29 Temmuz 2009 Çarşamba

D-Smart ve Kalitesiz Mekanlar


Şu Avrupa Maçlarını niye almadı zamanında Lig Tv acaba? Herşeyi onlardan beklememek lazım ama , bir futbol sever olarak böylesi kolayıma geliyor. Evde iki dekoder hem yer kaplayacak hem fazladan masraf olcak. Bir de tatsız bir kaza yaşadı mı tuttuğun takım, oturup ağlarsın dekoderin başında. Yarın Fenerbahçe-Honved maçının bilet fiyatı en ucuzu sanırım 44 tl, gereğinden fazla pahalı değil mi ? Geçen Galatasaray Tobol maçında 35 tl idi. Kombine almayan taraftarı cezalandırıyor kulüpler. Hadi diyelim maçı dışarda izleyeceksin, o kadar dandik mekanlarda varki bu D-Smart ,tam bir işkence. Allahtan sigara yasaklandı da mekanlar biraz ferahlar belki, ama gene de evdeki kadar rahat değil. Sevgimiz sonsuz bu yüzden çekeceğiz çilesini yeri geldiğinde ama cidden bu D-Smart beni cidden uyuz ediyor. Daha doğrusu bir takımın bütün maçlarını izlemek için 2 decoder almak çok saçma.




Not: Arkadaşlar bu yazıyı okuyan ve maç izlemek için bildiği en kaliteli mekanı buraya yazana çok teşekkür edeceğim. yorumlarınızı bekliyorum.

Maradona

28 Temmuz 2009 Salı

Anderlecht-Sivasspor

Maça geçmeden önce bir şey belirtmek gerek sanırım. Medyamızda bu kura ile ilgili olarak iyi kura diyenler oldu. Hadi Başkan ve Bülent Uygun bir motivasyon yakalamak için böyle şeyler söyleyebilir de, medyamızdaki insanların böyle yorum yapması akıl fukaralığı. Mevcut olasılıklar arasında ,iyi gibi gözükse de Anderlecht 305. maçına çıktı bu maçla birlikte Sivasspor ise 5. maçına çıktı. İşte aradaki bu 300 maç fark aslında maçın bir yerde özeti. Geçen hafta Karabağ diye bir Azeri takım'ı Rosenborg'u elemişti. Karabağ takımının adını ilk kez orada duydum. Rosenborg ise Avrupa futbolunu az çok takip eden herkesin adını bildiği bir takım. İşte aynı şey bu maç için de geçerli idi. Sivasspor'un adını Belçika'da kaç kişi bu maçtan önce duymuştu? O yüzden kızmamak, fazla yüklenmemek, hele hele seviyesizce dalga geçmemek lazım. Şimdi eminim bazı kişiler "Eh işte gördük Sivasspor'un ne hallere düştüğünü Avrupa'da diyecekler". Fenerbahçe Mancester'dan 6, Galatasaray Chelsea'den 5 ya da Beşiktaş Liverpool'dan 8 yemedi mi? Oldum olası Avrupa maçlarında Türk takımlarını desteklemeyen fanatik zihniyetten hiç hoşlanmadığımı belirtmek isterim. İnceden bir maça geçelim.


Futbol sahasını boylamasına 3'e bölelim. 1. bölge Sivasspor'un defans alanı, 2. bölge ortasaha ve 3. bölge de rakip takımın defans bölgesi olsun. Sivasspor iki senedir ligi yukarıki sıralarda bitirmesine rağmen bu 2. bölge de en az pas yapan takım değil mi? Bu sene Bülent Uygun bunu değiştirmek için belli hamleler yaptı. Takımı hem daha gençleştirdi hem de aldığı oyunculara bakınca ,ortasahada daha çok top yapan bir takım yaratmak istediğini görüyoruz. Bunun için zamana çok ihtiyaçları var. Bilica Yasin yer değiştirmesi pek olmamış gibi duruyor. Bu maça bakıp takımı değerlendirmek haksızlık olur. Çünkü hiç izlemediğim kadar kötü ve şaşkın bir takım vardı sahada. Artık yollarına Avrupa Lig'inde devam edecekler. Bakalım medya ne kadar yüklenecek Sivasspor'a. Eğer Sivasspor başkanı ve Bülent Hoca bu zor günlerde dik durabilirse , dağılmayı engelleyip uyum süresini en aza indirebilirler. Yoksa herkesin özellikle de taraftarı ve basın mesuplarının 4 gözle beklediği düşüşü yaşarlar. Sivasspor 2 senedir güzel futbol oynamadan lige değişik bir renk veriyor. Umarım bu sene de ilk 5 6 takım içinde kalmayı başarabilirler. Tramva yaşamadan ,yeniden hayata dönebilirler.

