31 Mayıs 2009 Pazar

Memleketimden Şampiyonluk Manzaraları







Şampiyon Bordeaux







Rakamlarla Lig

2008 2009 sezonunda dikkatimi çeken rakamları aktarmak istiyorum sizlere.

-Şampiyon Beşiktaş 60 gol atmış ve 30 gol yemiş. 30 averajlı bir şampiyonumuz var.

-Ligin son 10 takımının eksi averajı var.

-Gol kralımız 20 golle Milan Baros. İkinci ise küme düşen Kocaeli'den Taner Gülleri. Gol sayısı 18. Çok eleştirilen Gökhan Ünal 15 gole ulaşmış.

-En çok gol son 15 dakikada atılmış. En az gol ise 15 ve 30uncu dakikalar arasında atılmış.

-En fazla görülen skor 0-0 ve 2-0.

-En fazla dakikayı alan futbolcu Souleymanou Hamidou 3060 dakika görev almış.

-Sivasspor tarihinde 1. kez Şampiyonlar Ligi için ön eleme oynamaya hak kazandı.

-En az gol yiyen Kayserispor sadece 26 gol görmüş kalesinde.

-Diego Lugano, Semih Şentürk ile aynı gol sayısına ulaştı.İkisinin de gol sayısı 7.

-Ligin en doğudaki takımı Trabzonspor oldu. İkinciler ise Sivas ve Antep.

- Sivasspor 2007 2008 ve 2008/09 sezonlarında ilk yarıları lider tamamladı ve 2008/09 sezonunda liderliği 15 hafta sürdürüp ligi 2. bitirdi.

-En farklı skoru Hcettepe karşısında 7-0 ile Fenerbahçe elde etti.

-Eskişehirspor'un Denizli ve İBB maçlarında toplamda 7 gole ulaşıldı. Denizli'nin de Bursa ve Eskişehir maçlarında 7 gol atıldı.

-Kocaelispor toplamda 73 gol yemiş.

Not: İnternette hiçbir şekilde ligimizin asist kralını veren bir mecraya ulaşamadık. Ne federasyonun sitesi bu istatistiği tutmuş ne de spor gazeteleri ne de diğerleri.Türkiye'de arşiv ve istatistik bulmak gerçekten çok zor. Bir memleketin futbol federasyonu sitesi nasıl böyle bir istatistiği barındırmaz inanılır gibi değil. Üstelik ligin resmi sitesinde de böyle bir kayıt yok. Eğer bu bilgiye salı gününden önce ulaşabilirseniz konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Marquinhos

Anketlerle Super Lig

Ligimiz bu hafta sona erdi ve Beşiktaş şampiyon oldu. Açıkçası ligin ilk 3ünden kim şampiyon olsa hak edecekti ve Beşiktaş da hakederek kazandı bu şampiyonluğu.Özellikle cefakar taraftarı her sene bizlere ders verirken böyle bir şampiyonluk lazımdı onlara. Her sene bir İngiltere takımı taraftarı gibi çoğu maçı doldurdular. Hele hele son maçta 90 liralık eski açık fiyatına rağmen inanılmaz bir seyirci desteği vardı Beşiktaş'ta. İlk 3 takımı da tebrik ediyorum buradan. Fenerbahçe ve Galatasaray ise bay geçtiği bir ligde Uefa Avrupa Ligi'ne kalarak bence mucizeye imza attılar. Umarım seneye bu iki ekibin de katıldığı ve yine Sivas Trabzon ve Beşiktaş'ın da iddiasını devam ettirdiği bir şampiyonluk yarışı yaşarız. Bu sene de son haftaya 3 aday girdi ve Türkiye Ligi için bence çok iyi bir sayı bu. Düşen takımlarımız da son haftada belli oldu. Son düşen averajlara göre Konya oldu. Blog olarak belediye takımlarının düşmesini istesek de Konya da bu sene çok kötü bir performans sergiledi ve düşmeyi hak etti. Sevmediğimiz belediye takımları ise çok iyi zamanlamalarla çok önemli maçlardan puan almasını bildiler.

Bu haftayı Maradona ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Benim konum ise blogda sona eren anketler.

