Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2009 Çarşamba

Trabzonspor ve Hugo Bross




Gene bu yoğunluktan, kendi takımlarımızdan başka takımlarla ilgilenemedik. Trabzonspor büyük sorununu haftalar sonra çözdü. Şimdi şöyle bir şey var, Ersun Yanal ile yollar ligin bitimine 5 6 hafta kala ayrıldı ve Ahmet Özen'in geldiği ilk gün, sezon sonu görevi bırakacağı belliydi. Bu 5 6 hafta içinde hoca arayışına başlandı mı başlanılmadı mı bilmiyorum, ama eğer başlanılmadıysa bu idari bir hata. Yok başlanılıp da , 2 aydır bir teknik adamla anlaşılamıyorsa da bu idari bir hata. Trabzonspor özelinde bu teknik adam ve Türkiye ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Trabzon ülkemizin önde gelen şehirlerinden ve Trabzonspor ise dünyanın bence ilk 3 büyük şehir takımından birisi. Genelde transfer zamanları futbolcuların ve teknik adamların ülkemize getirilmesinin zor olduğu yönünde yakınmalar olur hep. Bu maalesef bizim futbolumuzun değil ülkemizin sorunu. Geçen yaz 9 ülke 20'ye yakın şehir gördüm Avrupa'da. Tamam daha düzenli, alt yapı sorunu olmayan şehirler ve ülkeler, ekonomik gelişmeye bağlı olarak, ülkemize göre bazı ileri tarafları var, ama onlara on üzerinden 8 verirsek ,Türkiye de on üzerinden 8 alır. Çünkü bir şehiri yaşanılır yapan sadece düzeni değildir. Hele ki Belçika ve Hollanda gibi sıkıcı ülkelerde, Yunanistan gibi , bizim kopyamız bir ülkede ve Köln gibi ızdırap bir şehire ,(ki Almanya bütün düzen ve gelişmişliğine rağmen açık ara sıkıcı bir ülke ) futbolcular ve teknik adamlar gidiyorsa, bize gelmemeleri şımarıklık ve bizim kendimizi tanıtamama sorunumuz. Bruge diye bir şehir gördüm, sanırsınız nufusu 3 , ölmüşler, toprağın altına girmişler, hayata oradan devam ediyorlar. Ama tabii teknik adam konusunda başka bir önemli konu da , takımın mali yapısı. Çünkü eğer belli bir seviyenin üzerinde teknik adamla anlaşmak istiyorsanız, transfer bütçeniz de ona göre şişkin olmalı.


Gelelim Trabzonspor'un yeni hocası Hugo Bross'a. Kendisini 3 gün önceye kadar tanımıyordum, ama internet sağolsun hemen hakkında birşeyler okumaya başladım. Club Brugge ile 2 Anderlecht ile 1 kez şampiyonluk yaşamış. Ayrıca Anderlecht ile Şampiyonlar Ligi tecrübesi var. Ayrıca Genk takımını çalıştırmış ve ordayken de 1 kez olmak üzere toplamda Belçika'da 4 kez yılın hocası seçilmiş. En son ise 15 Aralık 2008 tarihinde Yunanistan'ın Panserraikos takımının başına geçmiş ama takımı küme düşmekten kurtaramamış. Eh Frank Rijkaard da Sparta Rotterdam ile küme düşmüştü. Yani futbolda herkes böyle şeyler yaşayabiliyor. Trabzon hem şehir hem de camia olarak özel bir yer. Futbol onlar için çok önemli ve çok heyecanlı yapıları olduğu için, bazen bu sevgileri ile yanlışlar yapıyorlar. Tranzonspor bugün değil Bross'u Morinho yada Alex Ferguson'u getirse sezon sonu şampiyon olamaz. Elinde geçen sezon çok iyimser bakarsak 14 15 kişilik bir kadro vardı. Bu sezon ise 2 bitmiş transferleri var sadece. Ferhat Öztorun ve Zafer Yelen. En azından çok isabetli ve ilk onbiri zorlayabilcek 5 transfer yapmaları, kadro genişliği için önemli. Bir forvet,bir defans(sanırım Song ile yollar ayrılcak) bir sağ bek, 2 ortasaha oyuncusu lazım Trabzonspor'a. Ayrıca Hüseyin Çimşir ile ilgili olarak, sürekli olumsuz haberler çıkıyor. Eğer Hüseyin bu takımdan giderse, dünyanın en büyük şehir takımında Trabzonlu futbolcu kalmayacak neredeyse. Bunları Hüseyin çok iyi bir futbolcu olduğu için değil, Trabzon'un takımdaki ruhu olduğu için söylüyorum. Zamanında bazı olaylardan ötürü ve maddi kazanç için Fatih Tekke, Gökdeniz ve Tolga Seyhan satıldı. Özellike Fatih Tekke ve Gökdeniz'in yerleri doldurulamadı. Şimdi hem oyunculuğu hem de tenkik adamlığı döneminde şampiyonluklar yaşamış, Avrupa kupası tecrübesi olan bir teknik adamla anlaştılar. Umarım çok isabetli transferler yaparlar ve kadrolarını da güçlendirirler. Ama bunlar kadar önemli bir şey daha yapmaları lazım. Aşağıdaki tabloya bir bakın önce.



