
HACETTEPE: Ercüment, Orhan, Tolga, Kulisic, Murat Kalkan, Zoko, Adnan, Kadir, Serkan Atak (Dk. 75 Selçuk), Ümit Tütünci (Dk. 73 İbrahim), Patiyo(Dk. 88 Olgay)
GALATASARAY: Sanctis, Sabri (Dk. 76 Ümit Karan), Emre Aşık (Dk. 67 Hasan Şaş), Semih, Hakan, Barış, M. Topal, Kewell, Lincoln, Yaser (Dk. 57 Volkan Yaman), Baros
Haftanın ilk maçında ligin iki iddasız takımı karşı karşıya geldi. Birisi düşmeyi garantilemiş , bir diğeri ise çok büyük süprizler olmadıkça Uefa'yı garantilemiş bir takım. Galatasaray yaşanılan sakatlıklardan sonra, haftalardır alıştığımız ilk 11 ile sahaya çıkmıştı. Bu hafta farklı olarak 11. adam olarak Yaser sahadaydı. Tek hayal kırıklığımı bu 11de yaşadım. Açıkcası ben Sabri'nin 11'e girmesini beklemiyordum ya da şöyle demek daha doğru olacak istemiyordum. Galatasaray için bu maçta alınacak olan 3 puandan daha önemli bir şey varsa o da yıllardır sahip olduğu değerler ve o formanın kutsallığı olmalıydı bence. Formayı " Emre'nin gırtlağını sıkmaktan başka ne yaptım" açıklamasını yapan bir şaşırmış insanın giymesi bir Galatasaray taraftarı olarak beni çok üzdü. Umarım bu yanlış geçici olarak yapılan bir yanlıştır ve en geç sezon sonu Sabri bu kulüpten gidecek yada göderilecektir. Hacettepe'de ise bir sonraki senenin hazırlıkları şimdiden başlamış olacak ki maça sırf biraz tecrübe kazansın diye 3. kalecileri Ercüment ile başladılar. İsterseniz yavaştan yaşanan 90 dakikaya geçelim.
İlk Yarı
Maçın ilk yarısında gol olmamasının en büyük sebebi iki takımın da özellikle 30 ila 45 arasında gol kaçırma yarışına girmiş olmasıydı. Milan Baros ve Yaser ikilisi özellikle Baros ilk yarıda 3 net pozisyondan faydalanamadı. Bu arada maçın 39. dakikasında De Sanctis topu elinden kaçırarak allahtan kiralık geldi dedirtti bu sezon belki de 20. kere. Maçın ilk 10 dakikasında iki takım da biraz durgundu. Hacettepede Kadir, Orhan, Kaleci Ercüment ve Ümit göze batan isimler arasında. Galatasaray'da ise ilginç bir şekilde Lincoln diğer maçlara göre daha etkili. Sanırım bu maçın onun için ayrı bir önemi var. (çıldırmadım sadece özellikle sezonun ikinci yarısında ve Bülent Hoca devriyle birlikte hiç oynamadı). Kewell ise özellikle ilk 20 dakika çok durgundu, ama sonrasında açılarak iki üç güzel pas attı.
İkinci Yarı
İki takım da maça aynı 11lerle başladı. Maç ilk yarıda kaldığı gibi başladı. İki takım da topu rahatlıkla ileri çıkartabiliyor ve rahatlıkla oyun kurabiliyordu. Dizilişler ve oyun mantıkları oyun bozmaktan ziyade futbol oynamak yönündeydi. Maçın 56. dakikasında Bülent Hoca Yaser'i oyundan alıp Volkan'ı oyuna aldı. Bu değişiklikle birlikte Volkan sol bek,sol bek Hakan Balta ortasahaya, yorgun Kewell ise forvete yakın oynamaya başladı. Sol beke geçen Volkan Yaman ayağının tozuyla Patiyo'yu kaçırınca Zoko'nun ortasında golu buldu Patiyo 56.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder