30 Mayıs 2009 Cumartesi

34. ve Son Hafta



Turkcell Süper Lig'in son haftası geldi çattı ve hala hiç bir şey belli değil. Bazı takımlar daha yakın ama bu sezonki dengesizliklerden sonra net şeyler söylemek çok zor. Hatta Fenerbahçe'nin Denizli'de şampiyonluğu kaybetmesinden dolayı da net bir şeyler söylemek çok zor. Dün iki amaçsız maç oynandı , Antep ile Eskişehir 1 1 berabere kaldı, Kocaelispor ise gider ayak Hacettepe'ye deplasmanda gol yağdırdı 4 0 ile kapattı sezonu. Kocaelispor ve Hacettepe'ye Bank Asya'da başarılar diliyorum. Yanlız bir şeye değinmeden geçemeyeceğim. Kocaeli gibi bir sanayi kentinin takıma sahip çıkmaması çok üzücü, öte yandan sezon başı takımı lejyoner birliğine çevirmeleri de çok düşündürücü. Gene de özellikle büyük takımlara karşı aldıkları ilginç skorlarla lige fazlasıyla renk kattılar. Gelelim son hafta da bizi bekleyenlere.


Denizlispor Beşiktaş

Şampiyonluk için ipleri elinde tutan tek takım Beşiktaş. Çıkıp kazanması halinde diğer maçlarla ilgilenmeden kutlamalara başlayacaklar. Beşiktaş'ta tek sorun Yusuf ve Tello'nun sakat olması. Gerçi Delgado'nun yavaş yavaş iyileştiği ve gerekirse bu maçta forma giyebileceği söyleniyor ama haftalardır görüyoruz Delgado'suz Beşiktaş'ın aldığı sonuçları. Mustafa Denizli gibi bir teknik adam böyle tarihi bir başarıya bu derece yaklaşmışken bırakmaz gibi geliyor bana. Konuşulacak taktiğin hiç bir önemi olmayan, bütün sezonun kaderini belirleyecek bir maç. Şampiyon olursa Beşiktaş herkesin kendine ait güzel bir kahramanlık hikayesi olacak ve kahramanları herkes sever, aksi halde ise neler olcağını düşünmek bile istemiyorum.
Galatasaray Sivasspor

Galatasaray için bu sezonun kırılma maçlarıydı Sivas ile oynadığı 3 maç. Çok kötü olmayan ilk yarının ardından Sivas ile başlayan periodda gelen sonuçlar , gösterilen kartlar ve takımın gerginliği ile , bu süreci idare edebilecek bir teknik adamın ya da yöneticinin olmayışı sezonu bu günlere getiren unsurlardan biri bence Galatasaray için. İki takımın da hedefleri var. Sivasspor'un kulağı Denizli'de olacak. Galatasaray ise son hafta tatsız bir süpriz yaşamadan Uefa Avrupa Ligi'ne kalmak istiyor. Fenerbahçe, Bursaspor ve Galatasaray arasında oluşacak bir 3'lü averaj durumunda Galatasaray sonuncu olduğu için hala bir risk var. Bu maçtan en azından 1 puan alması lazım. Öte yandan Sivasspor gerek o 3 maçlık seride gerekse daha sonradan yaptıkları açıklamalar ile antipatik olmayı ısrarla devam ettirdi. Her ne kadar bir futbol rüyası yaşatıyorlarsa da hepimize bu maçta Galatasaray'ın galibiyetini canı gönülden istiyorum.

Trabzonspor Fenerbahçe

Ersun Yanal'ın gidişiyle birlikte 4 maçlık bir seri yakalayan Trabzonspor, son haftada taraftarının önünde Fenerbahçe'yi mağlup edip sezonu olabilcek en iyi şekilde kapatmanın planlarını yapıyor. Beşiktaş ve Sivasspor'un maçlarının sonuçlarına göre çok az bir şampiyonluk ve bence kuvvetli bir Şampiyonlar Ligi şansları var. Fenerbahçe ise bu sezon hangi maçta ne yapacağı belli olmayan bir halde. Bakarsınız Guiza gene aşırtır ve sezon biterken herkesin ağzına bir parça bal çalar.