Maradona

Transfer Özürlü Yöneticiler

Aslında bu yazıyı yazmayı hafta sonu düşünüyordum ama üşendim açıkçası. Futbolsuz günlerde çok şey biliyormuş gibi ahkam kesmek bazen içimden gelmiyor, ama bu sabah değer verdiğim yorumculardan birisi olan Mehmet Demirkol'un yazısını okuyunca ben de bu konuda bir şeyler söylemeye karar verdim. Yazının girişinde Fener'in son Brezilyalılarının bundan önceki bonservis bedelleri ve aldıkları ücretlerin düşüklüğünden bahsediyor kısaca. Ben de burada bazı örneklerle kelamımı açıklamaya çalışacağım. Geçen sene Fenerbahçe çok yüksek maliyetlere Guiza denen bir futbolcu getirdi. Kimdi Guiza, "İspanya Gol Kralı". Bir sene sonra "Ben hiç büyük takımda oynamadım" diyebilecek kadar şuursuz bir adama dünya para verildi. Bu sene Villareal Nilmar'a (brezilyalı bir forvet ki en az 2 Guiza eder) 10 milyon Euro verdi. Daha düşük bonservise daha iyi futbolcu aldı. Aynı Fenerbahçe Gökhan Emreciksin diye bir oyuncuya 1.5 milyon Euro verdi, Gökhan Bolu'dan Ankaraya 100bin Euro'ya gitti. Arada 1.4 milyon Euro fark var. Bizim takımlarımız her futbolcuyu gözlerine sokulunca alıyorlar. Ben inanıyorum ki bu Dos Santos transferi Konfederasyon Kupasından önce yapılsaydı maliyeti daha az olacaktı.

Galatasaray 2007 2008 sezonunun başında yılın transferi olarak Lincoln'e bonservis olarak 4 milyon Euro veriyor, kendisine bir dünya para veriyor ve parasıyla rezil oluyor. Nürnberg ise o sezon başı bonservis bedeli ödemeden Misimovic'i alıyor. 28 maçta 10 gol atıyor, bir o kadar asist yapıyor. Lincoln ise küsüyor Kalli'ye. Nünberg Misimovic'i 4 milyon Euro'ya satarken Galatasraay Lincon'le fifalık oluyor. Şimdi parasıyla getiremeyiz Misimovic'i sanırım. Beşiktaş ise Seric ve Schildenfeld transferlerine, ya da geçen sene 4.5 milyon Euro verilip bu sene zorla kiralanan Zapo örneğini verebiliriz ki, Sinan Engin, sokağa çıkacak yüzü nasıl bulur kendinde bilemem. Ben Seric gibi oyuncuyu Football Manager'da arkadaşıma önersem utanırım. Bu ve benzeri örnekleri arttırmak kolay.

Sanki dünyanın en zengin takımları bizde, en zengin ekonomi bu ülkede, bu yöneticiler biz taraftarların parasını hesapsızca harcıyorlar. İngiltere'nin Wolverhampton takımının taraftar meclisi diye bir oluşumu varmış, geçen gün öğrendim. Yönetim üzerinde etkiye sahiplermiş. Bizde de keşke olsa böyle oluşumlarda bizim paramızı sokağa atan yöneticilerden hesap sorabilsek. Aynı yöneticiler daha sonra çıkıp ,yabancı sınırı kalksın, yayın geliri artsın diye bağırıyorlar. Ne yapmak için daha fazla hak ve para istiyorlar, daha çok Guiza, Lincoln ya da Seric getirmek için mi ?

Maradona

Neler Oluyor Hayatta ?