En İyi Transfer

En iyi transfer anketimizde birinci Fabian Ernst oldu. Ernst, geldiği günden beri Beşiktaş'ın ortasahasını toparlayan adam oldu. Sert oyunu ve kararlı , ileriye dönük bakış açısıyla sağlam bir görüntü verdi orta sahaya. Bence birinciliği de haketmişti. Ankara deplasmanında attığı gol de enfesti.

İkincimiz benim favorim olan Harry Kewell oldu. Türk futbolunda böyle renkler görmek beni çok mutlu ediyor. Tamam yaşı biraz çok, 90 dakika tam randımanlı oynayamıyor. Ama kullanmayı bilen bir teknik adamla daha verimli olacaktır. Bu sene sakatlığına rağmen verdikleri ortada. Kanat oyuncularının en az 5 golü geçmesi lazım ve Kewell bunu geçti. Her şeyin ötesinde tam bir profesyonel ve efendi biri. Büyük takımların imajını böyle oyuncularla yapmak gerekir. Lincoln ve Lugano gibi adamlarla sarsılan imajlar bu efendi futbolcularla düzelecektir.


Gol kralımız Milan Baros bu ankette 3üncü sırada yer aldı. O da kendini çok yere attı bu sezon ama gollerini de atmayı bildi. İlk geldiği sezonda 20 gole ulaştı. O gollerde Kewell ve Arda'nın payı ne kadar büyükse onun da bitiriciliği o kadar önemliydi. Umarım Galatasaray'ı bir basamak gbi kullanmaz Anelka gibi ve ligimize renk katmaya devam eder.

Geri kalan sıralama ise şöyle oldu:

4 Kamanan
5 Bangura
6 Emre B.

Bunların yanı sıra Fatih Ceylan ve Selçuk İnan hiç oy alamadılar. Bence 5'er oyu hakediyorlardı. Takımlarına büyük katkılar yaptılar. 4üncü Kamanan ise bu sıralamada en çok dikkat çekenlerden. Büyük takımlara Anadolu'dan bir mesaj niteliğinde. Az paralara genç ve mücadeleci oyuncular bulmak da mümkün dedi Sivas. Umarım bu dersleri vermeye devam ederler. Bangura da takımını sırtladı ikinci yarıda özellikle ve Denizli onunla düşmemeyi başardı. Emre de bence son 6 yılın en kötü Fenerbahçesinde tek doğruydu.

Şampiyonluk Anketi
Şampiyonluk anketimizde şampiyon 3 hafta önceden neredeyse belliydi. Beşiktaş çoğunluğun oyunu aldı ve oy verenleri mahçup etmeden ipi göğüsledi. Tebrikler Beşiktaş.

Avrupa Ligi
Bursa'nın Avrupa Ligi'ne gideceğine inanmıştık blog olarak ama son haftalarda bu turnuvaya tutunamadılar. Galatasaray ve Fener daha ağır bastı ve bu hakkı onlar kazandı. Yine de Ertuğrul eğer sezon başı Bursa'da başlasaydı bir Sivas örneği olabilirlerdi. Umarım seneye şampiyonluk yarışında olurlar.