İstanbul BŞB Bursaspor

Öncelikle İBB'yi kutlamak lazım son haftalardaki yüksek performansıyla ligde kalmayı garantiledikleri için. Her ne kadar belediye takımlarından hiç hoşlanmasam da Abdullah Avcı ve ekibi lige asıldılar. Bu maç onlar için hiç bir anlam taşımıyor. Bursaspor ise son hafta hala Avrupa Ligi için sahaya çıkacak. Hem kendi maçlarını oynayacaklar hem de Galatasaray ile Fenerbahçe'nin kaybetmesini bekleyecekler. Ertuğrul Sağlam böyle bir başarıyı fazlasıyla hak ediyor bence. Ama bunun gerçekleşirse sevdalısı olduğum Galatasaray seneye Avrupa'da olamayacak. Gene de bizim yerimize Bursa giderse en azından hakettikleri için az üzüleceğim.

Gençlerbirliği Kayserispor

Gençlerbirliği iki averajla Konya'nın gerisinde olduğu için bir düşme ihtimali var hala kağıt üzerinde. Ama rakipleri Kayserispor o kadar umursamaz top oynuyor ki bu sezon, o yüzden en azından bir puan alıp ligde kalırlar gibi geliyor bana. Ama kardeş takımları Hacettepe ile birlikte düşerlerse hiç itirazım olmaz. İlhan Cavcav da paralarıyla Bank Asya'da mutlu olur.

Antalyaspor Ankaragücü

Antalyaspor iki sene önce olduğu gibi, iddiasız bir rakiple son maç oynuyor. Kazanmaları halinde ligde kalacaklar. Bu sene iki sene önceye göre çok daha iyi bir ekip. Özellikle ellerinde Ali Bilgin gibi takımını son haftada yarı yolda bırakacak bir futbolcu olmaması bu sene en büyük avantajları. Şifo Mehmet ile iyi bir performans gösterdiler. Umarım ligde kalırlar.

Konyaspor Ankaraspor

Şu an 16. sırada bulunan Konyaspor düşmeye en yakın takım. Kendi maçlarını kazansalar bile rakiplerini beklemek zorundalar. Allah yardımcıları olsun ama bence seneye Bank Aysa'da mücadele ederler.
Maradona

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Barcelona 2 Manchester United 0




Yukarıdaki dizilişle çıktı Barcelona sahaya. Sistem hep oynadıkları 4 3 3 , ama bu sistemin kilit adamlarından birisi olan Yaya Toure defansın göbeğinde, onun yerinde ise orta sahada genç Busquets oynadı. Maça aslında hızlı başlayan Manchester oldu. İlk 6 7 dakika içinde Ronaldo uzaktan şutlarıyla etkili olmaya çalıştı. İlk derli toplu ileri çıkışta ceza sahası içinde topla buluşan Eto'o önce Vidic'e çalımı bastı sonra da golünü attı. Golden sonra ise Barcelona çok sistemli bir şekilde alan daralttı. Alıştığımız oyun sisteminde klasik bekleri Alves ve Abidal sıklıkla bindirme yaparken ilk yarıda özellikle Silvinho atağa hiç çıkmadı. Hatta oyunun ilk 15 20 dakikası en basit pasları bile doğru veremedi ama daha sonra toparladı. Zaten Manchester taktiğini uzun toplarla çıkışa göre ayarlamıştı. Durum böyle olunca ilk yarıyı 1 0 önde geçirdi Barcelona. İkinci yarıda ise Barcelona gene ayağa top yapmayı tercih etti. Buna Ferguson'un saçma değişiklikleri de eklenince ,ikinci yarı neredeyse kalesinde pozisyon vermedi Barcelona. Barcelona o kadar güzel top çevirdi ki , Manchester United aciz kaldı resmen. Daha sonra sahneye Xavi çıktı, o kadar güzel bir orta yaptı ve Messi insan üstü bir çaba ile kafaya çıkıp golü attı ki ,gerçekten inanılmazdı. Bu arada hep kendi takımlarımıza kızıyoruz ama Ferdinand ve O'Shea o kadar hatalı yerlerde duruyorlardı ki gol pozisyonunda inanılır gibi değildi. Xavi %93 , İniesta%86, Toure%83 ve Messi %84 pas yüzdesi ile oynadı bugün. Özellikle orta sahadaki Xavi İniesta A.Ş. farkı maçın özeti olacak nitelikte. Guardiola ise ilk sezonunda 3. kupasına kavuştu. Nereden bakarsanız bakın, inanılmaz bir başarı bu. Laporta ona güvendi ve o bu güveni boşa çıkarmadı. Son olarak bana ilginç gelen bir şeyi söylemek istiyorum. Bundan 2 sene önceki finalde Xavi maç boyu yedek kulübesindeydi ve İniesta oyuna ikinci yarıda dahil olmuştu. Bugün ise bu iki oyuncu hem İspanyol milli takımının hem de Barcelona'nın vazgeçilmez oyuncuları. Ayrıca bir sezonda hem Deco'yu hem de Ronaldinho'yu sattı bu takım ve üzerine 3 kupa kazandı. Söylencek fazla bir şey yok, Messi ve arkadaşları futbola inanılmaz lezzet katıyorlar.