Son 13 sezon içinde sadece kırmızı ile işaretli 3 sezon tek teknik adamla bitebilmiş. Hugo Bross'u tanımıyorum, Trabzonspor'da ne yapar kestiremiyorum, ama bu takımın ve camianın birilerine sabır göstermesi gerek. Tamam çok beklediler şampiyonluk için anlıyorum, ama yapacak bir şey yok. İstikrar olmadan başarı çok zor yakalanır, yakalansa da sürdürülebilir olamaz. Umarım güzel bir kadro kurarlar ve ligimize renk katmaya devam ederler.


Maradona

7 Haziran 2009 Pazar

Büyükler Ne Yapmalı?

Sezon bitti, tembellikten yazamadık bir türlü sezon değerlendirmelerini. Transfer sezonu ise Mehmet Topuz olayı dışında renksiz geçiyor. Sürekli gazetelerde futbolcu isimleri havada uçuyor. Hatta buradan bir eleştiri yapmak istiyorum. Hadi yıllardır alıştık her gazete sallıyor bu mevsimde, ama Türkiye'nin tek farklı gazetesi sloganıyla yola çıkan Habertürk de aynı şekilde sallıyor sürekli. Acaba şöyle bir sezon sonu görebilecek miyiz ülkemizde? Ligler bitecek, ilk hafta takımlara göre ligin değerlendirilmesi ve takımların eksikleri. Sonra da böyle yalan transferler yerine, futbolumuzu daha üst seviyeye çıkartmaya çalışacak fikir yazıları, eğitim yazıları (işte stadt sorunları, taraftar sorunları) futbolcu sendikalaşmasıyla ilgili yazılar, yani kısacası bazen şöyle cümleler duyarız futbolun akil adamlarından, bu konu bu sayfaya sığmayacak kadar uzun, ya da bu program bu konuya yetmez daha çok program yapmak lazım. Alın size sayfa , alın size zaman. 2 ay herkes kahin gibi atmasyon haberler yapacağına otursun o sığmayacak konuları konuşsun. Sanırım gene fazla hayal kurdum neyse inceden başlayalım.

Beşiktaş

Bu seneyi şampiyon kapattı Beşiktaş. Bu şampiyonlukta oynayan oyuncular kadar, sakatlıklar da yardımcı oldu takıma ve bence takke düştü kel göründü Beşiktaş'ta. Bir hedef belirlenmeli ve bu hedefe yönetlik transferler yapılmalı Beşiktaş'ta. Şu anki kadro Şampiyonlar Ligi için yeteri kadar sert değil.Eğer gruptan çıkmak ya da en azından yola Avrupa Ligi'nde devam etmek gibi bir niyet varsa ki standart olarak her takımda vardır, öncelikle Delgado gitmeli bu takımdan. Bence Beşiktaş ve bütün takımlarımız 10 numara diye tabir edilen oyuncuları artık bırakmalı. Beşiktaş Cisse'nin yerine bir ortasaha oyuncusu almalı. Delgado da eğer gönderilirse, yetenekli bir sağ kanat oyuncusu alınmalı. Bir de artık sol bek ve sağ bek alınmalı Beşiktaş'a. Bir de Bobo gidicek diyorlar, doğal olarak bir forvet lazım, çünkü Nobre,Holosko ve Batuhan gibi oyuncular ile Avrupa'da başarı zor. Ha ama en geç 2 sene sorna Batuhan değil Beşiktaş'ın ,Türkiye'nin en iyi forvet oyuncusu olabilir , orası ayrı. Takımın kimyası bozulmadan bu takviyeler yapılırsa Mustafa Denizli ile bu takım seneye de çok iş yapar.

