





bir Bursa kadar iyi performans gösterebilcekler. Zaten yıllardır bir şekilde siyaset futbolla iç içe geçmiş durumda,bari belediyeler kendi şahsi çıkarları uğruna bu işlere bulaşmasalar. Özellikle futbol şehri olmayı başarmış ya da yeteri kadar takıma sahip illerde bunu yapmasalar. Belki birincli ligde takımı olmayan illerde (İzmir,Adana,Samsun ve Rize dışında) bunu yapmalarının futbolu sevdirme ve futbola bir katkısı olur ama şu mevcut uygulamalar ve görüntüler beni üzüyor. Şimdi bir hayal kurun ve düşünün bir mucize oldu ve Ankaraspor Beşiktaş'ı kupada eledi ve finale kaldı. Bunun sonucunda başarıyı bir adım ileri götürüp kupayı da aldılar. Sizce böyle bir başarı o saydığım futbol şehirlerinde mi çok büyük ve güzelce kutlanır ve yaşanır, yoksa Ankaraspor camiasında mı? Tabiki öle bir durumda bu söylediklerim Ankaraspor'un başarısını küçültmez ancak futbolda herşey başarı değildir. Tıpkı Aşık Veysel'in dediği gibi “Güzelliğin on par etmez bu bendeki aşk olmasa”.
http://www.youtube.com/watch?v=sFptnbY6M4Y
Dün gece maç sonundan beri, televizyon,gazete ve radyolardan bütün yayınları takip ediyorum elimden geldiğince.Kimisi yaşanan bu çirkin olaylardan çıkar sağlayıp , reyting avcılığını sürdürdü,kimisi gerçekten üzüldü ve durumu elinden geldiğince sağlıklı bir şekilde ortaya koydu. Kimi ise bir türlü üzerindeki formayı çıkartamadı,gerçekleri göremedi. Lugano'ya,Emre Belezoğlu'na ve Volkan'a kızan Galatasaraylılar Sabri'ye Arda'ya ve Emre Aşık'a kızamadılar. Aynı şekilde Fenerbahçelilerin de bir çoğu Galatasaraylılara kızarken kendi oyuncularına kızamadılar yada kızmadılar. Bir takımı sevmek ,o takımın yanlışlarını eksiklerini görmemek demekse ben sevemiyorum demekki. 25 yaşındayım,hayatta en cok zevk aldığım 3 şeyden birisi kesinlikle futbol izlemek. Futbol izlemenin yanında bir Galatasaray taraftarıyım. Şimdi ben Arda'nın Sabri'nin ve Emre Aşık'ın hata yaptığını düşünüyorum diye az mı Galatasaraylıyım. Ben bütün bu oyuncular dünyanın en kötü futbolcuları dahi olsa sırf üzerlerindeki forma için seviyorum onları gözüm kapalı. Onlara saygım,onlara sevgim üzerlerindeki formadan. O yüzden Arda'nın attığı çalımlar bana Messi'ninkilerden güzel geliyor. Ama aynı şekilde Arda'nın attığı yumruklar da beni okadar üzüyor. O beni oyunuyla en mutlu eden futbolculardan biri. Ben aynı zamanda hepimiz gibi milli takımı da çok seviyorum. O yüzden Semih benim için bu ülkenin aktif forvet oyuncuları içinde en beğendiğim 3 oyuncudan biri. Ayrıca milli takım ortak paydasının ötesinde Semih benim izlemekten keyif aldığım bu oyunu güzelleştiren bir adam. Onun arka direğe ,ön direğe yaptığı her akıl dolu koşu beni Eto'nun koşularından daha çok heycanlandiriyor. Barcelona-Real Madrid maçında yada bir Mancester United-Arsenal maçında güzel futbol görme olasılığım daha fazla iken beni en fazla bu hayatta Galatasaray-Fenerbahçe maçı heyecanlandırıyor. Bence herkes,Galatasaray taraftarı,Fenerbahçe taraftarı,yöneticiler,ve saha içindeki futbolcular oturup bir düşünsünler. Kendilerini seven,saygı duyan bukadar insana bunu yapmaya hakları yok. Hele ki onların yaptığı bu rezilliklere ,hala dünkü maçtan sonra Sabri'yi ve diğer suçluları savunabilen Galatasaraylıları ve Lugano ile diğer suçluları savunan Fenerbahçelileri anlayamıyorum,anlayamayacağım.Hele ki başkanımız Adnan Polat'ın "İki takımın önünü federasyon kesiyor" cümlesini anlamam mümkün değil. En basitinden bu fedarasyon Lincoln'u apar topar Brezilya'ya kaçırdı,ya da sezon başında Skibbe'yi takımın başına getirdi. Çok sevgili başkanım ben şahsım olarak seni Adnan Sezgin'i o yönetimin içinde tutmana ve zaman zaman yaptığın hatalara rağmen seviyorum. Çünkü senin ne kadar iyi bir Galatasaraylı olduğunu biliyorum. Ama ne olur sen de biraz Galatasaraylı gömleğini çıkar ve mantığınla davran. Bu yazı gereğinden fazla kişisel oldu. Ama ben futbolu seviyorum ve seven insan biraz hassas olur,kusuruma bakmayın.
Maradona


DOSTLUK VE DÜŞMANLIK