Manchester United ise sahaya bu dizilişle çıktı. Aslında kağıt üzerinde pek de sorun varmış gibi durmuyor. Zaten Rooney'i bu sezon genelde kanatlarda gördük, Park geçen seneye göre forvet hattına daha yakın oynuyor, Anderson daha fazla zaman alıyor. Ama işler planlandığı gibi gitmedi. Ronaldo bir takım oyuncusundan çok, bir sokak futbolcusu gibi oynadı. Hele ilk yarıda bir pozisyon var ki , sol tarafta bomboş Rooney'e topu atmaktansa inatla şut çekti. O dakika Manchester maçı kaybedeceğinin ilk sinyalini de verdi. Şımarık bir çocuğun üzerine kurulan bir taktik ,sonu hazırladı. Maçtan önce de yazmıştım yazımda Manchester'ı destekliyorum diye. Bu gece Rooney'nin yerinde olsam hiç de hoş şeyler söylemem Ronalda'ya. Sir Alex Ferguson'u eleştirmek belki haddim değil ama , bir iki şey söylemeden geçemeyeceğim. İlk yarıdaki olumsuzlukların üzerine Anderson'u çıkardıp Tevez'i oyuna alınca içimde bir ümit oldu klasik 4 4 2, kanatlarda Gigs ve Ronaldo , göbekte Park ve Carrik gibi bir düzene geçecek diye ama inat etti kurt hoca. Hatta ikinci değişiklik olarak da oyuna Berbatov'u alarak, bir anda Sivasspor'un geriye düştüğü maçlardaki taktiği ile dizildi sahaya. Bir türlü ortasaha üstünlüğünü eline geçirip olgun ataklar gerçekleştiremedi Manchester. Sonuç olarak ilk kez de bir finali kaybetti Şampiyonlar Ligi'nde. Onlarda da fazla pas yapan oyuncular vardı. Takımın en iyi iki pas yüzdesine sahip oyuncular Rio Ferdinand %89, Gigs % 82ve O'Shea % 82. Bu istatislikler bile durumun vahametin ortaya koymaya yetiyor da artıyor bile. Ayrıca bu takımın saha içindeki gerçek yıldızı bence Rooney olmalı. Ronaldo tamam yetenekli ama takım oyuncusu değil. Ferguson'a akıl vermek haddime değil ama , satsın Ronaldo'yu alsın Ribery'i. Rooney'i koysun ileri, rahat rahat seyretsin maçları.

Messi-Ronaldo

Bu maç biraz da ikisinin maçı olarak lanse ediliyordu. Herkes hangisinin daha büyük olduğu, daha yetenekli olduğu hakkında tartışıyordu. Sanırım bu maç bu tartışmaya noktayı koydu. Messi hem daha yetenekli hem de tam bir takım oyuncusu. Ronaldo ise bugün adeta şımarık bir çoçuk gibiydi.