Sivasspor

Sivasspor ligimizin en istikararlı takımı bence. Bu sene ligi 2. sırada bitirmeleri çok büyük başarı. Zaman zaman Bülent Uygun ve bazı maçlardan sonra bir kaç oyuncu antipatik de gelse gözüme , o şartlar altında çok fazla da eleştirmemek lazım. Bu sene içinse Şampiyonlar Ligi'nde oynayacakları ilk turu geçerlerse başarı, ikinci turu da geçip gruplara kalırlarsa da tarih yazmış olurlar. Net ve açık söylemek istiyorum, değil 4 büyükler milli takımımız Sivas'ın yerinde olsa, o rakipleri geçip gruplara kalır diyemem rahatlıkla. O yüzden eğer onlar da olası bir elenmeyi kafaya takmazlar ise çok başarılı olurlar. Onların ise bakınca bölgesel olarak eksiklikleri yok. Ama ellerinde 14 kişilik bir kadro var ve bu sayıyı bu sene arttırmaları lazım. En azından 3 4 takviye şart bu takıma. Ayrıca bugüne kadar yaptıkları transferler ortada o yüzden aklımda en ufak bir soru işareti yok. Maddi imkanları ölçüsünde gene 4 büyüklere transfer dersi vereceklerdir.

Galatasaray

Yıllardan sonra iyi bir hoca getirerek başladık en sonunda sezona. Ama takımda bazı eksiklikler var. Rijkaard'a sorulmadan yapılmış olsa da Mustafa Sarp transferi kadro genişliği açısından çok isabetli oldu bence. Ayrıc Rijkaard Arda, Servet ,Topal gibi önemli oyuncuların takımda kalmasını istemiş. Öyle gözüküyor ki geçen seneki ilk 11 neredeyse kalacak. Eğer böyle olursa takımın mutlak bir sağ bek, bir sol bek ve stopere ihtiyacı var. Eğer ki alt yapıdan bir oyuncu hazır tutulmayacaksa, alınacak stoper 2 tane bile olabilir. Ayrıca Kewell'ın sağlık problemleri ortada. Her maç 60 dakika oynasa bence en mantıklısı olacak. O yüzden ya Aydın üzerinde ısrar edilmeli ya da hucumcu bir ortasaha oyuncusu alınmalı takıma. Ve gene bir forvet ihtiyacımız var. Baros dışında hiç bir forvet oyuncusundan faydalanamadık bu sene. Bence bu sene takımın gaza gelip geçen senelerdeki gibi büyük transferlere ihtiyacı yok. Alt yapı destekli bir A takım kurulursa hem bu sene hem de ilerleyen seneler kurtulur. Ha bir de kaleci sorunumuz var.

Fenerbahçe

Aziz Yıldırım 3 sene üst üste şampiyonluk sözü verdi ve savaşan bir takım kuracağını söyledi. Şu anki takımı savaşan bir takım haline getirebilmek için ilk 11'e en az 5oyuncu almak, yedek klubesini ise yenilemek gerekir. Benim gördüğüm kadarıyla defansın göbeğine 2 oyuncu şart. Sol bek lazım. Ortasahaya ise 2 tane karaboğa şart. Ayrıca gelecek hoca Daum sanırım artık, taktiğine göre 2 tane kanat oyuncusu şart Fener'e. Bir de Fenerbahçe'nin maç seçmeyecek oyunculara ihtiyacı var sanırım. Hatta buradan masraflı bir açılım yaparsak, Alex başta olmak üzere takımı Brezilyalılardan kurtarmak lazım. Tamam Alex'in istatistikleri ve yaptıkları ortada ama 3 sene üst üste şampiyonluk isteniyorsa bu iş maç seçen, hocayı sevmediğinden sakatlanan futbolcular ile olmaz. Tabi Fenerbahçe ile iligli daha fazla şeyi Marquinhos yazacaktır.

Trabzonspor

İşte burada sözün bittiği yerdeyim. Şimdi burdan ahkam kesip Trabzonsporlu taraftarları da kızdırmak istemem ama biraz da suçu kendisinde arasın bu camia. Kaç sezondur tek teknik adam ile bitirememişler ligi siz düşünün.Böyle istikrarsızlığın hakim olduğu bir yerde daha fazla başarıyı beklemek imkansızı istemek olur. Bu sene bir yeniden yapılanmaya gittiler ve 3. oldular. Bundan önemlisi ise bir kadro kurdular ve bu kadro iyi kötü, birlikte oynamayı öğrendi. Şimdi ise yönetim genel kurula gidiyor. Hocaları belli değil, hiç bir şey belli değil. Boşuna vakit kaybediyor Trabzonspor, allah sonlarını hayır etsin.

Maradona