Marquinhos


Sir Mustafa Denizli



Sezonu bitirdik ve en sonunda her şeyin net olduğu bir yazı yazabiliyorum. Beşiktaş kendi göbeğini kendisi kesti ve Denizlispor maçını kazanıp şampiyon oldu. 100. yıldaki şampiyonluktan beri bekliyordu Beşiktaş bunu. Bu sezona baktığımızda en çok hakeden 2 takımdan birisiydi Beşiktaş. Ama Mustafa Denizli faktörü ağır bastı ve bütün rakiplerini geriden gelip geçmeyi bildi Beşiktaş. Tabi burada Sinan Engin ve Ertuğrul Sağlam'ın da hakkını yememek lazım. Bu hafta içinde yavaş yavaş daha ayrıntılı incelemeler yapacağız takımlarla ilgili ama burada bir iki kilit nokta söylemezsem olmayacak. Bir hoca değişikliği ve devre arasında yapılan iki transfer ancak ve ancak bu kadar etkili olabilir. Bunun ötesinde bir takımın 10 numarasının sakatlanması ancak bu kadar faydalı olabilir. Delgado gitti dertler bitti diye manşet atardım ucuz bir spor gazetesinin başında olsam. Şampiyonluk ile ilgili son bir şey demek istiyorum. Geçen haftalarda Manchester United şampiyon olunca soyunma odasından görüntüler yayınlandı ve hiç bir yönetici yoktu soyunma odasında. Tamam aramızda onca fark varken kafayı buna mı taktın diyeceksiniz ama evet taktım. Sakın yanlış anlaşılmasın seneye başka takımın yöneticileri soyunma odasına girer ise onlar için de aynı şeyleri söylerim. Neyse efendim gerçekten Beşiktaş'ı bu şampiyonluklarından dolayı tebrik ediyorum canı gönülden. Bence Türk futbolunun bu şampiyonluğa şiddetle ihtiyacı vardı. Galatasaray ve Fenerbahçe oturup düşünsünler yaptıkları yanlışları. Gelelim diğer maçlara yavaş yavaş. Bu sezonun tembel kardeşleri Galatasaray ve Fenerbahçe gider ayak ağzımıza birer parmak bal çaldılar. Galatasaray hem sezon içindeki intikamını almak için, hem de Avrupa'yı garantilemek için çıktı sahaya. Geçen haftaki güzel oyunun devamı geldi ve Arda maçı kazanmak istedi. Bu sezon Arda çok yıprandı, umarım güzel bir tatil dönemi geçirir seneye sadece oynadığı güzel futbol ile konuşuruz. Ayrıca Bülent Korkmaz görevi bıraktı. Bu konuda söyleyecek çok sözüm var. Sivasspor'da ise Bülent Hoca'nın çıkardığı takımı ve oynattığı futbolu son hafta için anlamak mümkün değil. Ama gene de Sivasspor adım adım büyüyor. Ligdeki ikincilikleri nereden bakarsanız bakın çok büyük başarıdır. Hataları olmuştur , onlar da yakında söylenecek zaten. Diğer bir maç ise Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynandı. Fenerbahçe bir ön eleme turu az oynamak için çıktı sahaya, Trabzonspor ise Şampiyonlar Ligi için. Maçı izlemediğim için çok ahkam kesemeyeceğim ama bence iki takım da hakettiğini alarak kapattılar sezonu.

İyisiyle kötüsüyle bir sezonu kapattık. Bu sezon benim hatırladıklarım içinde en temiz sezonlardan birisi. Öyle ki her takım kendi kaderini kazanamadığı maçlarla kendisi belirledi. Galatasaray ve Fenerbahçe sistemli olarak puan kaybetti bütün sezon ama Sivasspor, Trabzonspor ve Beşiktaş arasından bir takım şampiyon olabilirdi. En az puan kaybeden takım şampiyonluğa ulaştı. Aşağıda ise son düşen Konya oldu. Bu düşüş bize gösterdi ki alt sıralardaki takımların birbirleriyle oynadıkları maçlar onların kaderini asıl belli eden maçlar. Seneye bizi daha güzel ve çekişmeli bir lig bekliyor sanırım. Bursaspor , Gaziantep ve Kayseri de bu seneki takımlara eklenince seneye rekabet ve mücadele olarak güzel bir ligimiz olacak sanırım


Not: Bu hafta içiyle birlikte takımları ayrı ayrı değerlendireceğiz ve dilimiz döndüğünce belli reçeteler vereceğiz.


Maradona

30 Mayıs 2009 Cumartesi

34. ve Son Hafta



Turkcell Süper Lig'in son haftası geldi çattı ve hala hiç bir şey belli değil. Bazı takımlar daha yakın ama bu sezonki dengesizliklerden sonra net şeyler söylemek çok zor. Hatta Fenerbahçe'nin Denizli'de şampiyonluğu kaybetmesinden dolayı da net bir şeyler söylemek çok zor. Dün iki amaçsız maç oynandı , Antep ile Eskişehir 1 1 berabere kaldı, Kocaelispor ise gider ayak Hacettepe'ye deplasmanda gol yağdırdı 4 0 ile kapattı sezonu. Kocaelispor ve Hacettepe'ye Bank Asya'da başarılar diliyorum. Yanlız bir şeye değinmeden geçemeyeceğim. Kocaeli gibi bir sanayi kentinin takıma sahip çıkmaması çok üzücü, öte yandan sezon başı takımı lejyoner birliğine çevirmeleri de çok düşündürücü. Gene de özellikle büyük takımlara karşı aldıkları ilginç skorlarla lige fazlasıyla renk kattılar. Gelelim son hafta da bizi bekleyenlere.