Maradona

Barcelona-Manchester United Kadrolar

Uefa ilk 11leri sitesine koydu, biz de size iletiyoruz.

Barcelona: Valdes,Pique,Puyol,Xavi,İniesta,Eto,Messi,Herny,Silvinho,Toure,Busquet

Yedekler: Pinto(kaleci), Caceres,Bojan,Gudjohnsen,Keita, Marc Muniesa,Pedro Rodrigez

Mancester United: Van der Sar, Evra,Ferdinand,Ronaldo,Gigs,Rooney,Anderson,Park,Vidic, Carrick, O'Shea

Yedekler: Berbatov, Tevez,Nani, Evans, Rafael,Scholes, Kuszczak(kaleci)

Barcelona-Manchester United



Yılın maçı geldi çattı. Yılın en iyi futbol oynayan iki takımı karşılaşacak ve bakalım neler olacak? Güzel futbol bu gecenin bize vaadlerinin başında geliyor. Manchester United'da cezalı olan Flechter yokken işler Barcelona için o kadar da iyi değil. Özellikle defans bloğunda sıkıntı var. Abidal ve Alves cezalı, Marquez ise sakat ve bu eksikler Guardiola'nın başını ağırtacağa benziyor. Ayrıca İniesta ve Henry'nin de durumu tam net değil, ama Guardiola basın toplantısında hazır olmaları halinde bu iki isme de formayı vereceğini söyledi. Bu arada Rio Ferdinand'ın iyileşmesi Manchester için iyi haber. Maça biraz daha geçmişi karıştırıp bakınca göze çarpan bence en ilginç durum Manchester United'ın Şampiyonlar Ligi'nde hiç final kaybetmemiş olması. Barcelona ise daha önce oynadığı 5 finalin sadece 2 tanesini kazanabilmiş. Manchester United 2007 sezonundan beri Şampiyonlar Ligi'nde maç kaybetmiyor. Ayrıca diğer ilginç olan bir nokta da Sir Alex Ferguson Aberdeen F.C. ile ilk avrupa kupası maçına çıktığında Guardiola 7 yaşındaydı. Bu da iki teknik adam arasındaki farkı en net şekilde gösteriyor. Barcelona'nın Chelsea maçları hatırlandığında Hiddink'in taktiğine karşı Guardiola'nın bir çözüm geliştirememiş olması düşündürücü. Alex Ferguson ise elindeki kadroyu çok iyi kullanıyor, ve takıma hem defans hem de atak futbolunu en iyi oynayan isim. Öte yandan bu senenin final klişesi Messi-Ronaldo ikilisidir. Bense bu maçın tam olarak takımların maçı olacağını düşünüyorum. Tamam iki oyuncu da takımları için çok şey demek ama özellikle Barcelona'nın eksiklerine baktığımızda onların takımca çok iyi müdafa yapması gerekiyor. Ayrıca Şampiyon Kulüpler Kupası , Şampiyonlar Ligi'ne değiştiğinden beri bu kupayı iki kez üst üste kazanan takım olmadı. Manchester ve Alex Ferguson böyle bir ilke de imza atabilirler. Çevremdeki herkes neden ise Barcelona'nın kazanmasını istiyor. Marquinhos bile Barcelona diyor ama ben Avrupa maçı olmasının da verdiği rahatlıkla tarafımı seçiyor ve Kırmızı Şeytanları gönülden destekliyorum.




Maradona

Ege'de Neler Oluyor (3)

Ege'den son kez bildirmenin verdiği üzüntü ile öğrenebildiğim son haberleri sizlere aktaracağım.

Geçtiğimiz günlerde buradan Aydın'ın amatör kümeye düştüğünü yazmıştım ve hemen ardından bugün bu maç ile ilgili bir şike iddiası patladı. 50.000 liraya şike yapıldı diye yazmış Yeni Asır. Buna hemen bir cevap vermiş Aydınlı futbolculara para teklif ettiği söylenen Oktay Çabuk: "Ben kimseyle böyle bir teklifte bulunmadım.Herhalde bu maçların değeri de 50 bin değil daha fazla olur.Bu işleri menajerimiz Ufuk Gezeroğlu ,çok daha iyi bilir.

