
29 Temmuz 2009 Çarşamba
D-Smart ve Kalitesiz Mekanlar

28 Temmuz 2009 Salı
Anderlecht-Sivasspor
Futbol sahasını boylamasına 3'e bölelim. 1. bölge Sivasspor'un defans alanı, 2. bölge ortasaha ve 3. bölge de rakip takımın defans bölgesi olsun. Sivasspor iki senedir ligi yukarıki sıralarda bitirmesine rağmen bu 2. bölge de en az pas yapan takım değil mi? Bu sene Bülent Uygun bunu değiştirmek için belli hamleler yaptı. Takımı hem daha gençleştirdi hem de aldığı oyunculara bakınca ,ortasahada daha çok top yapan bir takım yaratmak istediğini görüyoruz. Bunun için zamana çok ihtiyaçları var. Bilica Yasin yer değiştirmesi pek olmamış gibi duruyor. Bu maça bakıp takımı değerlendirmek haksızlık olur. Çünkü hiç izlemediğim kadar kötü ve şaşkın bir takım vardı sahada. Artık yollarına Avrupa Lig'inde devam edecekler. Bakalım medya ne kadar yüklenecek Sivasspor'a. Eğer Sivasspor başkanı ve Bülent Hoca bu zor günlerde dik durabilirse , dağılmayı engelleyip uyum süresini en aza indirebilirler. Yoksa herkesin özellikle de taraftarı ve basın mesuplarının 4 gözle beklediği düşüşü yaşarlar. Sivasspor 2 senedir güzel futbol oynamadan lige değişik bir renk veriyor. Umarım bu sene de ilk 5 6 takım içinde kalmayı başarabilirler. Tramva yaşamadan ,yeniden hayata dönebilirler.
Maradona
Transfer Özürlü Yöneticiler
Galatasaray 2007 2008 sezonunun başında yılın transferi olarak Lincoln'e bonservis olarak 4 milyon Euro veriyor, kendisine bir dünya para veriyor ve parasıyla rezil oluyor. Nürnberg ise o sezon başı bonservis bedeli ödemeden Misimovic'i alıyor. 28 maçta 10 gol atıyor, bir o kadar asist yapıyor. Lincoln ise küsüyor Kalli'ye. Nünberg Misimovic'i 4 milyon Euro'ya satarken Galatasraay Lincon'le fifalık oluyor. Şimdi parasıyla getiremeyiz Misimovic'i sanırım. Beşiktaş ise Seric ve Schildenfeld transferlerine, ya da geçen sene 4.5 milyon Euro verilip bu sene zorla kiralanan Zapo örneğini verebiliriz ki, Sinan Engin, sokağa çıkacak yüzü nasıl bulur kendinde bilemem. Ben Seric gibi oyuncuyu Football Manager'da arkadaşıma önersem utanırım. Bu ve benzeri örnekleri arttırmak kolay.
Sanki dünyanın en zengin takımları bizde, en zengin ekonomi bu ülkede, bu yöneticiler biz taraftarların parasını hesapsızca harcıyorlar. İngiltere'nin Wolverhampton takımının taraftar meclisi diye bir oluşumu varmış, geçen gün öğrendim. Yönetim üzerinde etkiye sahiplermiş. Bizde de keşke olsa böyle oluşumlarda bizim paramızı sokağa atan yöneticilerden hesap sorabilsek. Aynı yöneticiler daha sonra çıkıp ,yabancı sınırı kalksın, yayın geliri artsın diye bağırıyorlar. Ne yapmak için daha fazla hak ve para istiyorlar, daha çok Guiza, Lincoln ya da Seric getirmek için mi ?
Maradona
Neler Oluyor Hayatta ?

Birincisi Galatasaray formalarını tanıttı. Mor forma açılımı yaptılar bu sefer. Adidas bizden ne istiyor dedi Maradona dün. Haklı biraz bence. Turkuaz turuncu anlarım da mor da nereden çıktı? Galatasaray tarihi ile bir alaksı mı var? Ayrıca Maradona'nın "bir takımın renkleri sarı ve kırmızı ise başka renk aramaya ne gerek var " sözü de manidar. Ne diyelim? Hayırlı uğurlu olsun.
da söylenmişti. Bekliyoruz biz de. Bu arada umarım Honved maçına giderim ve sizlere resimli ve hatta videolu bir maç analizi yapabilirim.Sivasspor bugün tarihinin en öbnemli maçına çıkacak. Anderlecht'i elerse zaten bundan sonraki her maçı tarihinin en önemli maçı olacak. Bu maçı izleyebileceğiz hem de bu işin güzel yanı. Trt veriyor bu maçı akşam 21 45'te. İçimde bir ümit var Sivas'ın bu turu geçebileceğine dair. Fakat bir sonraki tur çok zor olacak. Mehmet Yıldız bu akşam en büyük eksik. Ama yerini Ersen ve Kamanan doldurur gibi. Defansta Yasin oynarsa büyük bir koz olur. Avrupa tecrübesi var en azından. Abdurrahman Dereli de eğer sahada yerini alırsa sanki bir beraberlik gelecek gibi. Bekliyoruz ve istiyoruz.
24 Temmuz 2009 Cuma
Maradona'ya Açık Mektup