Herkesin ligin başlangıcını beklediği şu günlerde gündem bir o kadar boş ve bir o kadar da dolu aslında. Birkaç haber var sizinle paylaşmamamız gereken.

Birincisi Galatasaray formalarını tanıttı. Mor forma açılımı yaptılar bu sefer. Adidas bizden ne istiyor dedi Maradona dün. Haklı biraz bence. Turkuaz turuncu anlarım da mor da nereden çıktı? Galatasaray tarihi ile bir alaksı mı var? Ayrıca Maradona'nın "bir takımın renkleri sarı ve kırmızı ise başka renk aramaya ne gerek var " sözü de manidar. Ne diyelim? Hayırlı uğurlu olsun.
Beşiktaş ve Fener cephesinde yine iki kadro dşı bırakmaya çalışma hareketi var. Delgado ve Edu kadro dışı bırakılarak yerlerine adam alınacak büyük ihtimalle. Beşiktaş bir haftadır bu alınacak adamın dünyaca ülü olduğunu ve büyük transferleri gölgede bırakacağını söylüyor. Aklımda sadece Quaresma var ama bu isim gerçekten daha büyük ve hatta sorunsuz bir adam olur mu göreceğiz. Fener'de de Lugano sesleri var. Edu eğer askıya alırsa sözleşmeyi sanırım büyük ihtimal Lugano hiç olmadı yabancı bir defans alınacak ki alınması lazım. Şu kadroda tek eksik orası kaldı. Oraya bir adam alınacağı da söylenmişti. Bekliyoruz biz de. Bu arada umarım Honved maçına giderim ve sizlere resimli ve hatta videolu bir maç analizi yapabilirim.

Sivasspor bugün tarihinin en öbnemli maçına çıkacak. Anderlecht'i elerse zaten bundan sonraki her maçı tarihinin en önemli maçı olacak. Bu maçı izleyebileceğiz hem de bu işin güzel yanı. Trt veriyor bu maçı akşam 21 45'te. İçimde bir ümit var Sivas'ın bu turu geçebileceğine dair. Fakat bir sonraki tur çok zor olacak. Mehmet Yıldız bu akşam en büyük eksik. Ama yerini Ersen ve Kamanan doldurur gibi. Defansta Yasin oynarsa büyük bir koz olur. Avrupa tecrübesi var en azından. Abdurrahman Dereli de eğer sahada yerini alırsa sanki bir beraberlik gelecek gibi. Bekliyoruz ve istiyoruz.

Son haber Avrupa'dan geliyor. Bu yaz gerçekten çok büyük transferler yapıldı. Ronaldo Kaka Benzema üçlüsü Real'e gitti. Villa gidecek mi hala bilemiyoruz. Barca Maxwell'i aldı. Manchester Owen'ı aldı. Son olarak da İbrahimvic ve Eto'o yer değitirdiler. Hleb de bir seneliğine İnter'e verildi. Fakat anlamadığım şu var. İbrahimovic nasıl Eto'o artı 40 milyon artı Hleb ediyor? Eto'o bu kadar değersiz mi? Barca bu adamı satıp üstüne de para vereceğini aklına getirmiş midir sizce hiç? Bence hayır. Bu transferden kim karlı çıkacak bilinmez ama Eto'o bu kadar değersiz gidecek bir adam da değildi hani.
Marquinhos