Peki bu haber nasıl patlamış? Aydınspor'un takım kaptanı maç öncesinde Menemenspor'un yardımcı antrenörünün gelip Aydınlılara şike teklif ettiğini söylemiş. Bu iddiayı doğrulayan birkaç yöneticinin de isimleri verilmiş.Aydın'ın kalecisinin maçı sattığını savunanlar da var. Öyle bir golün yenmemesi gerektiğini söylüyor Osman Kodalak(Aydın'da ikinci kaptan) Kaleci ise eğer maçı satsaydım hala bu takımda olmazdım demiş.

En komik haberse bu konuyla ilgili şu bence: Teknik direktör Çabuk :" Gerekli mercilere başvurduk ve bu konuyla ilgili dava açtık. 50 000 liralık tazminat istedik ve davayı kazanırsam o parayı gidip Menemenspor'a bağışlayacağım." demiş.

Aydınspor'un amatör kümeye düşmesi hem sportif açıdan hem diğer açılardan daha çok kafa yoracak gibi Ege'de. Menemenli yöneticiler de tabii ki bir özür bekliyor bu konu ile ilgili.

Ege'de de bazı komik tranfer haberleri yok değil. E olacak o kadar deyip Ege'deki son saatlerime giriyorum. Sevgiler.

Marquinhos

Transferler "Öğrenildi"

İki gündür çeşitli gazetelerden çeşitli transfer haberleri okuyorum. Haber Türk gazetesi bu sene bomba haberler verme peşinde. Bu haberler pek de savundukları kalite düzeyinde haberler değil bence. Bugün bir Fotomaç'ın ,Fanatik'in verebileceği haberleri okuyabilirsiniz bu gazetede. Sırf bu gazete değil tabi bunu yapan. Yaz döneminin klasikleşen sütun doldurma çabası neredeyse her gazetede yer alıyor.

Bu haberlerin en komiği Tuncay'dan geliyor.Tuncay dün Fenerbahçe ile anlaşmıştı bir gazetede. Daha sonra başka bir gazetede Galatasaray'ın da Tuncay için devrede olduğunu okudum. Bugün de Beşiktaş'ın Tuncay'ı almak istediğini okudum. Tuncay'ın işi çok zor vallahi.

Tabii yine en uçuk kadroyu Fener kuruyor bu sene de. Bugüne kadar okuduğum transferlere göre bir kadro kurarsam bu kadro şöyle olacak: Kalede Volkan(iyi ihtimalle), geride Bilica Lugano(Edu) Carlos Gökhan Gönül , Orta sahada Appiah ,Aurellio, Tuncay Ronaldinho ve ileride Eto'o ve Guiza. Yedeklerde ise Mehmet Topuz , Emre, Selçuk , Deniz vs... Şu kurdukları kadro ile Fener 10 seneye damga vurur herhalde. Bu nasıl bir uçmaktır anlayamıyorum. Masal anlatır gibi transfer haberi yapıyorlar. Bir de haberler şu şekilde oluyor: "Fener'in Tuncay'la her konuda anlaştığı öğrenildi", "Ronaldinho'nun Carlos'la konuştuğu ve tesisler hakkında bilgi aldığı öğrenildi". Kimden öğrenildi, nasıl öğrenildi, nerede öğrenildi yahu? Biri de çıkıp acar muhabirimiz Bilmemne Bilmemne , Bilmemne ile yaptığı röportajda bunu öğrendi demiyor. Gazetecilik buysa biz de Korner Olması Lazım ekibi olarak bir spor eki çıkartmaya talibiz. Hele bir de bundan para kazanacaksak hemen işe başlayabiliriz.