Galatasaray Tobol

Galatasaray Tobol'la oynadığı 2. gayet resmi hazırlık maçında seyircisine kavuştu. Sadece takım değil, yeni hocamız Frank Rijkaard da taraftarla buluştu. Taraftar sevgilisini çok özlemiş aşık gibiydi, çoşkulu, tutkulu; takım ise ilk yarıda kendini biraz naza çekti. Sanki annesi "göster ama elletme " demişti. Annesinin sözünü dinlemeyen Mustafa Sarp attı ilk golü, golden sonra takım biraz geriye yaslandı, bunda Tromso faciasının bilinçaltı vardı bence. Kazaklar zaman zaman zorladı bizi, ama bunda Kazakların inadına disiplinli oyununun etkisi kadar, bizim geri 4'lünün savruk halinin de bir etkisi vardı. Son dakikalarda Servet bir gol daha atarak maçı bitirdi. Genel olarak böyle özetlenebilir maç. Biraz yakından bakmak gerekirse durum şöyleydi.
1-) Defans hattı çok açık verdi, böyle bir takıma bu kadar pozisyon verilmemesi gerekirdi. Zan Servet ikilisi ile sezon bitmez gibi geliyor bana. Gökhan sakar bir oyuncu. Maçın 7. dakikasında mesela üzerinde baskı yokken ,kendisine gelen bir geri pası kaçırdı. Allahtan Servet var, hem Gökhan'ın hem de Sabri'nin açıklarını kapatıyor. Sabri geri gelmeyi sıklıkla ihmal etti gene. Bir de şöyle bir özelliği var ki, sağ açık oynayan oyuncu Sabri'nin çömezi ise, Sabri o çömeziyle paslaşma zahmetine girmiyor. Artık böyle haber değeri taşımayan klasik kötü oyunlarında Sabri'yi eleştirmeyeceğim. Sadece sağ bek sorunu deyip geçeceğim!
2-) Orta alanda pas trafiği hala mahalle arası hız limitini geçmeden devam ediyor. Eh yıllardır yavaş, sakin ve topu ezerek oynama alışkanlığı sadece Galatasaray'da değil, bütün takımlarda var. 4 senelik Fatih Terim zamanında ne güzel aşmıştık bunları. Ama sonra gerisin geri gittik. Arda bence yavaş yavaş yerine alışıyor. Ayrıca ilerleyen günlerde şunu da görebiliriz ki, zaman zaman Kewell ve Arda gene mevki değiştirebilirler. Kewell yorulduğu vakit göbeğe gelip dinlenebilir. Kewell demişken, oyuna girdikten sonra renk geldi resmen. İşte futbolcu olmak böyle bir şey. Arda ile birlikte izlemesi zevk veren futbolculardan birisi.
3-) İleri üçlü ilk yarı Serdar Yaser ve Baros'dan kuruluydu. Baros'un 4 5 haftaya ihtiyacı var. Serdar ise günün süpriziydi kimilerine göre. Yazılarımızı takip edenler Serdar için görüşlerimizi biliyor. Diğer bütün gençlerin gönderilip, Serdar'ın A takımda kalmasının en büyük sebebi, kendi kapasitesinin farkında olması. Fiziği yetersiz , ikili mücadeleden kaçınıyor, nerede çalım atacağını, nerede duracağını kestirebiliyor. Ortaları isabetli. Dün de 2 orta yaptı, bir tanesi gol olsa yerlere göklere sığdırılamayacaktı. Bence iyi oldu, medyamız zaten bayılıyor insanları star yapmaya. Serdar ilk maçtan star olmadı ,güzel oldu. Yaser ise ilk maça göre daha yapıcıydı. Bence Yaser'i çok insafsızca eleştirmemek lazım. Nasil ki Henry Barcelona'da açık oynuyorsa, Rijkaard burda Yaser'i öyle oynatmaya çalışıyor. İki isim arasında tek fark yetenek değil, bir de Herny Juventus yıllarında açık gibi oynuyordu. Yaser'in ise yerini yadırgaması çok normal.
4-) 2 maçta 3 tane duran toptan gol bulduk. Bence bu büyük bir atılım, çünkü yıllardır bu takımda duran top sorunu var. Ayrıca bir diğer hoşluk olarak Lindertoh oynadı ve sakatlanmadan maçı bitirdi. Sözleşmesinin son senesinde, bakalım futbola geri dönüp, hem kendine hem de Galatasaray'a faydası olacak mı?
5-)Zaman ve sabır lazım. Böyle ufak maçlarda sorun yaşamamanın tek güzel yanı bu. Şu anda Galatasaray'da bir "gökdelen inşa ediliyor". Dünyada önce 3 5 2 den 4 4 2 ye geçiş trendi oldu, şimdi 4 4 2 den 4 3 3'e bir geçiş trendi var. Geçmişten bakıp geleceği tahmin etmeye çalışmak gerekirse 4 3 3 en az bir 10 12 sene devam eder. 10 senelik bir sistemin oturmasını 5 6 haftada bekleyen insanın aklından şüphe ederim ben. Hele ki o sistem bizim futbol karakterimize tamamiyle tersse. İleri çıkan bekler, hızlı paslar, bir anda kanat değiştirmeler, sabırlı paslar vs. Ayrıca Frank Rijkaard paf takımını da 4 3 3 oynamasını istemiş ki, kendisini ayakta alkışlamak istiyorum.
Not: Defansın ortasına bir Popescu şart, ortasahaya ise pas trafiğini hızlandırıcı bir oyuncu gelirse, sistemin oturması biraz hızlanır. Gelmez ise ölümcül bir eksik olmaz. Bu sezon umarım Şampiyonlar Ligi'ne kalacak bir sonuç elde edebiliriz, şampiyonluk şart değil. Bir de dün etrafta dolanan bir Kalli vardı. Alt yapı falan diyorlar, korkuyorum dostlar. Nedir bu Adnan Polat'ın alman severliği, Enver Paşa'nın soyundan mı geliyor acaba kendisi ?Maradona
23 Temmuz 2009 Perşembe
Newcastle