24 Temmuz 2009 Cuma

Maradona'ya Açık Mektup



Sevgili Futbol Tanrısı Maradona,

Dünya üzerinde bu kadar yabancı futbolcu varken, ben bir tek seni başıma tac, gönlüme sultan yaptım. Attığın golleri, çalımları geçtim, kişiliğine hayran oldum. Kokocu olmana rağmen bu aşkımda en ufak bir azalma olmadı. Seni İngiltere'ye attığın gol için sevdim, Napoli'yi çoşturduğun için, İtalya 90'da İtalyanları Arjantinli yaptığın için. Fakir bir ülkede doğdun, gittin dünya yıldızı oldun. Hakkında yapılan filmleri izledim, kitapları okudum. Gollerini tekrar tekrar izledim. 94 dünya kupasında haksız bir yere ceza alınca 1 hafta kendime gelemedim. O günden beri Pele'den nefret ederim. Sen Castro'nun dostu, Chavez'in arkadaşı Maradona. Adına kiliseler, barlar açılan. Hepsini geçtim dünyada hangi stadda hangi oyuncu için şöyle bir cümle yazar : " Boca benim dinim,Maradona tanrım la Bombonera da mabedimdir". Şimdi hakkında haberler var gidip Portsmouth takımının başına geçeceksin diye. Güzel Portsmouth taraftarını tenzih ederim, ama gidip böyle bir hayatın üzerine arap şeyhlerinin elinde oyuncak olacaksan , bu sevgiye yazık olur. Bunu geçtim, gidip İngiltere'de çalışacaksan gene yazık olur. Yapma bak eğer yaparsan Pele'den farkın kalmaz, bu aşk burada biter, nickimi değiştiririm. Umarım çıkan haberler yalandır kalbim bu acıyı taşıyamaz.
Maradona

Galatasaray Tobol




Galatasaray Tobol'la oynadığı 2. gayet resmi hazırlık maçında seyircisine kavuştu. Sadece takım değil, yeni hocamız Frank Rijkaard da taraftarla buluştu. Taraftar sevgilisini çok özlemiş aşık gibiydi, çoşkulu, tutkulu; takım ise ilk yarıda kendini biraz naza çekti. Sanki annesi "göster ama elletme " demişti. Annesinin sözünü dinlemeyen Mustafa Sarp attı ilk golü, golden sonra takım biraz geriye yaslandı, bunda Tromso faciasının bilinçaltı vardı bence. Kazaklar zaman zaman zorladı bizi, ama bunda Kazakların inadına disiplinli oyununun etkisi kadar, bizim geri 4'lünün savruk halinin de bir etkisi vardı. Son dakikalarda Servet bir gol daha atarak maçı bitirdi. Genel olarak böyle özetlenebilir maç. Biraz yakından bakmak gerekirse durum şöyleydi.

1-) Defans hattı çok açık verdi, böyle bir takıma bu kadar pozisyon verilmemesi gerekirdi. Zan Servet ikilisi ile sezon bitmez gibi geliyor bana. Gökhan sakar bir oyuncu. Maçın 7. dakikasında mesela üzerinde baskı yokken ,kendisine gelen bir geri pası kaçırdı. Allahtan Servet var, hem Gökhan'ın hem de Sabri'nin açıklarını kapatıyor. Sabri geri gelmeyi sıklıkla ihmal etti gene. Bir de şöyle bir özelliği var ki, sağ açık oynayan oyuncu Sabri'nin çömezi ise, Sabri o çömeziyle paslaşma zahmetine girmiyor. Artık böyle haber değeri taşımayan klasik kötü oyunlarında Sabri'yi eleştirmeyeceğim. Sadece sağ bek sorunu deyip geçeceğim!

2-) Orta alanda pas trafiği hala mahalle arası hız limitini geçmeden devam ediyor. Eh yıllardır yavaş, sakin ve topu ezerek oynama alışkanlığı sadece Galatasaray'da değil, bütün takımlarda var. 4 senelik Fatih Terim zamanında ne güzel aşmıştık bunları. Ama sonra gerisin geri gittik. Arda bence yavaş yavaş yerine alışıyor. Ayrıca ilerleyen günlerde şunu da görebiliriz ki, zaman zaman Kewell ve Arda gene mevki değiştirebilirler. Kewell yorulduğu vakit göbeğe gelip dinlenebilir. Kewell demişken, oyuna girdikten sonra renk geldi resmen. İşte futbolcu olmak böyle bir şey. Arda ile birlikte izlemesi zevk veren futbolculardan birisi.