Denizlispor Beşiktaş

Şampiyonluk için ipleri elinde tutan tek takım Beşiktaş. Çıkıp kazanması halinde diğer maçlarla ilgilenmeden kutlamalara başlayacaklar. Beşiktaş'ta tek sorun Yusuf ve Tello'nun sakat olması. Gerçi Delgado'nun yavaş yavaş iyileştiği ve gerekirse bu maçta forma giyebileceği söyleniyor ama haftalardır görüyoruz Delgado'suz Beşiktaş'ın aldığı sonuçları. Mustafa Denizli gibi bir teknik adam böyle tarihi bir başarıya bu derece yaklaşmışken bırakmaz gibi geliyor bana. Konuşulacak taktiğin hiç bir önemi olmayan, bütün sezonun kaderini belirleyecek bir maç. Şampiyon olursa Beşiktaş herkesin kendine ait güzel bir kahramanlık hikayesi olacak ve kahramanları herkes sever, aksi halde ise neler olcağını düşünmek bile istemiyorum.
Galatasaray Sivasspor

Galatasaray için bu sezonun kırılma maçlarıydı Sivas ile oynadığı 3 maç. Çok kötü olmayan ilk yarının ardından Sivas ile başlayan periodda gelen sonuçlar , gösterilen kartlar ve takımın gerginliği ile , bu süreci idare edebilecek bir teknik adamın ya da yöneticinin olmayışı sezonu bu günlere getiren unsurlardan biri bence Galatasaray için. İki takımın da hedefleri var. Sivasspor'un kulağı Denizli'de olacak. Galatasaray ise son hafta tatsız bir süpriz yaşamadan Uefa Avrupa Ligi'ne kalmak istiyor. Fenerbahçe, Bursaspor ve Galatasaray arasında oluşacak bir 3'lü averaj durumunda Galatasaray sonuncu olduğu için hala bir risk var. Bu maçtan en azından 1 puan alması lazım. Öte yandan Sivasspor gerek o 3 maçlık seride gerekse daha sonradan yaptıkları açıklamalar ile antipatik olmayı ısrarla devam ettirdi. Her ne kadar bir futbol rüyası yaşatıyorlarsa da hepimize bu maçta Galatasaray'ın galibiyetini canı gönülden istiyorum.

Trabzonspor Fenerbahçe

Ersun Yanal'ın gidişiyle birlikte 4 maçlık bir seri yakalayan Trabzonspor, son haftada taraftarının önünde Fenerbahçe'yi mağlup edip sezonu olabilcek en iyi şekilde kapatmanın planlarını yapıyor. Beşiktaş ve Sivasspor'un maçlarının sonuçlarına göre çok az bir şampiyonluk ve bence kuvvetli bir Şampiyonlar Ligi şansları var. Fenerbahçe ise bu sezon hangi maçta ne yapacağı belli olmayan bir halde. Bakarsınız Guiza gene aşırtır ve sezon biterken herkesin ağzına bir parça bal çalar.


İstanbul BŞB Bursaspor

Öncelikle İBB'yi kutlamak lazım son haftalardaki yüksek performansıyla ligde kalmayı garantiledikleri için. Her ne kadar belediye takımlarından hiç hoşlanmasam da Abdullah Avcı ve ekibi lige asıldılar. Bu maç onlar için hiç bir anlam taşımıyor. Bursaspor ise son hafta hala Avrupa Ligi için sahaya çıkacak. Hem kendi maçlarını oynayacaklar hem de Galatasaray ile Fenerbahçe'nin kaybetmesini bekleyecekler. Ertuğrul Sağlam böyle bir başarıyı fazlasıyla hak ediyor bence. Ama bunun gerçekleşirse sevdalısı olduğum Galatasaray seneye Avrupa'da olamayacak. Gene de bizim yerimize Bursa giderse en azından hakettikleri için az üzüleceğim.

