maradona'nın çok üzerinde durduğu pas yapamama özelliği de sanırım Arda Elano ve Kewell ile bozulacaktır. Keita Kewell'ı yedek bırakır mı onu da göreceğiz. Ya da Baros'u mu yedek bırakır şimdilik bilemiyorum.

Son bir not : Konfederasyon Kupası iki yetenekli oyuncuyu ülkemizde görmemize sebep oldu belki de. Teşekkürler çakma Dünya Kupası.
Marquinhos