3-) İleri üçlü ilk yarı Serdar Yaser ve Baros'dan kuruluydu. Baros'un 4 5 haftaya ihtiyacı var. Serdar ise günün süpriziydi kimilerine göre. Yazılarımızı takip edenler Serdar için görüşlerimizi biliyor. Diğer bütün gençlerin gönderilip, Serdar'ın A takımda kalmasının en büyük sebebi, kendi kapasitesinin farkında olması. Fiziği yetersiz , ikili mücadeleden kaçınıyor, nerede çalım atacağını, nerede duracağını kestirebiliyor. Ortaları isabetli. Dün de 2 orta yaptı, bir tanesi gol olsa yerlere göklere sığdırılamayacaktı. Bence iyi oldu, medyamız zaten bayılıyor insanları star yapmaya. Serdar ilk maçtan star olmadı ,güzel oldu. Yaser ise ilk maça göre daha yapıcıydı. Bence Yaser'i çok insafsızca eleştirmemek lazım. Nasil ki Henry Barcelona'da açık oynuyorsa, Rijkaard burda Yaser'i öyle oynatmaya çalışıyor. İki isim arasında tek fark yetenek değil, bir de Herny Juventus yıllarında açık gibi oynuyordu. Yaser'in ise yerini yadırgaması çok normal.

4-) 2 maçta 3 tane duran toptan gol bulduk. Bence bu büyük bir atılım, çünkü yıllardır bu takımda duran top sorunu var. Ayrıca bir diğer hoşluk olarak Lindertoh oynadı ve sakatlanmadan maçı bitirdi. Sözleşmesinin son senesinde, bakalım futbola geri dönüp, hem kendine hem de Galatasaray'a faydası olacak mı?

5-)Zaman ve sabır lazım. Böyle ufak maçlarda sorun yaşamamanın tek güzel yanı bu. Şu anda Galatasaray'da bir "gökdelen inşa ediliyor". Dünyada önce 3 5 2 den 4 4 2 ye geçiş trendi oldu, şimdi 4 4 2 den 4 3 3'e bir geçiş trendi var. Geçmişten bakıp geleceği tahmin etmeye çalışmak gerekirse 4 3 3 en az bir 10 12 sene devam eder. 10 senelik bir sistemin oturmasını 5 6 haftada bekleyen insanın aklından şüphe ederim ben. Hele ki o sistem bizim futbol karakterimize tamamiyle tersse. İleri çıkan bekler, hızlı paslar, bir anda kanat değiştirmeler, sabırlı paslar vs. Ayrıca Frank Rijkaard paf takımını da 4 3 3 oynamasını istemiş ki, kendisini ayakta alkışlamak istiyorum.

Not: Defansın ortasına bir Popescu şart, ortasahaya ise pas trafiğini hızlandırıcı bir oyuncu gelirse, sistemin oturması biraz hızlanır. Gelmez ise ölümcül bir eksik olmaz. Bu sezon umarım Şampiyonlar Ligi'ne kalacak bir sonuç elde edebiliriz, şampiyonluk şart değil. Bir de dün etrafta dolanan bir Kalli vardı. Alt yapı falan diyorlar, korkuyorum dostlar. Nedir bu Adnan Polat'ın alman severliği, Enver Paşa'nın soyundan mı geliyor acaba kendisi ?

Maradona

23 Temmuz 2009 Perşembe

Newcastle



Premier Lig'den Campionshipe düşen Newcastle United 38000 kombine satmış. Futbolun beşiği olmak, futbol kültürüne sahip olmak böyle birşey olsa gerek. Bizde 4 büyük dediğimiz takımdan birisi 20000bin kombineyi aşınca haber oluyor. Geçen sene Fenerbahçe 30000 satıcan olay oluyor. Ligden düşen, iflasın eşiğindeki bir takım ise 38000 kombine satabiliyor. Gerçekten futbol kültürü olarak çok fark var aramızda, 3 senede 3, 5 senede 5 şampiyonluk hedefleyerek de bu fark kapancak gibi değil.
Maradona

Dedikodular

Deco haberleri git gide artıyor Galatasaray cephesinde. Bu transferi dış basın da iç basın da yazmış. Haberi yapan sadece Sabah gazetesi ama yine de Riijkard Deco'yu isterse sanki getirir gibi duruyor.Yaşı da 31 gayet Türkiyeli. Bu kadroya Deco fazla mı gelir yoksa gerçekten gerek var mı tartışılır ama bence asıl sorun hala defansta Galatasaray'da.