Gençlerbirliği Kayserispor

Gençlerbirliği iki averajla Konya'nın gerisinde olduğu için bir düşme ihtimali var hala kağıt üzerinde. Ama rakipleri Kayserispor o kadar umursamaz top oynuyor ki bu sezon, o yüzden en azından bir puan alıp ligde kalırlar gibi geliyor bana. Ama kardeş takımları Hacettepe ile birlikte düşerlerse hiç itirazım olmaz. İlhan Cavcav da paralarıyla Bank Asya'da mutlu olur.

Antalyaspor Ankaragücü

Antalyaspor iki sene önce olduğu gibi, iddiasız bir rakiple son maç oynuyor. Kazanmaları halinde ligde kalacaklar. Bu sene iki sene önceye göre çok daha iyi bir ekip. Özellikle ellerinde Ali Bilgin gibi takımını son haftada yarı yolda bırakacak bir futbolcu olmaması bu sene en büyük avantajları. Şifo Mehmet ile iyi bir performans gösterdiler. Umarım ligde kalırlar.

Konyaspor Ankaraspor

Şu an 16. sırada bulunan Konyaspor düşmeye en yakın takım. Kendi maçlarını kazansalar bile rakiplerini beklemek zorundalar. Allah yardımcıları olsun ama bence seneye Bank Aysa'da mücadele ederler.
Maradona

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Barcelona 2 Manchester United 0




Yukarıdaki dizilişle çıktı Barcelona sahaya. Sistem hep oynadıkları 4 3 3 , ama bu sistemin kilit adamlarından birisi olan Yaya Toure defansın göbeğinde, onun yerinde ise orta sahada genç Busquets oynadı. Maça aslında hızlı başlayan Manchester oldu. İlk 6 7 dakika içinde Ronaldo uzaktan şutlarıyla etkili olmaya çalıştı. İlk derli toplu ileri çıkışta ceza sahası içinde topla buluşan Eto'o önce Vidic'e çalımı bastı sonra da golünü attı. Golden sonra ise Barcelona çok sistemli bir şekilde alan daralttı. Alıştığımız oyun sisteminde klasik bekleri Alves ve Abidal sıklıkla bindirme yaparken ilk yarıda özellikle Silvinho atağa hiç çıkmadı. Hatta oyunun ilk 15 20 dakikası en basit pasları bile doğru veremedi ama daha sonra toparladı. Zaten Manchester taktiğini uzun toplarla çıkışa göre ayarlamıştı. Durum böyle olunca ilk yarıyı 1 0 önde geçirdi Barcelona. İkinci yarıda ise Barcelona gene ayağa top yapmayı tercih etti. Buna Ferguson'un saçma değişiklikleri de eklenince ,ikinci yarı neredeyse kalesinde pozisyon vermedi Barcelona. Barcelona o kadar güzel top çevirdi ki , Manchester United aciz kaldı resmen. Daha sonra sahneye Xavi çıktı, o kadar güzel bir orta yaptı ve Messi insan üstü bir çaba ile kafaya çıkıp golü attı ki ,gerçekten inanılmazdı. Bu arada hep kendi takımlarımıza kızıyoruz ama Ferdinand ve O'Shea o kadar hatalı yerlerde duruyorlardı ki gol pozisyonunda inanılır gibi değildi. Xavi %93 , İniesta%86, Toure%83 ve Messi %84 pas yüzdesi ile oynadı bugün. Özellikle orta sahadaki Xavi İniesta A.Ş. farkı maçın özeti olacak nitelikte. Guardiola ise ilk sezonunda 3. kupasına kavuştu. Nereden bakarsanız bakın, inanılmaz bir başarı bu. Laporta ona güvendi ve o bu güveni boşa çıkarmadı. Son olarak bana ilginç gelen bir şeyi söylemek istiyorum. Bundan 2 sene önceki finalde Xavi maç boyu yedek kulübesindeydi ve İniesta oyuna ikinci yarıda dahil olmuştu. Bugün ise bu iki oyuncu hem İspanyol milli takımının hem de Barcelona'nın vazgeçilmez oyuncuları. Ayrıca bir sezonda hem Deco'yu hem de Ronaldinho'yu sattı bu takım ve üzerine 3 kupa kazandı. Söylencek fazla bir şey yok, Messi ve arkadaşları futbola inanılmaz lezzet katıyorlar.