Dedikodular
Shevchenko'nun adı the Guardian'da ,yine Chelsea'den ayrılacak veya Kiev'e ya da Fener'e gidecek şeklinde geçti. Artık bu gidiş Kiev'e gibi ,tabi başka takım çıkmazsa. Guiza artık gitmeyecek gibi duruyor Fener'de. Ama maalesef hala 2 forveti var Fener'in. Bir üçüncüsü lazım. Ya da Kazım Deivid gibi isimlerden birini forvet izleyeceğiz bu sene.Ya da bir genç isim yedekte forma bekleyecek. (Semih olmasın da o genç)
Daum'dan içlerimizi ferahlatan bir açıklama gelmiş. Avrupa asıl hedefim değil diyor. Ya da ikinci hedefim diyor. Bari de ki : "Lig zaten amacımız yanında Avrupa'da da ilerlemek istiyoruz. "Ne kaybedersin be hacı?
Bursa bu sene harika bir kadro kuruyor bence. Hüseyin cuk oturacak gibi ortaya. Şimdi de Zapo bitmek üzereymiş. Zapo Bursa'nın gücüne güç katar. Bize de blog olarak, Bursa'ya gidip kebap artı futbol zevkini yaşamak düşüyor bu sene. Sercan ve Volkan Şen de takımda kaldı. Çok can yakacaklar.
Vassel resmen imzayı attı. O yaşta İngiltere'den forvet getirmek zor hepimiz biliyoruz. Adam resmen Ankara'ya geldi. Nasıl oynayacak göreceğiz. Ankara seyircisi beni çok etkiledi demiş Vassel; transferde önemli rol oynadı diyor da ne ara gördün bu seyirciyi diye soruyorum kendisine.
Beşiktaş 'tan bir açıklama geldi. Cumaya kadar bir transfer daha yapılabilir diyor. Bu isim Quaresma olur mu? Deco ve Quaresma iki ezeli rakibe gelir mi ilerleyen günlerde göreceğiz. Bobo'ya ise en son hala talip vardı Yunanistan'dan. Ama ne gelen var ne giden.
Marquinhos
22 Temmuz 2009 Çarşamba
Bjk FB 2009-2010 Formaları
Batuhan Karadeniz