Marquinhos

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Wolfsburg - Bursaspor

Hafta sonu Bundes Liga'nın şampiyonu malumunuz Wolfsburg oldu. Peki diyeceksiniz ne alakası var bizim Bursaspor ile .Eh hafta sonları sinir stres içinde geçiyor. Maçları izliyoruz ,geriliyoruz yoruluyoruz, biraz da bu işin keyfini çıkarmak lazım bence. O yüzden biraz fantazi yapıp, iki takım arasındaki benzerlikleri ortaya koymak istiyorum işin içine biraz da mizah katarak. İlk göze batan benzerlik, yeşil beyaz. Renktaş takımlar bunlar. Diğer bir benzerlik , ikisi de şehir takımı, hem de sanayi şehirlerinin takımı. Wolfsburg'un büyük sponsoru Volkswagen. Bursaspor bu kadar büyük bir sanayi kentinde henüz istediği kadar büyük bir destek bulamıyor sanırım malesef. Çünkü Bursa şöyle bir silkinse , 3 büyükler kadar olmasa da iyi bir bütçeye sahip olabilir. Wolfsburg'un Wölfe'leri (kurtları var) ,Bursapor'un ise timsahları. Hatta buradan Bursapor'a bir öneride bulunmak istiyorum, forma sponsoru olarak Lacoste ie anlaşırlarsa çok ilginç olur bence. Neyse efendim şaka bir yana , Bursaspor bu sene ligde güzel işler yaptı. Bu hafta kazanabilselerdi çok daha iyi olurdu bence. Ama zor da olsa bir şansları daha var. Eğer bu hafta hem Fenerbahçe, hem de Galatasaray kaybeder ve Bursaspor ise kazanırsa 3 lü averajdan dolayı Uefa Avrupa Ligi'ne kalabilecekler. Yani bu işler Türkiye'de malesef çok planlı, programlı yapılmıyor sanırım, ama bir heyet kursa Bursaspor, 3 4 kişi ,gitseler buradan Almanya'ya Wolfsburglularla tanışsalar, onların hem mali, hemde idari yönetim şeklini inceleyip geri gelseler... Tamam gene çok hayal kurdum, ama Anadolu takımlarının bir şeyler yapmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Neyse efendim görüşürüz.

Maradona

Ege'de Neler Oluyor (2)


Ege'den bildirmeye devam ediyorum bugün de. Dünkü haberlerin devamını yine buradan aktarıyorum sizlere.


Göztepe dün şampiyon oldu. 3. lig yükselme grubunda şampiyon olan Göztepe kupayı kaldırdı. Artık ikinci ligdeler ve umarım hemen de Bank Asya'ya çıkarlar. Kendilerini tebrik ediyorum. İzmir'in sokakları dün sarı kırmızıya boyanmıştı. "Herken marşlar söyleyerek maça girdi ve öyle çıktı. Takımları Amatör lige düştüğünde bile ant olsun döneceğiz diyen taraftar dün de isyan marşları söylerek yürüdü İzmir'de" diyor Sinan Genç Yeni Asır'da ve fotoğraflar da bunu gösteriyor bizlere. Bu şehir çok büyük başarıları hak ediyor. Umarım Süper Lig'e bir an önce çıkarlar.


Dünkü haberimizde Menemen ve Aydın'ın amatör kümeye düşmeme mücadelesi verdiğini söylemiştim. Bugün Aydın'ın Amatör kümeye düştüğünü üzülerek söylüyorum.Maç sonunda Menemenlilerin Aydınlıları teselli etmesi hoş bir görüntü olsa da Amatör kümeye düşmek hiç hoş olmasa gerek.Erzincanspor da Amatör Küme'ye düşenlerden bu ligde. İki şehir takımı daha bu lige girdiler.


Denizli'den ise güzel bir haber geldi ve onlar ligde kalmayı garantilediler. Fener Konya'yı yenince Konya ateşe düştü ve Denizli de lige tutundu. Ankaragücü rakibini 3 0 yendi ama yine de ligde kalan Denizli oldu. Ankara da Denizli de ligde kalarak rahatladılar. Bakalım bu maçın sonucu önümüzdeki haftaya nasıl etki edecek?


Marquinhos