Manchester United ise sahaya bu dizilişle çıktı. Aslında kağıt üzerinde pek de sorun varmış gibi durmuyor. Zaten Rooney'i bu sezon genelde kanatlarda gördük, Park geçen seneye göre forvet hattına daha yakın oynuyor, Anderson daha fazla zaman alıyor. Ama işler planlandığı gibi gitmedi. Ronaldo bir takım oyuncusundan çok, bir sokak futbolcusu gibi oynadı. Hele ilk yarıda bir pozisyon var ki , sol tarafta bomboş Rooney'e topu atmaktansa inatla şut çekti. O dakika Manchester maçı kaybedeceğinin ilk sinyalini de verdi. Şımarık bir çocuğun üzerine kurulan bir taktik ,sonu hazırladı. Maçtan önce de yazmıştım yazımda Manchester'ı destekliyorum diye. Bu gece Rooney'nin yerinde olsam hiç de hoş şeyler söylemem Ronalda'ya. Sir Alex Ferguson'u eleştirmek belki haddim değil ama , bir iki şey söylemeden geçemeyeceğim. İlk yarıdaki olumsuzlukların üzerine Anderson'u çıkardıp Tevez'i oyuna alınca içimde bir ümit oldu klasik 4 4 2, kanatlarda Gigs ve Ronaldo , göbekte Park ve Carrik gibi bir düzene geçecek diye ama inat etti kurt hoca. Hatta ikinci değişiklik olarak da oyuna Berbatov'u alarak, bir anda Sivasspor'un geriye düştüğü maçlardaki taktiği ile dizildi sahaya. Bir türlü ortasaha üstünlüğünü eline geçirip olgun ataklar gerçekleştiremedi Manchester. Sonuç olarak ilk kez de bir finali kaybetti Şampiyonlar Ligi'nde. Onlarda da fazla pas yapan oyuncular vardı. Takımın en iyi iki pas yüzdesine sahip oyuncular Rio Ferdinand %89, Gigs % 82ve O'Shea % 82. Bu istatislikler bile durumun vahametin ortaya koymaya yetiyor da artıyor bile. Ayrıca bu takımın saha içindeki gerçek yıldızı bence Rooney olmalı. Ronaldo tamam yetenekli ama takım oyuncusu değil. Ferguson'a akıl vermek haddime değil ama , satsın Ronaldo'yu alsın Ribery'i. Rooney'i koysun ileri, rahat rahat seyretsin maçları.

Messi-Ronaldo

Bu maç biraz da ikisinin maçı olarak lanse ediliyordu. Herkes hangisinin daha büyük olduğu, daha yetenekli olduğu hakkında tartışıyordu. Sanırım bu maç bu tartışmaya noktayı koydu. Messi hem daha yetenekli hem de tam bir takım oyuncusu. Ronaldo ise bugün adeta şımarık bir çoçuk gibiydi.

Maradona

Barcelona-Manchester United Kadrolar

Uefa ilk 11leri sitesine koydu, biz de size iletiyoruz.

Barcelona: Valdes,Pique,Puyol,Xavi,İniesta,Eto,Messi,Herny,Silvinho,Toure,Busquet

Yedekler: Pinto(kaleci), Caceres,Bojan,Gudjohnsen,Keita, Marc Muniesa,Pedro Rodrigez

Mancester United: Van der Sar, Evra,Ferdinand,Ronaldo,Gigs,Rooney,Anderson,Park,Vidic, Carrick, O'Shea

Yedekler: Berbatov, Tevez,Nani, Evans, Rafael,Scholes, Kuszczak(kaleci)