Shevchenko'nun adı the Guardian'da ,yine Chelsea'den ayrılacak veya Kiev'e ya da Fener'e gidecek şeklinde geçti. Artık bu gidiş Kiev'e gibi ,tabi başka takım çıkmazsa. Guiza artık gitmeyecek gibi duruyor Fener'de. Ama maalesef hala 2 forveti var Fener'in. Bir üçüncüsü lazım. Ya da Kazım Deivid gibi isimlerden birini forvet izleyeceğiz bu sene.Ya da bir genç isim yedekte forma bekleyecek. (Semih olmasın da o genç)

Daum'dan içlerimizi ferahlatan bir açıklama gelmiş. Avrupa asıl hedefim değil diyor. Ya da ikinci hedefim diyor. Bari de ki : "Lig zaten amacımız yanında Avrupa'da da ilerlemek istiyoruz. "Ne kaybedersin be hacı?

Bursa bu sene harika bir kadro kuruyor bence. Hüseyin cuk oturacak gibi ortaya. Şimdi de Zapo bitmek üzereymiş. Zapo Bursa'nın gücüne güç katar. Bize de blog olarak, Bursa'ya gidip kebap artı futbol zevkini yaşamak düşüyor bu sene. Sercan ve Volkan Şen de takımda kaldı. Çok can yakacaklar.

Vassel resmen imzayı attı. O yaşta İngiltere'den forvet getirmek zor hepimiz biliyoruz. Adam resmen Ankara'ya geldi. Nasıl oynayacak göreceğiz. Ankara seyircisi beni çok etkiledi demiş Vassel; transferde önemli rol oynadı diyor da ne ara gördün bu seyirciyi diye soruyorum kendisine.

Beşiktaş 'tan bir açıklama geldi. Cumaya kadar bir transfer daha yapılabilir diyor. Bu isim Quaresma olur mu? Deco ve Quaresma iki ezeli rakibe gelir mi ilerleyen günlerde göreceğiz. Bobo'ya ise en son hala talip vardı Yunanistan'dan. Ama ne gelen var ne giden.

Marquinhos

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Bjk FB 2009-2010 Formaları























İki takım süper kupada karşı karşıya gelecekler. O maçta umarım Fener sarı beyaz çubuklusunu ve de Beşiktaş baklavalı formalarını giyerler. Böyle organizasyonlarla daha da çok heyecanlanıyoruz yeni başlayacak lig öncesi. Başlasın artık Süper Lig!

Batuhan Karadeniz



İsmail Köybaşı'yı alan Beşiktaş, sözleme gereği bir oyuncusunu kiralık olarak Antep'e göndermek zorundaydı. Bu isim Batuhan Karadeniz oldu. Geçen sene Mustafa Denizli'nin arkasından sallayınca bu sene Mustafa Denizli tarafından takımda düşünülmedi. Gördüklerimden anlayabildiğim kadarı ile, Batuhan kiralık olayını sürgüne gönderilmek gibi algılamayan ve bu yüzden moralini bozmadan topunu oynayan bir futbolcu. Geçen sene Eskişehir'de attığı goller bunun en güzel ispatı bence. Antep'e faydalı olacağına da eminim. Beto gibi bir oyuncu ilk 11'de oynuyorsa Antep'te, Batuhan formayı 3 4 hafta içinde kapar gibi geliyor bana. Murat Ceylan ve Mehmet Yozgatlı'nın keseceği ortalara, atacağı kafalarla iş yapar gibi duruyor. Ama bence bu transferin en güzel tarafı Batuhan , Jose Couceiro ile çalışcak. Porto gibi bir takımda gençlerle çalışmaya alışık, hatta onları parlatıp yüksek paralara satmaya alışık bir sistemden gelmiş tenik adamla çalışcak. Bu, Batuhan için büyük bir fırsat, eğer bu fırsatı iyi değerlendirirse, Türk futbolu hasret kaldığı uzun forveti de kazanmış olacak. Tabi yazının sonunda gece hayatını bırakması klişesine girmeden olmaz. Yaramazlık yapmadan ,işine bakarsa Batuhan sezon sonu büyük gelişme kaydetmiş olacak. Sanırım Beşiktaş maçlarında sözleşme gereği forma giyemeyecek, valla çıkıp Beşiktaş'a gol atmasını isterdim, ama öyle gözüküyor ki diğer takımlara attığı golleri izlemekle yetineceğiz.
Maradona